• Bist 100
    103072
  • Dolar
    5,6913
  • Euro
    6,3238
  • Altın
    272,7770
İstanbul
18 / 24
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
19 Ağustos 2019 Pazartesi 22:49:00 | Son Güncelleme: 19 Ağustos 2019 Pazartesi 23:34:18

Mahir Ünal'dan Gül ve Davutoğlu tepkisi: PKK'nın değil halkın desteğine talip olun

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, "Türkiye'nin uzunca bir zamandır ekonomide, iç ve dış güvenlikte dört ayrı terör örgütü ile verdiği kararlı mücadeleyi görmezden gelmek, Suriye'nin kuzeyinde, Doğu Akdeniz'de yapılmak istenen dizaynları yok saymak, bütün bunların sadece bir bileşeni olan 15 Temmuz saldırısı sonrası oluşan ölüm ve kalım mücadelesi... Bütün bu mücadelenin sembolü haline gelen ülke liderimiz Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığının oluşturduğu, hatta maalesef uzunca zamandır karnından konuşan Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu da katıldı." ifadesini kullandı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu’nun terör bağlantılı belediye başkanlarının görevden alınması sonrası yaptıkları açıklamalara tepki gösterdi.

İçişleri Bakanlığı Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanları terör bağlantıları nedeniyle görevden aldı. Bakanlığın, görevden alınmaları gerektiren terör bağlantılarını gözler önüne seren belgeleri kamuoyuyla paylaşmasına rağmen Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu görevden alınan başkanları savunan açıklamalar yaptı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal bu açıklamalara tepki göstererek “Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığının oluşturduğu hatta, maalesef uzunca zamandır karnından konuşan Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu da katıldı. Meselenin üç belediye başkanını görevden almak ve demokrasi duyarlılığı olmadığını biliyoruz. Kayyım atanmasının hukuki ve demokratik altyapısı bellidir.” İfadelerini kullandı.

Gezi olayları sırasında Abdullah Gül’ün sarf ettiği “demokrasi sandıktan ibaret değildir” sözlerini hatırlatan Ünal, Gül’ün görevden alınmalarla ilgili seçimle gelen seçimle gider” açıklamasıyla çelişkiye düştüğünü ifade etti.

Ünal açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Türkiye’nin uzunca bir zamandır ekonomide, iç ve dış güvenlikte dört ayrı terör örgütü ile verdiği kararlı mücadeleyi, görmezden gelmek Suriye’nin kuzeyinde, Doğu Akdeniz’de yapılmak istenen dizaynları yok saymak, bütün bunların sadece bir bileşeni olan 15 Temmuz saldırısı sonrası oluşan ölüm ve kalım mücadelesi...

Bütün bu mücadelenin sembolü haline gelen ülke liderimiz Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığının oluşturduğu  hatta,  maalesef uzunca zamandır karnından konuşan Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu da katıldı.

Meselenin üç belediye başkanını görevden almak ve demokrasi duyarlılığı olmadığını biliyoruz. Kayyım atanmasının hukuki ve demokratik altyapısı bellidir.

Gezi olayları esnasında “demokrasi sandıktan ibaret değildir” diyen Sn. Gül şimdi “seçimle gelen seçimle gider” demekte. Bu nasıl bir tenakuzdur!

Demokrasinin ilkeleri duruma ve kişilere göre mi belirlenmektedir? Evet, seçilmiş olmak hukuku ve demokrasiyi yok etmek, terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak hakkı vermez kimseye. İşte bu evrensel bir demokrasi ilkesidir.

Demokrasi, ait olduğu ülkenin bütünlüğü ve bağımsızlığı aleyhine kullanılmaya başlanırsa artık o ülkeye ait bir değer ve gerçek anlamıyla demokrasi olmaz.
Hukuk ise araçsallaşarak ait olduğu ülkeyi zaafa düşürmenin bir silahına dönüşürse o ülkenin hukuku olmaktan çıkar.

Partiler ve siyasiler tabii ki belirli kesimleri kazanmaya dönük pozisyonlar alabilir. Ancak bu ülkede PKK ve onun güdümündeki yapıların gerçek yüzünü en iyi Kürt vatandaşlarımız bilir. Teröre destek çıkarak milletimizin gönlü kazanılmaz.

Siz siz olun, PKK’nın değil, halkımızın desteğine talip olun.