• Bist 100
    101447
  • Dolar
    5,7073
  • Euro
    6,3178
  • Altın
    275,5960
İstanbul
15 / 21
0530 708 54 54
0530 708 54 54
19 Ağustos 2019 Pazartesi 16:16:19 | Son Güncelleme: 19 Ağustos 2019 Pazartesi 17:11:10

Suriye'deki gelişmeleri yorumlayan Siyasi Analist Serdar Sement: Türkiye gerekli irade ve kararlılığa sahiptir

Türkiye’nin hem Suriye’nin kuzeyi hem de İdlib’de birikmiş problemleri giderme noktasında gerekli irade ve kararlılığa sahip olduğunun altını çizen Sement, “Sadece rejim değil, HTŞ unsurundan kaynaklanan denetimsizlik ve olumsuzluklar da giderilecektir. HTŞ’nin yol açtığı ateşkes ihlalleri tam-yerel gruplardan Ceyş’ül İzzet ve Ulusal Kurtuluş Cephe destekli unsurlarca kapatılacaktır.” ifadelerine yer verdi.

Siyasi Analist Serdar Sement, Suriye bölgesinde yaşanan gerginliğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu. M5 otoyolunun Mar’at El-Numan ve güneyiyle Han-Seyhun arasındaki mesafenin denetim altına alınmış olması gerektiğini ifade eden Sement, “Bu durum, bölgede iki yeni geçici üs tesisini şart kılıyor.” dedi.



Suriye’nin İdlib kentindeki 9 Numaralı Gözlem Noktası’na intikal etmekte olan Türk askeri konvoyuna yönelik hava saldırısı düzenlendiği, 3 sivilin yaşamını yitirdiği, 12 sivilin de yaralandığı belirtildi. Siyasi Analist Serdar Sement, bölgede yaşanan sıcak gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Aksam.com.tr’ye değerlendirmelerde bulunan Siyasi Analist Serdar Sement, Türkiye’nin Suriye’deki mutabakat süreçleriyle bölgeye barış ve istikrar getirdiğini vurguladı. Sement, “Türkiye her zaman kaideli, düzenli ordu formatta, sözüne güvenilen milli bir devlettir. Türkiye sözündedir; Astana sürecine dair İdlib’deki aksaklıklar hal yoluna girecek, rejim ve Körfez bulaşık HTŞ’nin yol açtığı olumsuzluklar bertaraf edilecektir.” ifadelerini kullandı.

M5 otoyolunun Mar’at El-Numan ve güneyiyle Han-Seyhun arasındaki mesafenin denetim altına alınmış olması gerektiğini ifade eden Sement, “Bu durum, İdlib’deki ana 12 TSK üssünden sonra kurulan geçici üslenme gibi iki yeni geçici üs tesisini şart kılıyor.” sözlerini kaydetti.

İşte Siyasi Analist Serdar Sement’in İdlib bölgesinde yaşanan son gelişmelere ilişkin değerlendirmeleri…

“REJİM VE HTŞ ARASINDAKİ ÇATIŞMALAR ŞİDDETLENDİ”

Gerek rejim gerekse HTŞ’nin denetimsiz ve kötücül aktivasyonunun İdlib güneyi ve M5 otoyolu üstündeki çatışmaları beslediğini ifade eden Sement, “Astana sürecinin bileşeni olarak İdlib güneyinde bazı bölgelerin ağır silahlardan arındırılması, HTŞ unsurlarının M5 otoyol güney-doğusundan çekilmesi, rejim unsurlarının M5 yolunda güvenliğe iştirak etmesi gerekmekteydi.” ifadelerini kullandı.

Rejim ve HTŞ arasında çatışmaların şiddetlendiğini anlatan Serdar Sement, şunları kaydetti:

“İdlib’de 12 üssümüzden güneyde bulunan Maidan-Gazal, Cisrer-Şuğur, Til-Tukan, Surman ve Morek üslerimiz üstünde baskı artmıştır. Rejimin hedeflemesi bu üslerden en güneydeki Morek’in boşaltılmasıdır. Rejime göre TSK üslerimiz HTŞ unsuruna saldırılarında destek vermekte, kollamaktadır.”

TSK üslerinin HTŞ saldırılarında ne kullanılmakta olduğunu ne de saldırganların kollanmakta olduğunu vurgulayan Sement, “TSK üsleri çatışmaların ne doğrudan ne de dolaylı bileşenidir. TSK üsleri çok sayıda denetim dışı terörist grubun çatışmalı bertaraf edilmesinde muharip uygulamadadır. TSK üsleri daha birkaç hafta önce onlarca silah mühimmat deposunun tasfiyesinde Rus ordusuyla iş birliğindeydi.” sözlerine yer verdi.

“TÜRKİYE’NİN İKİ HUSUSU NETLEŞTİRMESİ GEREKİYOR”

Türkiye’nin hem ABD ile görüşmelerde hem de Astana sürecindeki tıkanıklığı aşmak ve Suriye’deki genel manzarayı toparlamak bakımından iki hususu netleştirmesi gerektiğini söyleyen Sement, “Kuzey Suriye’de CENTCOM-PKK karşısında tam kararlılık, Rusya-İran-Esed karşısında İdlib’de HTŞ unsurlarının yol açtığı olumsuzlukları tam gidermeliydik.” dedi.

17-18 Ağustos tarihlerinde Tel Rıfat’ta konuşlu ÖSO unsurlarına terör örgütü PKK/YPG bölgesinden saldırılmış olduğunu ve bu saldırılara ÖSO tarafından karşılık verildiğini hatırlatan Sement, “ÖSO karşılık verirken araya giren Rus askerî polisi ateş altında kalmış, en az bir Rus personel ağır yaralanmıştır. Yaralanan Rus personelin sağlık durumu netlik kazanmamıştır.” ifadelerini kullandı.

Baskı altındaki TSK üslerinin bilhassa Morek’in hem düzenli lojistiğinin temini hem de kuvvet takviye gereği pürüzlü olduğunu söyleyen Sement, “Morek üssümüzün kara yolu bağlantısı kesintisiz kılınmalıydı. Hem bu nedenden hem de İdlib güneyi M5 otoyolunun Mar’at El-Numan ve güneyiyle Han-Seyhun arasında nispeten uzun ve açık mesafenin denetim altına alınması gerekmekteydi.” dedi.

“İKİ YENİ GEÇİCİ ÜS TESİSİ ŞART OLDU”

Söz konusu nispi uzun mesafenin denetim altına alınmasının, İdlib’deki ana 12 TSK üssünden sonra kurulan geçici üslenmenin diğer bölgelerindeki gibi iki yeni geçici üs tesisini şart kıldığını ifade eden Sement, şunları kaydetti:

“Değinilen iki nedenden; Morek üssüne takviye ve iki yeni geçici-üs tesis maksatta TSK tarafından mekanize unsurlarımız konvoy halinde sevk edilmiştir. Yeni geçici-üs teşkillerini önleme gayretleri ve 18 Ağustos’ta artan stres rejim unsurlarınca vesile addedilmiş, Morek üssüne giden konvoyumuzun öncü unsuru Mar’at-El Numan güneyinde M5 otoyolda vurulmuştur.”

Rejim tarafından ilk vurulmada iki ÖSO unsurunun şehit edildiğini, üç kadar ÖSO unsurunun ise yaralandığını belirten Serdar Sement, “TSK, vurulan konvoya havadan destek kararı alarak F-16 görevlendirmiştir. TSK ayrıca bir konvoy daha mekanize unsur görevlendirmiş, yine F-16 koruması altında bölgeye sevk ettirmiştir. İlk konvoy halen Mar’at El-Numan güneyi Hish mevkiinde, hareket eden ikinci konvoyla birleşmek üzere beklemededir.” sözlerine yer verdi.

“ORTAM, MANİPÜLATİF EYLEM YERİNE DÖNÜŞTÜ”

TSK konvoyları beklemedeyken Han-Seyhun’daki rejim güçlerine HTŞ ya da yönlendirdiği gruplarca yeni saldırılar başlatıldığını anlatan Sement, şu ifadeleri kullandı:

“Ortam tam-manipülatif eylem yerine dönmüştür. Rejim unsurları yaklaşık saat 14.00’te Hish mevkiinde beklemeye geçen konvoyu ikinci kez vurmuş, zayiat belirsizdir. Rejim resmi ajansı TSK konvoylarını ‘teröristlere yardım maksatlı Morek’e gitmekteydi’ şeklinde sunmuştur.”

“İKİ ÖNEMLİ HUSUSUN AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMASI GEREKİYOR”

İki önemli hususun açıklığa kavuşturulması gerektiğinin önemine değinen Sement, “HTŞ’nin denetimsiz ve kötücül eylemleri bilinmekte, TSK tarafından kabul edilmemekte, TSK’nın sahada konuşlanma ve işleyişi buna göredir. Rejimin provokatif saldırıları keza bilinmektedir. Tıkanıklığı aşmak, İdlib güneyini rejim güçlerine terki gerektirmez.” dedi.

İdlib’in güneyinde HTŞ unsurlarının sınırlanma ve ÖSO unsurlarınca dengelenme maksatlı transferlerin rejim tarafından TSK’ya saldırı vesilesi olarak görülmemesi gerektiğini öne süren Sement, TSK’nın mesuliyetini aldığı bölgede görevini tamamlama irade ve kararlılığına sahip olduğunu aktardı. 

“HERHANGİ BİR BEKLEMEYE GEÇME POZİSYONU SÖZ KONUSU DEĞİL”

TSK unsurlarının Rus askeriye emriyle ya da rejim güçlerinin engellemesiyle herhangi bir beklemeye geçme pozisyonunun bulunmadığını ifade eden Sement, “TSK unsurlarının ÖSO ile birlikte Morek ve diğer üslerimizi sahada ortada ya da desteksiz bırakması, lojistik ya da takviyesini akamete uğratması söz konusu değildir.” dedi.

Konvoyların beklemesine ilişkin gerekliliğin “Han-Seyhun kuzeyiyle Mar’at El-Numan arasında inşa edilecek iki yeni geçici-üslenme bölgesinin nokta olarak belirlenmesinde teyit maksatlı” olduğunu anlatan Siyasi Analist Sement, “Bu ayrım hem askerî-teknik hem de diplomatik cihetten önemlidir.” ifadelerini kullandı.

“TSK KONVOYLARI, F-16’LARIN KESİNTİSİZ UÇUŞUYLA KORUMA ALTINDADIR”

Karşılıklı provokatif eylem ve saldırılara rağmen durumun tolere edilmesi gerektiğini söyleyen Sement, “Mekanize ve tecrübeli personelle teçhiz edilmiş konvoylarımız yolda ateş edilmeyi bekleyen pasif hedef değildir. Böyle gösterilmesi etik ve teknik cihetten doğru değildir.” dedi.

TSK konvoylarının ayrıca F-16’ların kesintisiz uçuşuyla havadan da koruma altında olduğunu bildiren Sement, “Çatışmalı bölge şartlarına nazaran tolere edilemeyecek gelişme olsa, Rusya ile mutabakatsız hareket edilse, Rus Hava Kuvvetleri denetiminde İdlib hava sahasında F-16’larımız devreye alınamazdı.” sözlerini kullandı.

“TÜRKİYE, GEREKLİ İRADE VE KARARLILIĞA SAHİPTİR”

Türkiye’nin hem Suriye’nin kuzeyi hem de İdlib’de birikmiş problemleri giderme noktasında gerekli irade ve kararlılığa sahip olduğunun altını çizen Sement, “Sadece rejim değil, HTŞ unsurundan kaynaklanan denetimsizlik ve olumsuzluklar da giderilecektir. HTŞ’nin yol açtığı ateşkes ihlalleri tam-yerel gruplardan Ceyş’ül İzzet ve Ulusal Kurtuluş Cephe destekli unsurlarca kapatılacaktır.” ifadelerine yer verdi.

Siyasi Analist Serdar Sement, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“HTŞ’nin denetimsiz ve olumsuz hareketlenmesi, İdlib güneyinde sahada devreye alınacak ÖSO unsurunca ayrıca engellenecek, koordinasyon TSK uhdesindedir. Bu nedenlerle İdlib güneyi Han Seyhun kuzeyinde tesis edilecek iki yeni geçici-üs bölgesi Rusya tarafından süratle kabul görmelidir.”

Kaynak: Aksam.com.tr