• BIST
    1140.98
  • Dolar
    6,9308
  • Euro
    8,2001
  • Altın
    440,3930
0530 708 54 54
0530 708 54 54
09 Temmuz 2020 Perşembe 15:54:00 - Güncelleme:09 Temmuz 2020 Perşembe 15:54:00

ÖNDER: Bir kısım lobilerin dayatması olan İstanbul sözleşmesinden Türkiye imzasını çekmelidir

Kaynak: AA

ABONE OL

ÖNDER İmam Hatipliler Derneği, "Aile-toplum yapımızla örtüşmeyen cinsiyetsizlik ve bir kısım lobilerin dayatması olan bu (İstanbul) sözleşmeden Türkiye imzasını çekmelidir." açıklamasında bulundu.

ÖNDER İmam Hatipliler Derneği, İstanbul Sözleşmesi'ne ilişkin, "Aile-toplum yapımızla örtüşmeyen cinsiyetsizlik ve bir kısım lobilerin dayatması olan bu sözleşmeden Türkiye imzasını çekmelidir." açıklamasını yaptı.

ÖNDER'den yapılan açıklamada, son günlerin tartışma konularından biri olan İstanbul Sözleşmesi'nin çözüm uygulamalarının aile içi şiddeti sona erdirmediği, aile yapısını iyileştirici ve onarıcı uygulamalar getirmediğinin net bir şekilde ortaya çıktığı öne sürüldü.

Açıklamada, "Bu nedenle Türkiye'nin bu sözleşmeden çekilmesini talep ederken ailenin korunması, aile içi şiddete karşı taviz verilmeksizin kadın ve erkek, şiddet mağduru tüm bireylerin toplumun beklentilerine uygun iç hukuk mevzuatıyla korunması elzemdir." ifadeleri kullanıldı.

Ailenin; toplumun temeli, geleceğin ve nesillerin teminatı olduğuna işaret edilen açıklamada, toplumu oluşturan aile ile ilgili öğretilerin İslam'ın ve diğer semavi dinlerin emir ve buyruklarıyla geldiği ifade edildi.

Aileyi oluşturan kadın ve erkeğin her tür hak ve hukukunun korunması gerektiği belirtilen açıklamada, "Aile içi ve aile dışı, ne olursa olsun, şiddetin her türlüsünü reddediyoruz. Her bireyin hakkını ve hukukunu koruma noktasındaki düşüncemiz, konu kadın ve çocuklar olduğunda daha da belirginleşiyor." denildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Şiddete uğrayan bireylerin haklarının korunması amacıyla imzalanan İstanbul Sözleşmesi'ni inanç, gelenek ve değerlerimizi yok sayan dayatmalardan dolayı reddediyoruz. Şiddetin yaşanmaması ve şiddete uğramış bireylerin korunması temel kabulümüzdür ancak bu konunun uluslararası sözleşmelerden ziyade iç hukuk yollarıyla teminat altına alınması gerektiğini düşünüyoruz. Sözleşmenin temel ahlaki değerlerimizle örtüşmeyen 'toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelim' konusundaki dayatmaları kesinlikle kabul edilemez. Toplumsal cinsiyet rollerinin reddini içeren belge geniş anlamda değerlendirildiğinde marjinal grupların propaganda gücünü arttırmış ve bu düşüncelerin toplumda normalleşmesine kapı aralamıştır. Sözleşmenin eşcinselliği yaygınlaştırıcı ve makulleştirici yaklaşımına karşı çıkmak insan neslinin korunması açısından vazgeçilmezdir."

Şiddetin ailenin olduğu kadar toplumun da düşmanı olduğu vurgulanan açıklamada, aile yapısını güçlendirecek sosyal, iktisadi ve hukuki önlemlerin mutlaka alınması, yapılacak yasal düzenlemelerin ise geniş bir toplumsal mutabakat üzerinden gerçekleştirilmesi gerektiği anlatıldı.

Açıklamada, "Aile-toplum yapımızla örtüşmeyen cinsiyetsizlik ve bir kısım lobilerin dayatması olan bu sözleşmeden Türkiye imzasını çekmelidir. Bu konuda atılacak adımları destekliyor ve bir an önce harekete geçilmesini istiyoruz." ifadeleri kullanıldı.