• BIST
    1330.87
  • Dolar
    7,8158
  • Euro
    9,4809
  • Altın
    461,3880
0530 708 54 54
0530 708 54 54
22 Ocak 2019 Salı 08:00:00 - Güncelleme:21 Ocak 2019 Pazartesi 20:19:00

'Yüksek fiyatın hesabını sorarız'

Başkan Erdoğan, TOBB Ekonomi Şûrası'nda, faiz ve enflasyondaki düşüşe rağmen marketlerdeki fiyatların hâlâ aynı olduğunu söyledi. “Bunun hesabını sormak görevimizdir” diye konuştu.

Başkan Erdoğan, “Her şey ortada, rakamlar ortada, üreticiden çıkışı ortada ama bakıyorsunuz bunlarda en ufak bir oynama, düşüş söz konusu değil. Hâlâ vatandaşımı nasıl sömürürüm bunun gayreti içerisinde. Ben herkesi bu konuda insafa, vicdana ve hepsinden önemlisi ahlaka davet etme görevliliği noktasındayım” dedi. Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) İkiz Kuleler'deki Türkiye Ekonomi Şurası'na katıldı. 

AKIL VE AHLAK DIŞI 

Erdoğan, geçen yıl yaşanan kur, faiz ve enflasyon üçgenindeki dalgalanma sırasında bazı kesimlerin iyi bir imtihan veremediğini belirterek, konuşmasına şöyle devam etti: “Kur ve enflasyondaki dalgalanmada asla orantılı olmayan, akıl ve mantıkla izah edilemeyecek fiyat artışlarıyla ilgili örnekler her gün karşımıza geliyor. Mal ve hizmet fiyatlarındaki bu akıl ve ahlak dışı artışların sebebi üzerinde hep birlikte düşünmeliyiz. Devlet teşviklerle, indirimlerle, muafiyetlerle, yapılandırmalarla bu süreçte reel sektörümüzün ve milletimizin üzerindeki yükleri azaltmak için elinden geleni fazlasıyla yapmıştır. 

GERÇEKTEN ÜZÜNTÜ VERİCİ 

Buna karşılık birilerinin piyasa şartları kılıfıyla fırsatçılığa yönelmesi, gerçekten çok üzüntü vericidir. Madem ki biz 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' diyen bir idare anlayışına sahibiz, madem ki biz 'Komşusu açken tok yatan bizden değildir.' diyen bir medeniyetin mensubuyuz, madem ki biz komşusunun siftahını gözeten bir esnaf ahlakıyla övünüyoruz, öyleyse son dönemde yaşanan hadiseler karşısında kendimizi sorguya çekmek zorundayız.” 

BAZILARI YANLIŞ ANLIYOR 

“Kimseye zararına iş yap demiyoruz, elbette kimseye kendini sıkıntıya sokma pahasına hareket et demiyoruz” diyen Erdoğan şunları söyledi: “Ancak faiz oranları düşmüş, enflasyon belli oranda düşmüş, buna rağmen bakıyorsunuz marketlerde bütün sebze meyve vesairede fiyatlar düşmüyor. Onlar hâlâ yükseliyor. Bunu neyle izah edeceğiz? Bunun ahlaki bir temeli olabilir mi? Şüphesiz ki olamaz. Öyleyse bize düşen nedir? Bu marketlerde eğer kalkıp benim halkımı sömürme mücadelesini devam ettirenler varsa bunun hesabını sorma görevi de bizimdir ve hesabını sorarız.” 

EKONOMİNİN NABZI BURADA ATIYOR

Türkiye ekonomisinin nabzının şuranın yapıldığı salonda attığını belirten Erdoğan, “Biz şimdiye kadar ekonominin mimarisini hep buradaki hazırun ile istişare içinde inşa ettik. Hiçbir zaman 'biz yaptık oldu' demedik. Yeri geldi kendi gönül dünyamıza sığdırmakta zorlandığımız adımları dahi buradaki istişareden çıktığı için atmaktan çekinmedik. 'Önce millet, önce memleket' ifadesi bizim için bir seçim sloganı değil, hayat felsefemizin ta kendisidir” ifadelerini kullandı. 

VERİLEN SÖZLER TUTULMAZSA BEKLEMEYİZ 

Fırat'ın doğusuna harekat için tüm hazırlıkların  yapıldığını belirten Erdoğan, verilen sözlerin yerine gelmesi için Türkiye'nin sonsuza kadar beklemeyeceğini söyledi. 

Erdoğan Suriye'deki gelişmelere değindiği konuşmasında, “Ülkemize en ufak bir saldırıda bulunanlar bunun bedelini çok ağır ödeyecekler. DEAŞ başta olmak üzere YPG, PYD hepsi, bunun bedelini ağır öderler. Onun için kimse bizi rahatsız etmeye kalkmasın” diye uyardı. 

GÜVENLİ BÖLGE 

“Birileri siyaset yoluyla, birileri sahada silahla, birileri masada diplomasiyle Türkiye'yi yeniden kendi kafalarındaki o dar kalıplara sokmak için cansiperane bir şekilde çalışıyor. Halbuki artık o günler geride kaldı. Bir başka ifadeyle cin şişeden çıktı” diyen Başkan Erdoğan, “Güvenli bölge teklifimiz terör örgütlerini Türkiye'nin kontrolünde bir şekilde sınırlarımızdan uzak tutma amacını taşıyor” açıklamasında bulundu. 

ADIMIMIZI ATARIZ 

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Amerika, Rusya ve diğer kesimlerle olan görüşmelerimizin anlayış birliğine varılarak sonuçlanmasını canıgönülden arzu ediyoruz ama bu demek değildir ki ilanihaye bekleyecek, gözümüzün önünde yürütülen hazırlıkların neticelenmesini seyredeceğiz. İşte sınırlardayız, bütün gücümüzle oralardayız. En yakından gelişmeleri takip ediyoruz. Şayet bize verilen sözler tutulur ve süreç işlerse ne ala. Aksi takdirde hazırlıklarımızı zaten büyük ölçüde tamamladık, kendi stratejimiz doğrultusunda gereken adımları atmaya başlayacağız.” 

PUTİN'LE KONUŞACAĞIZ

Türkiye'nin Suriye sınırında 30-32 kilometrelik bir güvenli bölge koridoru oluşturmak istediğini belirten Başkan Erdoğan şunları aktardı: “İnşallah çarşamba Rusya seyahatimiz var. Sayın Putin'le bölgedeki gelişmeleri ele alacağız, değerlendirmeleri yapacağız. Zira terörden arındırılmış bu bölgelerde Suriye halkının, oralardaki kardeşlerimizin huzurunu sağlama ahdimiz var” dedi. 

DEVAM EDECEĞİZ 

“İdlib'de eğer biz olmasaydık, yüz binlerce insanın ölüm haberlerini alacaktık” ifadesini kullanan Erdoğan, “Oradaki attığımız adımlar, hamdolsun bir sulh zeminini sağladı. İşte şimdi Afrin'de gelinen durum ortada, Cerablus'ta ortada. Bu süreci aynı kararlılıkla devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz” diye konuştu. 

Başkan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:  “Şimdi Münbiç üzerinde çalışmalarımızı ilgili arkadaşlarımız yaptılar, yapıyorlar. Münbiç'in güvenliğini alacak ve orayı da sahiplerine teslim edeceğiz. Bizim Suriye'nin toprak bütünlüğü üzerinde hesabımız yok. Suriye Suriyelilerindir ve bir an önce de onu sahiplerine teslim etmenin gayreti içerisindeyiz.”