• Bist 100
    101089
  • Dolar
    5,6881
  • Euro
    6,3851
  • Altın
    259,7260
İstanbul
20 / 30
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Önce CHP Sonra Türkiye!

Peşinen demeliyim ki bu söz asla bendenize ait bir söz değildir, lakin bendenizin nesli de dahil önceki neslin çok iyi bildiği bir sözdür! 

Aslında bilinen şekli tam bu kelimelerle olmasa da alt metni tam tamına budur! 
Sözün aslı, “Önce Mülkiye sonra Türkiye”! 
Koyu takım elbisesinin yakasında Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi rozeti, sokakta, hele hele çarşıda pazarda, camide asla rastlayamayacağınız, olsa olsa milli bayramlarda Ankara Devlet Konuk Evinde frakla arz-ı endam edenlerin sözüdür bu söz! 
Bunlar herkesin oturduğu yerde oturmazlar, herkes de onların oturdukları yerlerde oturamaz! 
Az kalsın unutuyordum, pek bol bir şekilde Ankara Devlet Tiyatrosu, opera, bale temsillerinde de görmek mümkündür bu zatı muhteremleri! Onun içindir ki, doksan yıldır Devlet Tiyatrolarına, opera ve bale temsillerine herkes girememiştir, girmek bir tarafa önünden bile geçememişlerdir! 
Ola ki bir tesadüfle karşılaşırsanız, yüzlerini buruşturup yüzünüze bakmadan dinlerler sizi! 
Kim mi bunlar? 
Bunlar eski Türkiye’nin CHP okulu, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültelileri! Dolayısıyla da eski Türkiye’nin kaymakam, vali ve hariciciyeleri! 
Milletle asla muhatap olmazlar, millet için neyin gerektiğini onlar bilir, millet neye ihtiyacı olduğunu asla bilemeyecek kadar zavallıydı bunların gözünde! 
Şimdilerde, “Beyaz Türkler” diye bir tarif var ya, sakın ha sakın onlarla karıştırmayın bunları! Zamanenin beyaz Türkleri hiç olmazsa ara sıra da olsa Nişantaşı, Çankaya gibi semtlerde görmesi rastlaması mümkün! Bunlar için tabiri caizse, “ Platin Türkler “ dersek, yanlış olmaz! 
Kısacası eski Türkiye’nin devlet kafası, devlet adamı ve devlet yüzünün adıydı, “Önce Mülkiye sonra Türkiye” sözü! Dolayısıyla da o dönemin muktediri CHP’nin de misyonu oldu! 
Arada sırada halk, merhum Erol Güngör gibilerine camide cumada gördüklerinde dört elle sarılmışlar ve özellikle onu “Namaz kılan rektör”  ilan etmişler, kurucusu olduğu Selçuk Üniversitesi’nin bulunduğu Konya’da günümüzde bile hayırla yad etmektedirler! 
Merhum Turgut Özal’ın bu kadar çok sevilmesinin sebebi, icraatlarının da ötesinde millet ile beraber saf tutup cemaat ile camide secdeye varması değil midir? 
Bundan tam 45 yıl önce bugün 6 Nisan 1973’te Türkiye Cumhuriyeti Devleti, cumhurbaşkanını seçti! Bu seçilen cumhurbaşkanının adını bir çırpıda cumhurdan kaç kişi hatırlayabilecek acaba, ancak “Google”a bakınca adının Fahri Korutürk olduğu görülebilir! 
Bu devlet kafasının temelleri, merhum Turgut Özal ile sarsıldı ve bu devlet kafası şimdilerde can çekişmektedir! Can çekişmektedir ve her bir tarafından suni teneffüsle yaşatılmaya çalışılmaktadır, zira 24 Haziran’da yapılacak olan seçimlerde CHP’nin gösterdiği aday, “Önce Mülkiye sonra Türkiye” kafasının “Önce CHP sonra Türkiye” şekline dönüşmüş halidir. CHP, kendi başına layık görmediği bir kişiyi cumhurun başına aday göstermiştir! 
Bu, “beni idare edemez ama seni idare eder” diyerek, cumhuru küçümsemektir! 
Bu, milleti kullanarak hem kendi içinde hem de yola çıktığı müttefiklerine komplo kurarak, suni teneffüs ile yaşatılmaya çalışılan CHP’nin bir nebze de olsa ömrünü uzatma gayretinden başka bir şey değildir! Hem de bu zamana kadar, “sen bilmezsin” diyerek aşağıladığı bu milletin, Cumasını istismar etme pahasına! 
“Önce Mülkiye sonra Türkiye” kafası şimdilerde “Önce CHP sonra Türkiye” şekline evrilse de yaşaması mümkün değildir! 
Bakınız bundan tam 418 yıl önce bugün ebediyete göçmüş Baki ne demiş, “Dil derdini gamunla dil- efkar olan bilür. Bimar halini yine bimar olan bilür.”! (Gönül derdini gamınla gönlü kırık olan bilir. Hasta halini yine hasta olan bilir.) 
CHP kendi ömrünü uzatma telaşıyla ne kadar çırpınırsa çırpınsın millet elbette halinden anlayanı çok ama çok iyi biliyor! 
Hülasa, merhum Baki’nin dediği gibi, “ Hüb olan elbette kendin gösterür”, yani güzel olan elbette kendini gösterir! 
Vesselam…

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları