• Bist 100
    101849
  • Dolar
    5,6592
  • Euro
    6,3832
  • Altın
    258,2850
İstanbul
19 / 28
0530 708 54 54
0530 708 54 54
16 Haziran 2019 Pazar 20:32:56 | Son Güncelleme: 17 Haziran 2019 Pazartesi 03:09:48

Binali Yıldırım - Ekrem İmamoğlu tartışma programında soruları yanıtladı

Cumhur İttifakı'nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım ile Millet İttifakı'nın adayı Ekrem İmamoğlu, İsmail Küçükkaya moderatörlüğündeki tartışma programında İstanbul'u ve projelerini konuştu

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ile CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu’nun tüm kanallara açık ortak canlı yayını bu akşam gerçekleştirildi.

Moderatörlüğünü İsmail Küçükkaya'nın yaptığı ortak yayında, moderatör her bir adaya eşit soru ve eşit süre ilkesine göre sorular soruldu. Canlı yayın, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’ndan, AK Parti ve CHP tarafından görevlendirilmiş ortak bir ekip tarafından gerçekleştirildi.

İSTANBUL ADAYLARININ KARŞI KARŞIYA GELDİĞİ PROGRAMDAN NOTLAR...

Binali Yıldırım: Tüm babaların babalar günü kutlu olsun. Benim kutlayacak bir babam olmadığı için tüm babaların babalar gününü kutluyorum.

Ekrem İmamoğlu: Emek gösteren herkese teşekkür ediyorum. Sayın Yıldırım'a da çok teşekkür ediyorum. Burası bir tartışma ortamı, ben de Binali Yıldırım'ın babalar gününü kutluyorum. Hem torunlarıyla hem evlatlarıyla güzel günleri olsun.

HEDİYELEŞTİLER

Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu, babalar günü vesilesi ile birbirlerine ve programın moderatörü İsmail Küçükkaya'ya babalar günü hediyesi takdim etti.

KÜÇÜKKAYA KURALLARI AÇIKLADI...

Küçükkaya: Yaklaşık program 2 saat sürecek 10 dakikalık ara vereceğiz, her soru için 3'er dakika vereceğiz. Her birinizin konuşma süresi tamamlandıktan sonra diğerine söz hakkı vereceğim için karşılıklı tartışma yerine herkesin kendisini ifade etmesine olanak tanıyacağım.

31 Mart'ta oyumu kullandım, hata yapmadım kusurum yok. Ama seçimlerin iptali ile karşı karşıya kaldım ama yine 23'ünde bu seçiminde oyumu kullanacağım. Ama neden yeniden seçim yapıyoruz?

Binali Yıldırım:
Bir takım işler oldu, şaibe karıştı ve nitekim YSK da durumu değerlendirerek seçimin sahibi olması sıfatıyla yenilenmesine karar verdi. Bizim tercihimiz seçimin yenilenmemesiydi. Bunun için çok çabaladık ancak CHP bize yardımcı olmadı. Keşke oyların tamamı sayılabilseydi kimsenin kafasında bir tereddüt şüphe kalmayacaktı ve bu şekilde de bir daha İstanbulluları 23 Haziran için yormayacaktık planlarını yapacaklarını hedeflerini değiştirmek zorunda kalmayacaktı.

Bu seçimde oylar çalındı, sayıldı sayılmaya başlandı. Yüzde 10'u sayıldı 23 binlerden fark 10 bin küsürlere düştü. Biz oyların tamamının sayılmasını istedik ama olmadı.

KİM ÇALDI?

Siz yolda gidiyorsunuz birisi cüzdanınızı çekti. Polise gider cüzdanım çalındı dersiniz. Benim cüzdanım yer değiştirdi demezsiniz. Oyların yer değiştirmesi de çalınmasıyla aynı anlamı taşır. Benim oyum CHP adayına veya başka bir adaya yazılıyorsa bu çalınmadır başka anlamı yoktur. Nitekim bu ortaya çıktı YSK da bu delilleri dikkate alarak seçimin yenilenmesine karar verdi.

İmamoğlu: 31 Mart gecesinde yaklaşık 1 saat olmadı seçim kapanalı TV kanallarının bir kısmı bir açıklama ile yasakları aşarak bir süreç başlattı. Sayın Yıldırım ne olduysa ben seçimi kazandım diye açıklama yaptı. Tam da o esnada AA yayını kesti. 02.20'de AK Partili isim açıklama yaptı ve fark dedi ki 3 bin 870 oyla seçimi kazandık dedi. 2 saat öncesinde biz 30 bin 86 sandığa göre sonuç değişmeyeceği için dedik ki seçimi biz kazandık.

Bütün oylar pırıl pırıl ama büyükşehir oyları iptal ediliyor. İstanbul seçimleri tertemizdir ve anamızın ak sütü gibi helaldir. Bu çaldılar lafı olmaz iftira var. Sandık görevlilerine mi söylüyorsunuz sandık kurulu başkanlarına mı söylüyorsunuz kime söylüyorsunuz? YSK'nın raporunda çaldılar diye bir şey yok.

ZARF AYNI OLSA DA OYLAR AYRI SAYILIYOR AYRI TUTUNAKLARA İŞLENİYOR

Yıldırım: Olayları çarpıtmadının anlamı yok. Siz mazbatayı alırken nihai fark 13 bin 729 başlangıçta ne kadardı 29 bin küsür. Kaldı ki Ekrem bey ilk açıklamasını akşam 9'da yaptı. Biz yüzde 54'üz 9 puan öndeyiz diye açıklama yaptı. Benim ilk açıklamam 11.25'tir. Elimizdeki verilere göre kazandık dedik sayı da vermedik. AA niye yayını kesti o benim işim değil. Biçzim orada müşahitlerimiz var. Mazbatalar işleniyor ve ona göre genel merkezimizden teyit de ediyoruz. 4 Pusula meselesi tamamen bir aldatmacadır. 4 ayrı pusula var ama itiraz edilen Büyükşehir Belediye Başkanlığı oyu. İlçeler için var mı var, Maltepe, Sancaktepe... Yani CHP niye Sancaktepe'ye itiraz edip tamamını saydırdı? Yani itiraz olan oy pusulası sayılır. 4 pusulanın biri neden sayılıyor gibi işi çarpıtmanın bir anlamı yok. Sayımlar ayrı ayrı yapılıyor. Zarf bir oylar ayrı sayılıyor tutanaklara da ayrı geçiliyor.

31 MART'TA SEÇİM BİTTİ YSK KARAR VERDİ BİZ YENİDEN SEÇİME GİDİYORUZ. BU SEÇİMİ ANLATABİLİR MİSİNİZ? BU SEÇİMİN MANASI NEDİR? İKİ KAMPANYA YAPMIŞ OLDUNUZ SİZİN KAMPANYANIZDA DA BİR TAKIM DEĞİŞİKLİKLER VAR? BUNU DEĞERLENDİREBİLİR MİSİNİZ?

Binali Yıldırım:
31 Mart'a takılmayalım. Bir kere Ekrem bey şunu söyledi biz yeniden sayılmasına itiraz etmedik dedi. Bu kocaman bir yalan. Elimizde İl Seçim Kurulu'nun CHP'nin müracaatı var ve 5 dakika içinde alınan ret kararı var. Biz YSK'ya da bunu götürdük. Orası da il bizden daha iyi bilir dedi ve ret kararına uydu. Başlayan sayımlar varsa onlar devam etsin dedi. Yoksa tamamının sayılmasını kabul etmedi CHP.

Şimdi 23 Haziran'a gidiyoruz. 1 hafta süremiz var. Söylemlerimde hiçbir değişiklik yok. Baştan beri ben İstanbul'u konuşuyorum İstanbul'u anlatıyorum. 31 Mart öncesi kampanyamı da izlediyseniz. Şunu unutmayalım biz bir ittifakla seçime giriyoruz. İki ittifakta da partiler var.

Ekrem İmamoğlu: Saat 21 gibi açıklama yapıtğım doğrudur. 30 bin 86 sandığa göre sonucun değişme  durumu yoktur. Bu veriler üzerinden söyledik her şeyi. 1 Nisan'daki veri burada birleştirme tutanağı burada. 24 bin 57. İşinize gelidği gibi rakamlarla oynamayın. İtiraz etmedik demedim, bu CHP'nin işi değil. Sayımı yapan kişilerin hukuka aykırı olduğunu söylüyor. YSK'nın kararlarında öyle bir ibare yok. 2019'da yapılan bu yeni seçim yenilenen seçim bir demokrasi süreci mücadelesidir. Geçmişte beka sorunu var diyenler bu süreçte hiç beka sorunu yok.

Biz tutanaklarımızı sağlam tutmasaydık on binlerce insan bu mücadeleyi vermeseydi o gece bu iş biterdi. Biz mücadelemizi verdik. O işte görev yapanın hakkı vardır. Maddi hatalar olur düzeltilir ardından karar verilirse geçersiz oylar sayılır. Ama yeniden oyların sayılması durumu söz konusu değil. YSK'nın böyle bir refleksi yok. O bakımdan bu süreç bir kurgudur. AA genel müdürüyle görüşmedim demesine inanmıyorum. AA yanlış yapmıştır insanları yanıltmıştır demek o akşam adına verilmesi gereken cevaptır. Gönül belediyeciliği kazandı afişleri asıldı İstanbul'a asıldı. Biz milleti kucaklayan milletle düşünen insanlarla kucaklaşan 23 Haziran'da herkesin oyuna talibiz.

BEN EKREM İMAMOĞLU'NA OY VERDİM DİYELİM 23 HAZİRAN'DA TEKRAR OY KULLANACAĞIM. NEDEN BİNALİ YILDIRIM'A OY VEREYİM?

Binali Yıldırım:
Kibirli olmak, bunlar kime adresliyor. Bu seçime beraber girdik. Biz açıkça bu seçim sonrası yaşanan olayları bir hukuk mücadelesi vererek hakkımızı aradık ve neticede bu seçim tekrarlanıyor. Bu ilk defa olan birşey değil. Bu başka yerlerde de oldu. Biz çok istemedik tekrar olmasını. Bu CHP'nin tamamının sayılmasına direnmeseydi bu seçim tekrarlanmayacaktı. Altını çiziyorum. Yeniden sayılan oylarda ikimizde kazanıyoruz evet ama ben 10 kat kazanırken o 1 kazanıyor. Biz elimizdeki bilgileri işleyerek seçimi takip ettik. Hep de böyle yaparız. Bu kez de böyle yaptık. Onun sebebi araştırılır bulunur. Ama ben bakanlarla görüşmem sanki bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bakanlarla her zaman görüşürüm. Bizim bakanımız başka bakanlar da geldi bunlarla görüşmekle ne ima edilmeye çalışılıyor? Bakanlar seçim sonucunu mu değiştirecek böyle şey olur mu?

AK PARTİ 25 YILDIR İSTANBUL'UN BELEDİYESİNİ YÖNETİYOR VE PARTİNİZ DE 17 YILDIR İKTİDARDA. BUNLAR NEDEN ŞİMDİYE KADAR YAPILMADI?

Binali Yıldırım: İstanbul'a yaptığımız hizmetleri saatlerce anlatabilirim. Biz 25 yıldır İstanbul'a çok hizmet yaptık. AK Parti İstanbul'a çok şey kazandırdı. 1994'te 14 litre su veriliyordu şimdi 101 litre su veriliyor kişi başına. 180 km'den İstanbul'a su getirildi. 23,9 km metro vardı şimdi 376 km yapımı devam edenlerle birlikte. Su indirimi AK Parti grubunun önergesiyle kabul edildi. Ekrem beyin önerdiği değil bizim teklifimiz kabul gördü ve Meclis'te ona göre kabul edildi.

18 GÜNÜ ANLATIR MISINIZ NE YAPTINIZ VE NE OLDU?

Ekrem İmamoğlu:
Ben yalan konuşmam, kimseye de ithamda bulunmam. 23 Haziran sürecine dair verdiği sayılar tamamen benim belge üzerindendir. Binlerce deyip bir algı yaratılıyor. 6 ilçede yapılan kiminin de sandık bölgeleri belli oluşan fark nedir biliyor musunuz 600 bin seçmeni kapsıyor oluşan fark 600 küsür. Bizim birçok projemiz kopyalanıyor. Biz açıkladığımızda parayı nereden bulacaksınız dediler. Su indirimi doğrudur kendileri de açıklamış olabilir ama biz gündeme getirdik. Şunu söyleyeyim tabii ki yapacaksınız. 94'te seçildiniz Sayın Cumhurbaşkanı o zaman belediye başkanı oldu. Ama bu bizim 18 günde yaptıklarımızı kendinize mal etmenizin anlamı yok. Ulaşım indirimi bizim getirdiğimiz şeyler. Biz taahhüt ettik yerine getirdik.

EKREM İMAMOĞLU'NDAN BİNALİ YILDIRIM'A SORU: TEKRAR SORUYORUM, AA'NIN YAPTIKLARI SİZİN İÇİN NE İFADE EDİYOR, BAKANLARLA YAPTIĞINIZ GÖRÜŞMELERİ NORMAL KARŞILARKEN AA İLE HİÇ GÖRÜŞMEDİĞİNİZİ SÖYLÜYORSUNUZ. SABAHA KARŞI TÜM BİLBOARDLAR GÖNÜL BELEDİYECİLİĞİ KAZANDI AFİŞLERİNİN TALİMATI KİM TARAFINDAN VERİLDİ, ÇALDILARIN MUHATABI KİMDİR?

Yıldırım: AA'nın yayını kesmesinin sebebini AA yetkilileri açıklamalı. Bu sorunun muhatabı ben değilim. İkincisi neden Gönül Belediyeliciliği kazandı, 25 ilçe belediye başkanlığını kazanmış AK Parti. Yani ne yapacaktık seçimi kaybettik mi diyecektik? Bundan doğal birşey yok. Ayrıca Büyükşehir Belediyesi'nde 50 fazla Meclis Üyesi kazanmışız. Anlatamadık herhalde. Çok açık söylüyorum 39 belediyenin 25'ini 1'i MHP, 24'ü AK Parti ve nüfusun da yüzde 65'ine tekabül ediyor. Meclis üyesi sayısı 310 iken 180'ini kazanmışız millet ittifakı da 130'unu kazanmış. Çoğunluk Cumhur ittifakında sonuç buyken kaybettik mi diyecektik? Tabii ki kazandık ve o afişler partimiz tarafından asıldı. Bu gayet doğal birşey. Nitekim 2 gün sonra onlar da astılar. Onlar astıklarında da YSK kararını açıklamamıştı.

BİNALİ YILDIRIM'DAN EKREM İMAMIOĞLU'NA SORU: EKREM BEY SİZ GELİR GELMEZ HEMEN BÜYÜKŞEHİR'İN BÜTÜN VERİ TABANINI KOPYALAMA TALİMATINI NEDEN VERDİNİZ NEDEN BÖYLE BİR ŞEYE İHTİYAÇ DUYDUNUZ BUNUN KANUNA AYKIRI OLDUĞUNU BİLMİYOR MUYDUNUZ YOKSA SİZİN HUKUKÇULARINIZ SİZİ YANILTTI MI?

Ekrem İmamoğlu:
Ben Sayın Yıldırım'a hatırlatmak isterim. Bu soru o zaman Sayın Yıldırım'a soruldu ve şu cevabı verdi Sayın Yıldırım, bir belediye başkanı her türlü incelemeyi yapabilir. (İfademin tamamını neden okumuyorsun). Şimdi bu cevabı verdi kendileri. Tekrar izah ediyorum. Bu bir veri yedekleme işlemidir. Veri yedeklemek için de kopyalama yapılır ve yedeklenir. Bir afaki değişiklik yapılabilir o süreç içerisinde değişiklikler yapılabilir. Kaldı ki bize ihbarlar geldi. Hiç ilgisi olmayan bir kişinin hukuksuz kararı vardır. Bu kadar basit kolay bir işlemi başka bir yere taşımak güvenlik açısından hiçbir riski yok. Bir belediye başkanı, belediyesiyle ilgili her türlü işlemi yapabilir.

VERİ KOPYALAMA İŞİ BİR FETÖ TAKTİĞİDİR

DÜN SAYIN CUMHURBAŞKANI BİR AÇIKLAMA YAPTI, BU İSTANBUL BELEDİYE BAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE KAZANAN GÖREVİNİN BAŞINA GELİP DEVAM EDECEK DEDİ. SEÇİMDEN SONRA YENİ BİR İTİRAZ OLACAK MI SONUÇLARI KABUL EDECEK MİSİNİZ?

Binali Yıldırım:
Biraz teknolojiyle aram iyidir. Veri yedekleme ayrı iştir, kopyalama ayrı iştir. İstanbul'un verileri yedekleniyor hem de 2 yerde yedekleniyor. Her an birşey olur veriler kaybolabilir. Veriler her zaman vardır usül budur. İkincisi benim söylediğim cümlenin sadece ön kısmını Ekrem bey ifade etti. Tabii ki belediye başkanının her şeyi inceleme yetkisi vardır. Ancak neden kopyalama ihtiyacı duyuyor. İstediği zaman istediği bilgiyi mahiyetindeki insan alır getirir. Benim söylediğimle burada ifade edilen aynı şey değil. Kaldı ki mahkeme kararı da onu da tanımıyor gibi böyle de bir algı, mahkeme kararı yanlış dedi. Bunu geçmişte FETÖ yaptı. 2 tane dışardan uzman da görevlendirme yaptı. Bu başlı başına fecaat birşeydir. Devletin memurları dururken en hassas yerlere dışardan adam tayin edip görev veremezsiniz. Ne demek her seçimin sonucu kabul edilir. Nasıl seçim hukuki bir işlemse seçim sonrası sayımda da itiraz süreci icap ederse yine olur. Ama bu kez belki biz etmeyeceğiz sayın Ekrem bey edecek. Bu iki taraf için de gayet normaldir. Umarım itiraz olmaz.

Ekrem İmamoğlu: İtiraz hakkımız her zaman vardır. Algı diye tarif edilen şey ve özellikle itiraz sürecinde algı olarak söylenen şey çok net aslında karşı tarafın yaptığı uygulama. Çaldılar, sorusu cevaplanmadı. Bilmiyorum olmaz. Sayın Yıldırım bir ara vazgeçti sonra yine devam etti. FETÖ uygulamalarını ben nasıl olduğunu bilmem anlamam o işten. Ama şunu net söyleyeyim veri kopyalama işiyle ilgili çok basit bir örnek vereyim. Engelli kısıtlı zihinsel engelli cezaevindeki kayıtlı seçmenlerin listesinin AK Parti'ye verilmesidir. Bizim yaptığımız işlem çok masum bir işlemdir. Ben eminim ki Sayın Yıldırım da bunu biliyor.

İMAMOĞLU KÜFÜR GÖRÜNTÜLERİNİ İNKAR ETTİ

TRABZON'A GİRESUN VE ORDU'YA GİTTİNİZ. ORADA BİR TAKIM OLAYLAR OLDU, NE OLDU NEDEN SİNİRLENDİNİZ VALİYE HAKARET ETTİNİZ Mİ?

Ekrem İmamoğlu:  Miting değil bayramlaşma çağrısı yaptık. Muazzam süreç bence bir tuzakla sona erdirilmek istenmiştir. Benim tavırlarım net belli. Nasıl sükunete çağırdığım belli. Annemin orada düştüğü durum. Benim VİP diye bir derdim yok. VİP süreçlerinin daha da netleşmesi gerekir demekki. Kaldı ki ben Trabzon'da beni şuradan geçirin beni şuradan yollayın diye bir kavramım yok. Trabzon'da VİP'ten geçtim Ordu'da neden geçemedim anlamadım. Ben orada ne söylediğimi biliyorum. Buranın sakinleşmesi gerektiğiyle ilgili. Oradaki Valiye de ne söylediğim belli. Ben Valiye hakaret etmedim. Dolayısıyla bu süreç çok nettir. Yasal süreç devam edebilir. Bizim de başka duyumlarımız var. Tanımam kendilerini neden hakaret edeyim. Basitlik hakaretse evet ettim. Bize Pontus dediler terörist dediler kimseyi rahatsız etmedi.



İMAMOĞLU, İSTANBULLULARDAN MİLLETTEN ÖZÜR DİLEMELİDİR

Binali Yıldırım: Hayretle izliyorum. Ekrem bey çarpıtmayı doğru söylememeyi alışkanlık haline getirdi. en son sizinle yaşadık. Siz Soruları İsmail Bey'den aldı dedi. Daha sonra siz de almadığım yönünde açıklaam yaptınız değil mi. Ondan sonra Saadet adayının çocuğunun İGDAŞ'tan çıkarıldığını söyledi, kendisi çıktı yalanladı. Ordu'daki görüntülere ilişkin de yeni görüntüler ortaya çıktı. İki gün sonra basitlik diye bir icatta bulundu. Aslında şimdi Vali'den özür dilemesi gerekir demiştim. Şimdi başka birşey diyorum. İstanbullulardan ve milletten özür dilemelidir. İstanbul seçimlerine de gideceğiz ve İstanbullular kararını verecek. Ben İstanbul'a güveniyorum. Çok güzel hizmetler yaptık daha fazlasını da inşallah 23 Haziran'dan sonra yapacağız. İstanbul Türkiye'nin özetidir. İstanbul'da bütün nüfus grupları var.

İsmail Küçükkaya: Müzik festivali açılışındaydım. Ekrem bey ortak canlı yayındaydı. Bana çok sayıda telefon geldi ve soruların verildiğini açıklama yap diye yoğun bir şekilde telefon geldi. Lakin daha sonra çıkmak zorunda kaldım Fatih Altaylı benim sizi aradığımı pardon sizin soruları istediğinizi ve benim size soruları verdiğimi ve benim Ekrem İmamoğlu'nu arayıp size de vereyim mi dediğimi söyledi. Böyle absürt bir durum yok. Ama bu tartışma şöyle oldu ben ertesi gün Engin Altay'ın yanına gittim. Bu tartışma henüz benim ismim ortada yok iken iki partinin yetkilisi konuşmuş ve demişler ki 10'a soru AK Parti ve CHP hazırlasın soralım demişler.

Ekrem İmamoğlu: Ben dedim ki bana gelen bilgi karşı tarafın soruların belirlenmesi soruların moderatöre verilerek soruların bu şekilde sorulması şeklinde. Ben dedim ben öyle birşey istemiyorum. Yalan söylemiştir dediniz ben öyle sabırla dinliyorum ki. Son sözüm tekrar söylüyorum. Benim oradaki ifadem nettir, yalan söylemiştir cümlesini kötü söz sahibine aittir diyerek kapatıyorum.

İBB ZARARDA TARTIŞMASI

Binali Yıldırım:
Bir kere Sayıştay raporunu gördünüz mü? Sayıştay raporunda öyle bir rakam yok. 108 bin lira gibi bir usulsüz işlemden bahsediyor o kadar. Bu yalan. Yalan olduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından açıklandı. Memurların açıklamaları yer almaz. İstanbul Belediyesi'nden de bir çok yazılı açıklamalar yapıldı malesef yeterince bu konu duyurulamadı. Onların yerine biz duyurmak zorunda kaldık. Öyle bir şey yok kısacası yalan. Biz düzeltmeyi yapınca doğru değilmiş ne güzel diye geçiş yaptı. Bugüne kadar ortaya atıp kafa bulandırmaya çalıştığı bütün meselelerin doğru olmadığı ortaya çıktı. Ben bunları konuşmaktan zül duyuyorum. Ben bunları konuşmaktansa İstanbul'u konuşmak isityorum. Vakıflarla ilgili de açıklama yapıldı. Belediyeler zaten vakıflara nakdi yardım veremez. Vakıflar ne yapmış öğrenci yurtları yapıyor eğtime destek veriyor sosyal sorumluluk projeleri yapıyor. Ben şimdi isimlerini vermek istemiyorum ama yaptıkları iş tamamen kamu yararına olan işler. Bu vakıflar FETÖ gibi tehlikeleri yaşamamak için işler yapıyor.

Ekrem İmamoğlu: İstanbul'un şu an en büyük sorunu yoksulluk ve mali durumuyla ilgili derin problemler. Belki birilerinin canını acıtıyor ama kul hakkını da önemsiyoruz. Ben tabi artık kelimelere takılmıyorum. Nasıl söylerse söylesinler kötü söz sahibine aittir. Sayıştay'dan gelen raporu Sayın Yıldırım'a takdim edebilirim. Tekrar ediyorum yanıltılmış olabilir aldatılmış olabilir. İhtiyaç fazlası araç kullanımı. neymiş ambulans cenaze aracı itfaiye tankermiş. Sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait iştirakler hariç yani atıyorum KİPTAŞ'ı hariç bir sürü iştirakçi var onlar hariç bin 810 araç. Yani 7 personele bir binek araç düşüyor. Bunun gibi israfı engelleyeceğiz tasarruf yapacağız ekonomik bir seferberlik başlatacağız.

BİNALİ BEY İKİ YERDE FETÖ VURGUSU YAPTI. SİZ SEÇİLİRSENİZ İBB'DE FETÖ İLE MÜCADELE BAĞLAMINDA NE YAPACAKSINIZ? BUNLARIN OKULLARINA GİTTİNİZ Mİ YURTLARINDA KALDINIZ MI? ÖRGÜT ELEBAŞINI ZİYARET ETTİNİZ Mİ?

Ekrem İmamoğlu:
Benim uzaktan yakından hiç ilgim temasım siyaset öncesi de siyaset sonrası da eleştiren bir kişiyim. FETÖ gibi örgütlerin yok olması adına bu tür çalışmalar yapılıyor diyor. Belediye var. İBB var, Allah aşkına ben yurt yapamıyor muyum başkasına ihtiyaç duyacağım? Vakıflarla derneklerle tabii ki iş birliği yaparım. İş yaparsınız faydalı işler üretirsiniz. Ben her kesimdeki vakıflarla işbirliği yaptım. Ama yurdu belediye yapacak. Taahhüdümüzde var. Kadınlar için de erkekler için de ayrı ayrı yapacak. Zaten başımızda bir FETÖ belası oluştu. İBB olarak yurtlar yapacağız okual eğitime destek vereceğiz. Kreş mevzusunu çok güçlü olarak çözeceğiz. Sağlıklı kurumsal düzene inanan devletine inanan kalıcı devletinin güçlenmesine inanan bir ahlaktan geliyoruz. Bizim terör örgütünün hiçbiriyle zerre ilişkimiz olamaz.

İBB, TEK KURUŞ MADDİ YARDIM YAPMAMIŞTIR, YASAL OLARAK YAPILAMAZ

Binali Yıldırım: Temiz vakıflara veririm diyor. Vakfın temiz olup olmadığına kim karar verecek? İstanbul'da 23 bin tane vakıf dernek hemşeri derneği var. Bir şeyi tekraren söylüyorum. Hiçbir şekilde belediyeler bu kuruluşlara nakdi destek olamaz. Kendisinin de ilçesinde bir vakıf var. Yani vakıflara destek olmak yanlış değil. Sizin yapamadığınız işleri onlar yapıyor siz de onlara destek veriyorsunuz. İnsanları bir araya getiriyorlar kaynaşmalarını sağlıyorlar. Kurslar geziler düzenliyorlar. Bahsettiği vakıflara nakdi yardım yapılmamıştır. Yapılmadığına dair zaten belediye açıklamasını yaptı. Memnun oldum FETÖ'ye yönelik beyanatından takdir ediyorum. FETÖ büyük bir terör örgütüdür 15 Temmuz gecesi biz bunu yakından yaşadık. Şehitlerimiz gazilerimiz oldu. Elbette mücadelemiz devam edecek. Tabii ki hukukun içerisinde kalarak devam edecek. Bunların ibadet, ticaret ve ihanet kısmı var. Bizim işimiz ihanet kısmıdır.

İNSANLAR ÜZERİNDEKİ EKONOMİK YÜKÜ HAFİFLETECEK VAATLERİMİZ VAR

İŞSİZLİK VE KENT YOKSULLUĞUNU AZALTMAK İÇİN NE YAPACAKSINIZ?


Binali Yıldırım: Tabii ki ekonomik bir sıkıntı çekiyoruz. Bu da insanların hayatına öyle ya da böyle yansıyor. Bizim bir çok müjdemiz vaadimiz var. Genel değerlendirme olarak şunu söyleyeyim. İstanbul Avrupa'nın 13. büyük ekonomisi. İstanbul milli gelirin 232 milyar dolarını karşılıyor. Gelen turistin 3/1'i İstanbul'a geliyor. Yapacağımız projelerle çekeceğimiz yatırımcılarla 500 bin istihdam sağlayacağız. Tuzla'da Biyo-Teknoloji vadisi kuracağız burada 50 bin kişiye istihdam sağlayacağız. Gençleri istihdam edeceğiz ama istihdamı biz yapmayacağız. Onların akıl terini sermayeye dönüştürecek ürüne dönüştürecek bir imkan sağlayacağız. Pendik'te teknoloji geliştirme bölgesi burada da firmaların AR-GE'leri olacak. Burada da 50 bin istihdam öngörüyoruz. Atatürk Havalimanı hem millet bahçesi olacak hem de fuar ve kongre alanı olacak.

Ekrem İmamoğlu: Vakıftan bahsederken ben inanın her şeyi Sayın Yıldırım'a daha önce de ziyaret yapmış birisiyim. Her şeyi bana sorabilirler. Bu şehrin yoksulluğu var. Bu şehrin 3 gencinden 1'i işsiz. TÜİK verilerine göre 350 binden fazla genç var. Bu şehirde yüzde 15'i aşmış işsizlik oranı var. Bu belediyenin parasını israf ettirmeden parayı değere dönüştürmeliyiz. İBB desteğini bütün paketlerle evlilik, sofra destek paketi, işsizlik paketiyle 5 katına çıkaracağız. 4 aileden birisi açlık sınırının altında. 2020 liraya kadar ailelere maddi destek yapacağız. Biz bunu evin kadınıyla paylaşacağız. Eğitim destek paketinin içerisinde 500 bin öğrencimiz var. İşsizlik destek paketimiz. Biz işsizimizin yanında olacağız. İşsizlik maaşı alan değil 200 bin insanımıza iş bulacağız.

BEN İSTANBUL'DA YAŞAYAN KÜRT KÖKENLİ VE TÜRKİYE CUMHURİYETİNE AŞIK BİR GENCİM. İKİNİZDEN BİRİNE OY VERECEĞİM. BEN HANGİNİZE OY VEREYİM?

Ekrem İmamoğlu:
Yoksulluktan bahsettim, kadından aileden işsizden bahsediyorum. Bundan bahsederken Kürt diyor muyum demiyorum. Yoksul diyorum, genç diyorum. Ben İstanbul ittifakının adayı olmak istiyorum. Partizanlık bu ülkede bitecek. Partiler bir araç bir amaç değildir. Hizmet için araçtır. Elbette HDP'li BBP'li İP'li seçmenin de adayı olacağım. Neredeyse terör en büyük sorundur peşinden gelen en büyük sorun partizanlıktır. Biz bu milleti barıştırmaya geliyoruz, eşitlemeye geliyoruz. Bağcılar'daki çocukla Kadıköy'deki çocuğu eşitlemeye geliyoruz. Barış özgürlük eşitlik mahalleden başlar. Partizanlığın yok edilmesine sadece ben değil Sayın Yıldırım da mücadele etmeli.

HİZMET GÖTÜRÜRKEN KİMSENİN KÖKENİNE BAKMAYIZ, AYRIM YAPMAYIZ

Binali Yıldırım: Şimdi biz hizmet yaparken İstanbul'da veya Türkiye'de 16 yıldır hizmet yapıyorum. İnsanların etnik kökenine bakmayız, inançlarına bakmayız ve insanlarımızın hizmet götürürken herkese aynı hizmeti götürürüz. Prensibimiz budur. Particilik seçimlerde kampanyada parti vardır. Kampanyada partinizin söylemlerini dillendirirsiniz seçim bitince rozetinizi çıkartır hizmet yaparsınız. İzmir'e gitsin Sayın Ekrem bey benim orada neler yaptığımı görsün. İZBAN'ı biz belediye ile birlikte yaptık, orada CHP belediyesi var. Partizanlık bize hiç asla ve asla bizimle beraber telafuz edilmez, bunu şiddetle reddederim. Türkiye'nin her köşesine hizmet götürdük. Bundan sonra da bütün kardeşlerimize İstanbul'da bulunan 81 ilden gelen bütün kardeşlerimize Ağrılıya da Yozgatlıya da Edirneliye de yani 780 bin metrekare vatan toprağından buraya gelmiş 15 milyon İstanbulluya biz hizmet için varız. Buraya yapılan hizmet asla israf değildir.

HER İKİNİZDEN DE MAL VARLIĞI BEYANINIZI İSTİYORLAR? BELEDİYE BAŞKANI SEÇİLİRSENİZ AİLENİZLE BİRLİKTE MAL VARLIĞI BEYANINIZDA BULUNUR MUSUNUZ?

Binali Yıldırım:
Malvarlığı beyanında bulunmak keyfi ihtiyatımızda değil mecbursunuz bulunmaya. Kamu adına hizmet görüyorsanız memur da olsanız mal varlığı beyanınız olmalıdır. Değişiklik olursa yenileniyor. Problem yok benim açımdan fark etmez kamuoyuna da açıklanabilir. Zaten malvarlığı mahkeme tarafından talep edilir ve dosyaya konur. Benim açımdan hiçbir sakıncası yok. Çocuklarımın mal varlığının zaten koruması falan da yok ticaretle uğraşıyorlar işleri güçleri var. Kamuya da açık herkes açar bakar. Biz hiçbir şekilde mal varlığımzla geçmişimizle yaptıklarımızla her zaman hesap verdik bundan sonra da vermeye hazırız. Hem burada hem öbür tarafta hesap vermeye hazırız.

Ekrem İmamoğlu: Kamu görevlisi olduğumuz için zaten Sayın Binali Bey'in de dediği gibi veriyoruz. Belediye başkanı olmak ya da milletvekili olmak bakan olmak meslek değil. Hepimiz bir görev yerine getiriyoruz. Yine bir görev yerine getireceğiz. Ama erdemli ahlaklı süreci iyi yönetebilmek adına biz şahsım adına bu önerinizi aynen Yıldırım gibi zevkle kabul ediyorum. Tabii ki ailece olmalı, ben varım eşim var çocuklarım var babam var. Bunun beyanında bulunmak toplumun önünde bunu olması yarınlardaki kaygıları da çözüme kavuşturur diye düşünüyorum.

İSTANBUL'DA 500 BİNDEN FAZLA SURİYELİ VAR. KİMSENİN IRKÇI YAKLAŞIMI SÖZ KONUSU DEĞİL. İBB BAŞKAN ADAYI OLARAK HER İKİNİZDEN NE YAPACAĞINIZI MERAK EDİYORUM?

Ekrem İmamoğlu:
Mülteci konusunu biz iyi yönetemedik. Mülteci konusunu sadece vicdanla ve toplumsal tavırla açıklamak mümkün değil. Mülteci konusu zira evrensel hükümler taşır. Güneyimizde yaşanan insanlık dışı olaylar sonrası Türkiye yalnız bırakılmıştır. Ben bu konuşmayı 3,5 yıl önce yurt dışında da yapmıştım. Siz bizi yalnız bırakaarak dünyayı başka bir tehlikeye sürüklüyorsunuz demiştim. Nüfusun yüzde 4'ü oranında Suriyeli var İstanbul'da. İBB'nin bu konuda tek bir politikası yok. Sessiz izliyor. Biz özel bir masa kurup bu konuyla özel ilgileneceğiz. Şunu da söyleyeyim plaja girmesine yasak getiremem. İnsani duygularımızla bizim geçmişten bugüne kapsayıcı duygularımızla hareket edeceğiz. Özellikle çocuk ve kadınları koruyacağız.

Binali Yıldırım: Ekrem Bey çok şey anlattı da ne yapacağını söyleyeceğini unuttu. Göçmen konusu özellikle Suriyeliler, Suriye'de iç savaş başlayınca bu insanlar ölümden kaçtılar. Biz geleneklerimize uygun olarak misafir ettik. Biz ev sahibiyiz onlar muhacir. Şimdi bunlar geçici koruma statüsündeler. Böyle bir kimlikleri var. Nerede olurlarsa olsunlar bunların hepsinin kaydı var. Eğitim hizmetleri de sağlık hizmetleri de veriliyor. Uluslararası camia bunlara gerekli desteği vermedi. Sadece Türkiye'yi bu konuda ne kadar güzel yaptığını tam bir insanlıkdersi verdiğini söylediler ama ellerini taşın altına koymadılar. Afrin harekatını yaptık ben Başbakandım oraya bir kısmını gönderdik. Cerablus El Bab'ı aldık gönderdik. 500 bine yakın Suriyeli gitti. Burada bir asayiş sorunu İstanbulluların huzurunu rahatını kaçıran olaylara kaçırırlarsa kanunsuz işler yaparlarsa bunların normal seyirde gitmesini beklemeden kusura bakmasınlar tutar göndeririz. Belediyenin bu işi tek başına yapması mümkün değil. Bu iş merkezi hükümetle İçişleri Bakanlığı Göç Hizmetleri ile yapılacak bir konuda düzeltme yapmak isterim. İBB'de mültecilerle ilgili bir birim var belki daha da güçlendirilebilir.

ÜLKEMİZİN GELİŞMESİ İÇİN TOPLUMSAL HAYATIMIZIN GÜÇLENMESİ İÇİN KADIN İSTİHDAMININ ARTTIRILMASI KONUSUNDA NELER YAPACAKSINIZ?

Binali Yıldırım:
Kadının iş hayatına katılması, kadının toplumda daha etkin yer alması zaten son 16 yıla bakarsanız ciddi bir artış var. Siyasette de artış var ama istediğimiz düzeyde değil. Bizim asıl sıkıntımız ev kadınlarımız. Hem ev işlerine bakıyorlar hem çocuklara bakıyorlar. onların el emeği göz nuru emeklerini alıp belediye olarak değerlendireceğiz ve maddi destek vereceğiz ailelere 300 mahallede 955 kreş yapacağız. Yani ev kadınları çocuklarını rahat bir şekilde gözü arkada kalmadan bırakacak dışarı çıkacak tekrar gelip oradan alacaklar. Tabi bu Ekrem beyde de olabilir. Bir çok vaatler zaten belediyelerin yaptığı şeyler var yeni vaatler var. Ekrem bey Beylikdüzü'nde 11 kreş vaadi vermiş sadece birini yapmış sanırım. Keşke hepsini yapabilseydi. Önemli olan vaadi vermek değil yerine getirmektir. Ben söylediğim hiçbir vaadi karşılıksız bırakmadım, yapmayacağım vaadi de hiçbir zaman vermedim.

Ekrem İmamoğlu: Öncelikle siyasi kalitemiz konusunda yapılan yorum hoş bir yorum değil. Beylikdüzü halkı net bir refleks ortaya koymuştur. Bugün vaat verme pozisyonu bize aittir. Siz 25 yıla yakındır yönetimdesiniz. O anlamda vaat bize yakışır. Siz birşey yapmamışsanız eylemleriniz yetersiz değilse ve bugün bunları vaat haline getirmişseniz bu mutluluk vericidir. Bizdeki açıklamalar takip ediliyor olması bizim söylemlerimiz üzerine oturmuştur. Biz insana kadına çocuğa şehrin gençlerine oturttuk zemini. Biz hızlıca 150 kreş açacağız. En fazla çocuk sayısı olan ve kreşi olmayan mahallede kreş açacağız. Kadın istihdamı kadın emek ofisleri kadınların çalışabilmesine fırsat tanımak annnelere 0-4 yaş arasındakilere beraber İstanbul'u dolaşmasını sağlayacağız.

ÇARPIK KENTLEŞME, YAPILAŞMA HANGİ PARTİ OLURSA OLSUN MALESEF KARŞI KARŞIYA KALDIĞIMIZ HAZİN BİR DURUM...

Ekrem İmamoğlu: İstanbul'un yönü yok. İstanbul bugün buna Sayın Yıldırım da katılacaktır ki nüfus planlamasında İstanbul kaç milyonluk olacak? İstanbul şehrinin yönünü çizeceğiz. İlk yıl mevcut durumu belirleyeceğiz sonraısnda da 2030-2050 hedeflerini belirleyeceğiz. Şunu söylemek istiyoruz: İstanbul'un belli ilçeleri tarıma dayalı olacak. İstanbul yeşil alanları bakımından dünyanın en sıkıntılı şehirlerinden birisidir. Biz 15 yaşam vadisi açıkladık. İstanbul'da kentsel dönüşüm çok önemli bir konu. Bu şehir yeşil alan fakiri haline getirildi. Bu şehirde göreceksiniz nereye gittiğini bilen çocukların kadınların mutlu olduğu uygar bir kent vaadediyoruz.

Binali Yıldırım: Yeşil alan bir şehir için önemli. İki şekilde önemli birisi şehrin nefes alması, insanlar binalardan yeşil alan olmamasından bunalıp kendisini atacak bir yer bulması lazım. Bizim de 20 tane yeşil koridor projemiz var. Bu Silivri'den başlayıp Pendik'e kadar devam ediyor. Bunlar aslında İstanbul'un dereleri. Biz bütün bu dereleri ihya edeceğiz. Bu dereleri ihya ettiğimiz zaman ne olacak 37 milyon 500 bin metrekare ilave bir yeşil alan kazanmış olacağız. Bu alan hem derenin etrafında yürüyüş bisiklet yolları olacak, yatayda millet bahçelerine geçiş olacak ondan sonra her mahallede 200 metre mesafede bir çocuk parkı sonra semt bahçeleri ve kuzey ormanlarına erişimi sağlayacağız. Bu şekilde de hem yeşil alanı arttıracağız, depremde barınma alanlarını da arttıracağız. Bu çok heyecan verici ve kolay bir projedir. Tabi dikey yapılaşma kötü birşey. Hem sosyalleşmeyi ortadan kaldırıyor aynı zamanda da şehrin güzelliğini, kimliğini ortadan kaldırıyor. Gelmeden baktım, İstanbul'un dikey yapılaşmasında ilçeler bazında baktım 22 ilçede yoğunlaşma var bunun 18'i CHP'li belediye 4'ü AK Partili belediye.

GENÇLERE YÖNELİK PROJELER

Ekrem İmamoğlu: Bu şehir çocuk ve gençlerin şehri. Bizim hem çocuklara hem gençlere yönelik çalışmalarımızı artırmamız lazım. Genç kart yüzde 40 indirim öğrenci olmayanlar da buna dahil Üniversite bursu 75 bin öğrenciye 8 ay boyunca 400 lira, İstanbul'a gelene de İstanbul'dan gidene de burs vereceğiz. Dünya dillerine yönelik eğitim vereceğiz. Ücretsiz online olarak dil eğitimi vereceğiz. Gençler özellikle İstanbul'dan başka şehirlere kaçmayacak. Ben İstanbul'da iş bulamayan 350 bin gencin Ekrem abisi olacağım. Bu kent engelliler için engel taşıyorsa bu kentin vicdanı yok demektir.

EKREM İMAMOĞLU, CHP'NİN KALDIRTTIĞI BURS VAADİNDE BULUNDU

Binali Yıldırım:
Benim gençler benim kankam. Gençleri benim kankam olmaya davet ettim çok da güzel tepkiler aldım. Gençlere 10 gb internet bedava olacak. Bu en baba müjde gençler için. Müzeler ve tiyatrolar bütün gençlere ücretsiz olacak. Uluslararası e spor olimpiyatlarını İstanbul'da yapacağız öğrencilere kırtasiye desteği var bunun miktarını artıracağız. Amatör spor kulüplerine burada 150 bin lisanlı sporcu var bunlara 100 bin lira tutarında destek vereceğiz. Şu anda bunun 10'da biri veriliyor bunu 10 kat artıracağız. Motosikletle geçişler her iki köprüden bedava olacak. Üniversiteye hazırlananlar da ulaşım indiriimnden faydalanacak. İşsizlik maaşı alana toplu ulaşım desteği vereceğiz. Öğretmenler toplu ulaşımdan bedava yararlanacak. Burs konusunu ben de yazacaktım ama yazmadım neden yazmadım belediyeler burs veremiyor. CHP bunu AYM'ye götürdü ve belediyelerin burs vermesi kaldırıldı. Ama Ankara'da iki parti anlaşırsa bu mesele çözülebilir.

İSTANBUL TRAFİĞİNDE HARCANAN VAKİT DÜŞECEK

Biz 2024'e kadar insanların trafikte yarım saat kazanmasını sağlayacağız. Yani baba evine yarım saat erken gidecek. Raylı sistemin uzunluğunu 518 km'ye çıkartacağız. Metroların payı süre sonunda yüzde 48'e çıkacak bugün ne kadar, bugün yüzde 18 yani yüzde 30 artmış olacak. Bu en önemli projemiz burada çok ciddi yatırımlar var. Edindiğimiz tecrübelerle bunu kolayca yapabiliriz. Bilmiyorum Marmaray'ı Ekrem Bey kullandı mı? Şu ana kadar 350 milyon İstanbullu kullandı. Ciddi anlamda metrobüste biraz rahatlama oldu. Asıl metrobüsü rahatlatacağımız şey Beylikdüzü'nden Söğütlüçeşme'ye giden yolda rahatlama sağlayacağız. Bu güzergahta bir otoyol daha yapacağız. Levent ile Mahmutbey arasındaki metroyu da bu yıl sonuna kadar açacağız.

Ekrem İmamoğlu: Servis işinde tahdidini biz vadettik. Biz bütün aktörleriyle birlikte çalışacağız. Ulaşım indirimleri büyükşehir belediyesinin sorumluluğunda. Biz taksicinin minibüsçünün özellikle köprüleri ücretsiz kullanması noktasında girişimlerde bulunacağız. Sayın Yıldırım tabi ulaşımda Türkiye'yi hallettim benim işim dedi saygıyla karşılıyorum. Sanki Cumhurbaşkanına ve uzmanlara haksızlık etti. İstanbul dünyanın en sıkışık ikinci kenti. İstanbulu halledemediler. İstanbullunun ulaşımda geçirdiği vakit 91 dakika. İstanbul'da metrodan bahsediyorlar. Ben Marmaray'dan geçtim çok teşekkür ediyorum. 2004'te 45 km ile aldıkları metro hattı 170 km'ye ulaşabildi. Beylikdüzü metrosu hala duruyor. Deniz ulaşımı yüzde 10'lardan yüzde 3'lere düştü.

PROGRAM SONUNDA ADAYLARA SÖYLEMEK İSTEDİKLERİ İÇİN EK SÜRE...

Ekrem İmamoğlu:
Ben öncelikle buradan çıkışta eğer tabi kendileri de uygun görürlerse çıkışta iki hanımefendinin yanımızda olduğu bir fotoğraf vermek isterim. Bu şehrin kucaklaşmaya ihtiyacı var. Bu ülkenin de kucaklaşmaya ihtiyacı var. Şehirlerde hak hukuk adalet vicdan erdem bütün bu kavramlar şehirlerden başlar. Bu şehir akılla bilimle ve insanların uzlaşması ile eşit paylaşarak şeffaflığı saydamlığı hakim kılarak muazzam bir kent vadedeceğiz. Biz 31 Mart'taki sürecin hak hukukla adaletle buluşması için mücadelemizi veriyoruz. 23 Haziran'da herkesin oy kullanmasını özellikle istiyorum. Herkes demokrasi bayramını bizimle yaşasın.

Binali Yıldırım: İstanbul müjdelenmiş bir şehirdir. İstanbul 15 milyon 67 bin nüfusu vardır. İlk defa geçen yıl İstanbul'un 60 bin nüfusu eksildi. Anadoluyu güzel yaptığımız için insanlar memleketlerine dönüyor, dönmek isteyenlere destek de veriliyor. Benim İstanbullulara söyleyeceğim şudur. 16 yıl ülkeme dolu dolu hizmet yaptım. Bu şehir beni 11 yaşındaki Binali'den Binali Yıldırım yaptı. Ben makamların hepsini gördüm. Bu beni Binali Yıldırım yapan 50 yıllık yaşadığım şehre çok güzel hizmetler yapmaya hazırım. Daha önce yaptıklarımı yeni yapacaklarımla taçlandıracağım. Marmaray, Havaalanı, Kuzey Marmara Otoyolu'nun üzerine İstanbul'un ulaşımını 5 yıl içerisinde çözeceğim. Eziyeti ortadan kaldırıp seyahati keyfe dönüştüreceğim. İnsanların evlerine gidip çocuklarına daha fazla zaman ayırması için seyahat sürelerini azaltacağım. Metrobüs, Avrasya, Marmaray olmasayıd bugün İstanbul'da trafik felç olmuştu. Deniz niye azaldı eskiden sadece deniz geçişi vardı, alternatif yoktu. Alternatifler yapılanlarla artınca düştü tabii ki. Son sözüm vatandaşlarıma aynı şeyi söylüyorum sandığa gitsinler sözlerini 23 Haziran'da söylesinler ben de Ekrem Bey'i çaya davet ediyorum.