• BIST
    1342.49
  • Dolar
    7,8740
  • Euro
    9,3886
  • Altın
    457,6010
0530 708 54 54
0530 708 54 54
11 Kasım 2020 Çarşamba 19:34:00 - Güncelleme:11 Kasım 2020 Çarşamba 19:36:00

Avrupa basını: İki lider yeni dünyayı şekillendirmede başrol oynadı

Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki anlaşmaya ilişkin Avrupa basınında öne çıkan haber ve analizlerde, Dağlık Karabağ'da Azerbaycan'ın zafer elde ettiği, Türkiye ve Rusya'nın da kazananlar arasında olduğu belirtildi. Ayrıca iki liderin yeni dünyayı şekillendirmede başrol oynadığının altı çizildi.

Fransa'daki "Le Monde" gazetesinin haberinde, "Moskova'nın himayesinde" imzalanan ateşkes anlaşmasının Azerbaycan'ın zaferini doğruladığı belirtilirken Ermenistan'ın Dağlık Karabağ'da askeri kontrolü kaybettiğinin altı çizildi.

AA'nın aktardığı habere göre, Şuşa'nın işgalden kurtarılmasının çatışmalarda önemli bir dönüm noktası olduğu vurgulanırken Ermenistan'ın 44 gün süren savaş boyunca halkına savaş alanı hakkında yalan söylediği de ifade edildi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın Kafkasya'nın güneyinde etkisini artırdığı kaydedilen haberde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in oyunun kurallarını belirlediği aktarıldı.

"Le Figaro" gazetesinin haberinde ise Dağlık Karabağ konusunda Putin'in Erdoğan başta olmak üzere birçok telefon görüşmesi yaptığı hatırlatılırken Moskova'daki Lomonossov Üniversitesinden Alexey Fenenko'nun yorumuna da yer verildi.

Fenenko, Minsk Grubu'nun bundan sonra nasıl var olmaya devam edeceğinin bilinmediğini ifade etti.

Haberde ayrıca, "Oyunun sonunda, bitiş düdüğünü çalan her zaman Rusya'dır." yorumu yapıldı.

İSVİÇRE BASINI: TÜRKİYE VE RUSYA YARININ DÜNYASINI ŞEKİLLENDİRİYOR

İsviçre'nin önde gelen gazetelerinden sayılan ve Fransızca basılan "Le Temps", Azerbaycan ile Ermenistan arasında varılan anlaşmayı, "Türkiye ve Rusya yarının dünyasını şekillendiriyor" başlığıyla duyurdu.

"Luis Lema" imzasıyla yayımlanan makalede, "Kafkasya'da elde edilen ateşkesin büyük kazananı Ankara ve Moskova'dır." değerlendirmesine yer verildi.

ABD ve Avrupalıların bölgede prestij kaybettiğine atıfta bulunulan yazıda, ABD Başkanı Donald Trump ve halefi Joe Biden Beyaz Saray için koltuk mücadelesi verirken, Dağlık Karabağ'da silahların sustuğu kaydedildi.

Makalede ayrıca, Trump'ın, Ermenistan ile Azerbaycan arasında ölümcül bir çatışmaya neden olan tırmanışı önlemek için hiçbir şey yapmadığı belirtilerek, "Türkiye ve Rusya günü kazandı. Yarının diplomatik manzarası Batı'nın aleyhinde şekillenmeye devam ediyor." değerlendirmesinde bulunuldu.

"MACRON VE BİDEN ŞİMDİDEN KAYBEDENLER ARASINDA"

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Biden'in bölgede şimdiden kaybedenler arasında yer aldığı vurgulanan yazıda, Türkiye ile Rusya arasında Suriye ve Libya başta olmak üzere pek çok alanda iş birliğinin sürdüğü ifade edildi.

UKRAYNA MEDYASI, TÜRK SAVUNMA SANAYİSİNİN ROLÜNE DİKKATİ ÇEKTİ

Ukrayna'daki "Sevodniya" sitesinin haberinde, Ermenistan'ın Dağlık Karabağ'daki işgalini bitiren anlaşmayla Azerbaycan'ın işgal altındaki çoğu toprağını özgürleştirdiği belirtilirken Azerbaycan'ın zaferinde Türk savunma sanayisi ürünlerinin rolüne vurgu yapıldı.

Haberde ayrıca, Türkiye'nin bölgesel lider konumunu daha da güçlendirdiğinin altı çizildi.

"Den Kiev" haberinde ise Türkiye ile Azerbaycan ilişkilerinin Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra özellikle askeri alanda geliştiği kaydedilirken Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'daki operasyonlarında Türk yapımı İHA'larının önemli rol üstlendiği vurgulandı.

"TSN" sitesinin haberinde de anlaşma "Azerbaycan'ın zaferi" olarak görülürken, Bakü'nün Dağlık Karabağ'da askeri başarı sağladığı ifade edildi.

Öte yandan, Fransa'nın eski Tel Aviv Büyükelçisi Gerard Araud da Dağlık Karabağ'daki son durumu ve Nahçıvan ile Azerbaycan arasında oluşturulacak koridoru gösteren bir haritayı retweet ederek bunun Türkiye'nin jeopolitik bir başarısı, Ermenistan'ın ise yenilgisi olduğunu ifade etti.

Bu arada, İngiliz medyasında çıkan haber ve analizlerde de Dağlık Karabağ'daki savaşın asıl kazananının Türkiye olduğu, Ankara'nın bölgedeki belirleyici rolünün sabit hale geldiği ve Batı'nın köşeye itildiği değerlendirmesi yapılmıştı.