• BIST
    1126.9
  • Dolar
    6,9785
  • Euro
    8,2394
  • Altın
    442,9220
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
15 Ocak 2020 Çarşamba 08:00:00 - Güncelleme:14 Ocak 2020 Salı 18:59:00

Bol hareket et, varisi önle

Bacaklardan dışarıya fırlayan damarlarla kendini belli eden varis, tedavide geç kalındığında ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Korunmanın püf noktası bol bol hareket etmekten geçiyor. 

Yüzeysel toplardamarların uzayıp kıvrımlı ve genişlemiş hale gelmesi ‘varis’ olarak nitelendiriliyor. Yerçekimi nedeniyle daha çok bacaklarda görülen bu hastalık, dünyada yaklaşık yüzde 25 oranında, bir başka deyişle her 4 kişiden birinde ortaya çıkıyor. Sağlıklı bir istatistiki çalışma olmadığı için varisin ülkemizde hangi sıklıkta görüldüğüne dair net bir rakam olmasa da, 10 milyon kişinin bu hastalıktan değişik derecelerde mustarip olduğu tahmin ediliyor. Varis genellikle sadece estetik bir problem olarak görülüyor. Ancak aslında tedavide geç kalındığı takdirde ciddi sağlık sorunlarına neden olabilen bir hastalık. 

DAMARDAKİ KAN PIHTILAŞIR

Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanı Doç. Dr. Erdal Aslım, bu nedenle varisin önlenmesi gerektiğine dikkat çekerek, şunları anlattı: “Varis erken dönemde önlem alınmadığında zor iyileşen yaralara, daha da önemlisi nadir olsa da, damarlardaki kanın pıhtılaşmasına neden olabiliyor. Bunun sonucun da ölümcül tablo bile gelişebiliyor. Bu yüzden varisi önlemek, eğer sorun başlamışsa erken dönemde tedavi ettirmek şart.”  Doç. Dr. Erdal Aslım, bu hastalığın kirli kanı vücuttan toplayıp kalbe taşıyan toplardamarların görevlerini yeterince yapamamaları sonucu oluştuğunu belirtiyor. Bu damarların içinde kan akışının kalbe doğru tek yönlü akmasını sağlayan kapakçıklar yer alıyor. İşte çeşitli etkenler nedeniyle kapakçıklarda hasar, bunun sonucunda da kaçak oluşabiliyor. 

SABİT DURMAMAK GEREKİYOR

Varis oluşumun önlemek veya hastalık gelişmişse sorunun ilerlemesini engellemek için yapmanız gereken en önemli şey, bol bol hareket etmek olmalı. Yürüyüş başta olmak üzere yüzme ve bisiklet gibi sürekliliği olan spor türlerini her gün düzenli olarak yapmak gerekiyor. Ayrıca varise karşı etkili olan egzersizler de fayda sağlıyor. Ancak bacaklarla yapılan ağırlık egzersizlerinden kaçınmalıdır. Sabit pozisyonlarda ya da ayakta çalışıyorsanız, hareket etmeye çalışın. Öğretmenseniz dersi gezerek anlatın, masa başında çalışıyorsanız her yarım saatte bir ayağa kalkıp dolaşın. Oturduğunuz yerden ayaklarınızı parmak uçlarınızın üzerine kaldırmayı da ihmal etmeyin. 

RİSK ALTINDA MISINIZ?

Ailenizde varis hikayesi varsa,

Aşırı kilolu iseniz,

Sabit pozisyonda çalıştığınız için yer çekimine maruz kalıyorsanız,

Östrojen hormonu içeren ilaçlar kullanıyorsanız,

Zorlu veya sık hamilelik dönemi geçirdiyseniz,

Günlük hayatınızda sık sık 5 cm'den yüksek topuklu ayakkabılar kullanıyor iseniz,

Risk grubundaki mesleklerde çalışıyorsanız (öğretmen, bankacı, hostes, kuaför, tezgahtar, sağlık personeli gibi)

Damar içi kapakçıklarınız doğuştan kısmen ya da tamamen yoksa dikkatli olun, varis oluşumunda risk grubuna giriyorsunuz!

Nasıl belirti veriyor?

Damarlarda gözle görülen belirginleşme, kıvrımlaşma,

Bacaklarda ortaya çıkan şişlik,

Günün ilerleyen saatlerinde artan ağrı, ağırlık dolgunluk hissi ve kramp,

İlerlemiş dönemlerde ödem, ciltte renk değişimi ve yaralar. 

TEŞHİS İÇİN DOPPLER ULTRASONOGRAFİ ŞART

Doppler ultrasonografi ile; damarların çaplarında bir artış olup olmadığına ve mevcut kapakların fonksiyonlarında bir kaybın olup olamadığına, var ise bu fonksiyon kaybının hafif, orta veya ileri derecelerde olduğu belirlenebiliyor. Bunların yanında doğuştan damar içi kapaklarının bulunmaması, bazı damarların gelişmemiş olması gibi kan akımını önleyen bir durum olup olmadığı tespit  edilebiliyor. Bunlara  bağlı olarak da, toplardamar yetmezliğinin derecelendirilmesi yapılıyor. Doppler ultrason tetkikinde çıkan sonuca göre de tedavinin şekline karar veriliyor. 

HANGİ DURUMDA HANGİ TEDAVİ?

Damarın çapı 1 milimetrenin altında ise radyofrekans ve lazer: Radyofrekans dalgaları  ve lazer ışınları çapı 1 milimetrenin altında olan mavi ve kırmızı renkli kılcal damarlarda etkili oluyor. Problemin yaygınlığına göre değişmekle birlikte bu tedavilerde genellikle 3-4 seans yeterli geliyor. 

Damarın çapı 1-3 milimetre ise skleroterapi: Sorunlu olan damara çok ince iğneler ile ilaç verilerek toplar damarın tıkanması esasına dayanıyor. Tedavi her biri 30 dakika süren 3-4 seanstan oluşuyor.  

Damarın çapı 3-5 milimetrenin üzerinde ise cerrahi operasyon: Günümüzde cerrahi operasyon artık çok küçük 1-2 mm’lik deliklerden sonrasında kozmetik sorunlar yaratacak bir iz kalmayacak şekilde varisli damarların çıkarılması şeklinde uygulanıyor.