• BIST
    1320.98
  • Dolar
    7,9948
  • Euro
    9,5267
  • Altın
    464,3420
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
20 Ağustos 2020 Perşembe 14:05:00 - Güncelleme:20 Ağustos 2020 Perşembe 14:33:00

Başkan Erdoğan'dan flaş İstanbul yorumu: İstanbul şimdi çöp dağlarıyla adeta bir rezillik

ATO Congresium'da Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuşan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "Çöp dağlarıyla İstanbul'u devraldık, şimdi İstanbul çöp dağlarıyla adeta bir rezillik. İş bilenin kılıç kuşananın.Toplanmayan çöpler, akmayan sular, bir türlü durağa gelmeyen otobüslerle gündem oluyor. Birçok şehirlerimizde sunulan hizmetlerin hem kalitesinde, hem sayısında ciddi düşüşler var." diyerek CHP'li belediyeleri eleştirdi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuştu.

Başkan Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

KAZA GEÇİREN HİLMİ GÜLER AMELİYET OLDU

AK Parti yerel yönetimler başkanlığımıza, sayın başkan ve ekibine bu önemli toplantıyı tertip ettikleri için teşekkür ediyorum. Kovid-19 hastalığı sebebiyle vefat eden Çumra Belediye Başkanı Halit Oflaz kardeşime Allah'tan rahmet, eşine ve çocuklarına sabırlar diliyorum. Bu arada tüm Çumra halkına başsağlığı dileklerimi ifade etmek istiyorum. Tüm Meclis üyelerimize sabırlar diliyorum. Toplantımıza gelirken trafik kazası geçiren Hilmi Güler beye de geçmiş olsun dileklerimi ifade etmek istiyorum. Bu sabah ameliyatını geçirdi, başarılı bir ameliyat. İnşallah bir haftalık istirahatten sonra o da mesaisine inşallah başlayacaktır.

"YOLA KOLTUK HIRSIYLA DEĞİL, MİLLETİMİZE HİZMET AŞKIYLA ÇIKTIK"

19 yıllık hizmetlerimizin özetinin özeti diyeceğimiz dökümüyle ülkemizin geleceğine dair hedeflerimizi de kamuoyuyla paylaştık. AK Parti 19 yılın heyecanı ve tecrübesiyle mücadelesini kararlılıkla devam ettiriyor. 19 yıl önce milletin sinesinden çıkmış bu hareket, Necip Fazıl'ın ifadesiyle pekleşe pekleşe yoluna devam ediyor. 2001'den beri AK Parti'nin tüm kademelerinde bu davaya hizmet etmiş, katkı sağlamış, partimize oy vermiş tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.

Halen bu çatı altında görev yapan, koşan, koşturan yol arkadaşlarımı gönülden tebrik ediyorum. Diktiğimiz AK Parti fidanı, bugün 83 milyonun tamamını kuşatan ulu bir çınara dönüştü. 19 milyonu aşan üye sayısıyla ülkemizin en büyük siyasi partisiyiz.

Milletimizin tüm fertlerini, bütün renklerini bünyesinde barındıran güçlü bir kadroyuz. 19 yıl gibi kısa bir sürede, siyaset tarihine altın harflerle nakşolmuş bir partiyiz. Bizlere böyle bir onuru nasip ettiği için Rabbimize ne kadar hamd etsek azdır.

14 Ağustos 2020 tarihi itibariyle 19 yılı hizmetlerle, eserlerle, Türkiye'ye aziz milletimize demokrasimize yaptığımız tarihi nitelikte katkılarla alnımızın akıyla bunları geride bıraktık.

Her vesileyle söylüyorum. Burada bir kere daha altını çizmek istiyorum. Elde ettiğimiz bütün başarılar milletimizin eseridir. Başardığımız her şeyi önce Allah'ın yardımına, sonra davamıza olan sadakatimize ve elbette bu kutlu yolda yaptığımız fedakarlıklara borçluyuz.

Milletimiz son 19 yılda gerçekten büyük bedeller ödedi. Vesayet odaklarının direnişinden darbe teşebbüslerine kadar pek çok badireyle yüzleştik. Ama yılmadık. Tehditler karşısında sinmedik, şantajlara prim vermedik. "İnanıyorsanız üstünsünüz" müjdesiyle hep daha çok çalıştık, daha çok gayret gösterdik. Çünkü biz yola koltuk hırsıyla değil, milletimize hizmet aşkıyla çıktık.

"NEFESİ YETMEYENLER, NEFESİ KESİLENLER, YOLUNU ŞAŞIRANLAR DA OLDU"

14 Ağustos 2001'de bismillah diyerek çıktığımız bu uzun, ince ve meşakkatli yolculukta pek çok imtihanla karşılaştık. Defalarca sınandık, tehdit edildik, ihanete uğradık. İçerden ve dışardan sayısız saldırıya maruz kaldık. Ancak milletin emanetini sırtlanlara yedirmedik. Manşetlerle çarpışa çarpışa, ülkemize ve partimize kurulan tuzakları boza boza bugünlere ulaştık.

Nefesi yetmeyenler, nefesi kesilenler, yolunu şaşıranlar da oldu. Bu yolculukta böbürlenenler, kibrine yenik düşenler, zaferi ve başarıyı kendinden menkul görenler oldu. Bunların hiçbirisine eyvallah etmedik. Bizimle yollarını ayıranlara aldırmadan, kutlu mücadelemize devam ettik.

Niçin siyaset yaptığımızı, bu dünyadaki varlık sebebimizin ne olduğunu hafızamızdan çıkarmadık ve çıkartmayacağız. Başkaları ne yaparsa yapsın biz vefayı, sadakati, yol ve silah arkadaşlığını gözetecek bu ilkeleri kendimize rehber kılmaya devam edeceğiz.

Hizmetin yanına tevazuyu, şeffaflığı ve nezaketi eklemeyi unutmayacağız. Şov yapmak, medyada gündem olmak yerine, eserlerimize, milletimizin gönlünün kazanmanın peşinde koşacağız. AK Parti'nin alametifarikası millete verdiği sözlerin takipçisi olmasıdır. Biz, ahdine kavline sadık sözünün eri olan bir kadroyuz.

"ŞİMDİ İSTANBUL ÇÖP DAĞLARIYLA ADETA BİR REZİLLİK"

Seçim döneminde atıp tutanların, düne kadar yunusların gezdiği Haliç'i bugün ne hale getirdiğini sizler de görüyorsunuz değil mi? Onu o hale getiren bizdik, ama şimdi bakın ne hale geldi... Ülkemizin pek çok yerinde benzer tablolara şahitlik ediyoruz. Çöp dağlarıyla İstanbul'u devraldık, şimdi İstanbul çöp dağlarıyla adeta bir rezillik. İş bilenin kılıç kuşananın.

Toplanmayan çöpler, akmayan sular, bir türlü durağa gelmeyen otobüslerle gündem oluyor. Birçok şehirlerimizde sunulan hizmetlerin hem kalitesinde, hem sayısında ciddi düşüşler var.

Ne demiştik biz yola çıkarken; İstanbul'u özellikle söylüyorum. Çöp, çamur, çukur... Bazı şehirlerimizde insanımızın yeniden kâbusu oldu bunlar. İdeolojik belediyecilik tekrar hortladı. Belediye çalışanlarımız ayrımcılığa uğramaya başladı. Bilhassa AK Parti'den CHP'ye geçtiği belediyelerde, bir öç alma, intikam alma hareketi görüyoruz. Seçimlerde 'kimsenin ekmeğiyle oynamayacağız' diyenler, binlerce insanı aşından etti. Bay Kemal bu sözleri vermemiş miydi? Bu sözleri veren Bay Kemal, o garip insanları işinden aşından ekmeğinden etmedi mi? Biz böyle sahnelerin yaşanmasına asla müsaade etmedik. Seçim döneminde söylediklerimizi sandıklar kapandıktan sonra unutanlardan da olmadık.

31 Mart seçimleri öncesinde gerek büyükşehir, gerekse il ilçe bazında mahalli idarelerle ilgili vizyonumuzu ilan etmiştik. Manifestomuzda nasıl bir belediye başkanı olacağımızı, şehrimizin hangi sorununa öncelikle çözüm arayacağımızı paylaşmıştık. Her birinizin son 1,5 yıldır yürüttüğünüz çalışmalarda ilan ettiğimiz prensipleri rehber edindiğinize inanıyorum.

Gönül belediyeciliğinin bayraktarlığını yapan siz kardeşlerime, bir bir başlığımızı tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum.

Şehir planları hakkaniyete uygun şekilde hazırlanacak. Altyapı sorunları tamamen çözülecek. Kentsel dönüşüm çalışmaları vatandaşların ihtiyaçlarına göre yürütülecek. Şehirlerimiz kendi hikayelerine uygun şekilde geliştirilecek. Akıllı şehirler uygulamalarıyla teknolojinin tüm imkanları insanımızın emrine sunulacak. Çevreye saygılı şehirler ile, belediye hizmetlerinde tüm varlıklarla uyum gözetilecek. Doğrudan insana dokunan hizmetler ve projeler yaygınlaştırılacak. Yatay mimari ile; aile, mahalle ve komşuluk kültürünü ihya eden örnek yerleşim alanları kurulacak.

Bu hafta Rize'deydik, Ayder Yaylası'nı dolaştık. Gerek altyapı, gerek üst yapı çalışmaları devam ediyor. Bu manifestonun gereğini Ayder Yaylası'nda inşallah hayata geçireceğiz. Ardından Uzungöl'ü ele alıp hayata geçireceğiz, çünkü belediyecilik AK Parti'nin işidir. Bunu biz yapacağız.

Her zaman söylüyorum. Yerelde başarılı olmayan devlet iradesinde başarı gösteremez. Biz yerel yönetimlerde millete rüştünü ispat etmiş ondan sonra ülke yönetimine talip olmuş bir hareketiz. Tabi 25 Ağustos geliyor. 25 Ağustos'ta inşallah Ahlat'a gideceğiz. Tabi koronavirüs sebebiyle geniş çaplı bir yolculuğumuz bu sene olmayacak. Dar kapsamlı bir yolculuk gerçekleştireceğiz Ahlat'a. Ahlat'a güzel bir Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve öğrencilerimizle ilgili de şöyle iki yurt gerçekleştirmiş durumdayız. Derdimiz Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile tarihi ayağa kaldırmak. Zira Sultan Alparslan Ahlat'ta geceleyip oradan Malazgirt'e yola çıkmıştı. Biz de şimdi tarihi burada analım istiyoruz. Geceyi Ahlat'ta geçirip, ondan sonra 26'sının sabahı da Malazgirt'e hareket edelim diyoruz.