• Bist 100
    95.773
  • Dolar
    5,7793
  • Euro
    6,5898
  • Altın
    265,0246
İstanbul
20 / 27
0530 708 54 54
0530 708 54 54
22 Mayıs 2019 17:42 | Çarşamba

Her tansiyon aleti doğru sonucu vermiyor. İşte en güvenilir ölçüm yöntemi

Hipertansiyonunuz var ve düzenli ölçüm yapıyorsunuz. Peki acaba yaptığınız ölçüm doğru mu? Uzmanlar bu konuda uyarıyor ve en doğru sonucu manuel tansiyon aletlerinin verdiğini, el bileğinden otomatik aletlerle ölçüm yapan cihazlarda yanlış değerlendirmeyle daha sık karşılaşıldığını söylüyor. Bilinmesi gerekenlerden biri de tansiyon ölçümünün her iki koldan yapılması gerektiği. Neden mi? Detaylar haberimizde.

Çağın hastalığı hipertansiyonla ilgili farkındalık artışına ihtiyaç olduğu açık. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon gününde bu konudaki yapılan bilgilendirmeler de  bunu açıkça ortaya koydu. Peki nedir hipertansiyon ve kişiyi bulması halinde neler oluyor? Koç Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümünden Prof. Dr. Saide Aytekin, “Damarın içindeki kanın damar duvarına yaptığı yüksek basınca, ‘hipertansiyon’ deniyor. ‘Yüksek kan basıncı’ adıyla da bilinen hipertansiyon, uzun dönemde yüksek basınçlı kanın damar duvarlarındaki etkisiyle damarın iç yüzeyinde hasara yol açabiliyor”diyor. Hipertansiyon değeri belirli rakamlarla ifade ediliyor. Habertürk’ten Ceyda Erenoğlu’nun haberine göre bu rakam kılavuzlarda yıllar içinde değişmeler gösteriyor. 2015 yılından sonra yapılan çalışmalar sonucunda, yüksek tansiyon sınırının 120/80 mm/Hg’ye düşürülmesi ile hipertansiyona bağlı olarak kalp ve beyinde görülen hasarlar ve bundan kaynaklanan ölümlerde azalma olduğu belirtiliyor. Son olarak 2017 yılında Amerikan Kalp Derneği tarafından yayınlanan Hipertansiyon Kılavuzu’nda 130/80 mm/hg’nin üzerindeki değerler “yüksek tansiyon” olarak değerlendiriliyor. Bu kılavuzda, kan basıncı 130/80 mm/hg’nin üzerinde olan kişilere, gerekli önlemler alındıktan sonra ilaç tedavisi verilebileceği yazıyor.

HİPERTANSİYON BELİRTİLERİ

*Baş ağrısı

*Baş dönmesi

*Nefes darlığı

*Çarpıntı

*Göğüs ağrısı

*Görmede bozukluk

*Halsizlik

*Yorgunluk

*Burun kanaması,

*Kulaklarda çınlama,

*Yürüme ve merdiven çıkmada zorlanma,

*Bazen çok sık idrara çıkma (Gece uykudan uyanıp idrar yapma)

*Bacaklarda şişlik

Not: Tüm belirtiler arasında önde gelenler; baş ağrısı, ensede ağrı, baş dönmesi, yüzde kızarıklık, kalp çarpıntısı, kolay yorulma olarak sıralanıyor. Hipertansiyon belirtilerinden biri ya da birkaçı hissedildiğinde mutlaka bir doktora başvurulması gerekiyor.

EN DOĞRU SONUCU MANUEL TANSİYON ALETLERİ VERİYOR

Tansiyon ölçümleri tansiyon aletiyle yapılıyor. Üst koldan yani omuzla dirsek arasından ölçülen manuel tansiyon aletlerinin en doğru sonucu verdiği belirtiliyor. El bileğinden otomatik aletlerle ölçüm yapan cihazlarda yanlış değerlendirmeyle daha sık karşılaşılıyor. Tansiyonun mutlaka her iki koldan ölçülmesi gerekiyor. Eğer kol damarlarında darlık varsa, tansiyon düşük çıkabiliyor. İki koldan ölçüm yapıldığında iki taraf da aynı ölçüme sahipse, tek bir koldan ölçüm yapılmaya devam edilebileceği belirtiliyor. Eğer kollarda fark bulunuyorsa, yüksek olan koldaki ölçümün dikkate alınması gerekiyor.

İDEAL TANSİYON ÖLÇÜMÜ İÇİN GEREKENLER

Tansiyon ölçümü esnasında dikkat edilmesi gereken kurallar şöyle sıralanıyor

*Ortam sessiz, sakin ve uygun ısıda olmalı

*Hasta bir sandalyede dik olarak oturmalı.

*Hasta yatar pozisyondaysa ölçüm oturur konumda da tekrarlanmalı.

*Ayaklar yere basmalı, sırt yaslanmalı.

*Bacak bacak üstüne atılmamalı.

*Hastanın yanında kolu kalp hizasında tutacak bir masa bulunmalı.

*Yapılacak işlem hastaya anlatılmalı ve birden fazla ölçüm yapılacağı belirtilmeli.

*Hastanın ölçümden önce en az 5 dakika bu pozisyonda dinlenmesi sağlanmalı.

*Tansiyon ölçülmeden önce kahve ve sigara içilmemeli.

*Evde el bileğinden tansiyon ölçümü yapılıyorsa, en az iki defa ara verilerek ölçüm yapılmalı

*Tansiyon ölçümü arasında en az 15 dakika zaman olmalı

*Anormal bir değer çıkarsa, normal bir tansiyon aletiyle tekrar ölçüm yapılmalı. Genelde ev ölçümlerinde üst koldan ölçen dijital cihazların daha sağlıklı bilgi verdiği unutulmamalı.

YÜKSEK TANSİYON RİSKİNİ ARTIRAN FAKTÖRLER

*Yaş: Yüksek tansiyon görülme oranı ilerleyen yaşla birlikte artıyor. Buna karşın tansiyon yüksekliği ilk olarak genellikle 35-50 yaşlarında saptanıyor.

*Cinsiyet: 50 yaşın altındaki grup ele alındığında, erkeklerde daha sık görülüyor. 50-55 yaş grubunda görülme sıklığı eşitleniyor. 55 yaşından sonra ise kadınlarda görülme sıklığı daha fazla oluyor.

*Kalıtım: Yüksek tansiyonlu kişilerin yaklaşık yüzde 60' ında ailede de tansiyon yüksekliği bulunuyor.

*Şişmanlık: Şişmanların yaklaşık yüzde 40'ında yüksek tansiyon görülüyor. Genç hastaların yaklaşık üçte birinin ise şişman olduğu belirtiliyor.

*Şeker hastalığı: Şeker hastalarında yüksek tansiyona çok sık rastlanıyor.

*Aşırı tuz tüketimi: Yüksek tansiyona yol açan nedenlerden biri olarak değerlendiriliyor.

*Fiziksel aktivite azlığı: Yüksek tansiyon görülme olasılığını artırıyor.

*Alkol tüketimi: Alkol kullananlarda yüksek tansiyon görülme sıklığı artıyor.

*Stres: Yüksek tansiyonun ortaya çıkmasını kolaylaştırıyor.

HİPERTANSİYON TİPLERİ

*Primer (birincil) hipertansiyon: Birincil (ya da sebebi belli olmayan ‘esansiyel’ hipertansiyon) herhangi bir soruna bağlı olmuyor ve asıl hastalık olarak ortaya çıkıyor. Gördüğümüz tansiyon yüksekliklerinin yüzde 95’ini bu hipertansiyon çeşidi oluşturuyor. Genellikle aileden geçişli genetik bazı bozukluklara bağlı olduğu gösterilse de kesin nedeninin tam olarak açıklanamadığı belirtiliyor.

Sekonder (ikincil) hipertansiyon: Nadir görülen (%5) bir tansiyon çeşidi olarak tanımlanıyor. Burada tansiyona neden olan bir hastalık bulunuyor. (Böbrek damarlarında daralma ya da hipertansiyona sebep olan bir tümör vb.) Ancak soruna yol açan nedenin tespiti için birçok tahlil ve tetkik gerekebiliyor.

YÜKSEK TANSİYON SAPTANAN HASTALARIN YAPMASI GEREKENLER;

*Kilo kontrolü sağlamak

*Hareketli bir yaşam tarzını benimsemek

*Olanak varsa günlük yarım saatlik tempolu yürüyüş

*Tuz alımının azaltılması (Günlük tuz alımının 6 gram yani 1 çay kaşığı düzeyine indirilmesi)

*Sigara ve alkolün bırakılması

*Bol kalorili, yağ oranı yüksek gıdaların azaltılması

İLAÇ TEDAVİSİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Günümüzde ülkemizde de kullanımda olan pek çok yüksek tansiyon ilacı bulunuyor ve hepsi kan basıncını farklı mekanizmalarla kontrol ediyor. Bunlardan en uygun olan bir ya da birkaç tanesi, doktor tarafından hastanın yaşı, cinsiyeti, yüksek tansiyonunun nedeni, tansiyon değerleri ve yandaş hastalıkları göz önüne alınarak hastaya reçete edilip nasıl kullanması gerektiği anlatılıyor. Hipertansiyon kronik bir hastalık olduğu için hayat boyu belirli aralıklarla doktor gözetimi ve tedavi gerektiriyor. Bu nedenle daha başarılı bir tedavi için doktorun yönlendirmesi ve hastanın uyumu şart görülüyor. Arkadaş, komşu gibi kişilere iyi gelen ilaçlar bir başkasına yan etki yapabildiği için doktora sorulmadan ilaçları ani olarak kesmek veya başkasının ilacını almak son derecede tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor.

İLAÇLARIN YAN ETKİSİ VAR MI?

Kan basıncını düşüren ilaçların da yan etkileri bulunuyor. Ancak bu yan etkiler ilacı kullananların tümünde görülmüyor. Bir ilaç grubunda yan etki görüldüğünde bir diğer grup ilaçla değişim yapılabiliyor. Yan etki doza bağımlı ise ilacın dozu azaltılarak başka bir ilaçla birlikte kullanılması öneriliyor. Herhangi bir yan etki görüldüğünde bir sonraki doz alınmadan veya ilaç tamamen kesilmeden mutlaka doktora danışılması gerekiyor.

ÖMÜR BOYU İLAÇ KULLANMAK ŞART MI?

Çoğunlukla ömür boyu tedavi gerekse de, hafif hipertansiyonu olan hastalarda bir takım genel önlemlere dikkat etmek koşuluyla (beslenme, zayıflama, düzenli egzersiz gibi) doktorun kararı doğrultusunda ilaç tedavisine bir süre ara verilebiliyor. Bu noktada kan basıncı değerlerini izlemek ve normal değerler saptanırsa ilaç kullanmamak söz konusu olabiliyor.

HİPERTANSİYON KONUSUNDAKİ YANLIŞLARIMIZ

*Şikayeti bulunmayan bir kişinin kan basıncı değerlerindeki yüksekliği önemsememesi

*Hipertansiyonu olduğu bilinen bir kişinin düzenli doktor takibine gitmemesi ve ilaçlarını çeşitli nedenlerle aksatması ya da bırakması

*İlaçların uzun vadede zarar vereceği düşünülerek ve ilaç kesildiğinde olabilecek olumsuzluklar göz ardı edilerek ilacın bırakılması

*Doktora danışılmadan ve iyi geleceği düşünülerek başka bir hipertansiyon hastasının ilacının alınması.

*İlaç tedavisi dışında hipertansiyon kontrolünde ve tedavisinde çok önemli olan sigara ve alkolün bırakılması, hareketli yaşam tarzının benimsenmesi, kilo verilmesi, sağlıklı beslenme ve tuz kısıtlaması gibi faktörlerin ihmal edilmesi

*Hipertansiyonu kontrol etmek için bilimsel kanıtı bulunmayan çeşitli tedavilerin (örneğin bazı bitkilerin) denenmesi.

(HaberTürk)