• BIST
    1124.17
  • Dolar
    7,6604
  • Euro
    8,9115
  • Altın
    458,4930
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
08 Nisan 2020 Çarşamba 15:37:00 - Güncelleme:08 Nisan 2020 Çarşamba 15:37:00

Uzmanlardan koronavirüs uyarısı: En az iki ay daha böyleyiz

Kaynak: Habertürk

ABONE OL

Türkiye'de henüz birinci ayında olan ölümcül yeni tip koronavirüs salgınının en az 2 ay daha süreceği öngörülüyor. Daha erken bitmesi veya daha uzun zaman alıp almayacağının en önemli kriteri toplum olarak alınan önlemlere ne kadar uyacağımız ile ilişkili. Uzmanlar, “Bu mücadelede ciddiyetimizi kaybedersek tüm sayılar, parametreler ve öngörüler çöpe gider ve her şeye yeni baştan başlamak zorunda kalırız” uyarılarında bulunuyor.

Kovid-19 pandemisini yakından takip eden bilim insanlarının, bu kabusun ne zaman biteceğine ilişkin bazı öngörüleri var. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Viroloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Şahiner, “Bu konuda Türkiye olarak çok önemli avantajlarımız var. Bu avantajlardan en önemlisi salgının bizden önce başladığı ülkeleri izleme imkanımız olması. Bunlar tarama testlerinin önemi, yoğun bakım kapasitesi aşıldığında ortaya çıkan dramatik tablolar, sağlık çalışanları ve halk için koruyucu ekipman kullanımının gerekliliği yanında; Eğitim, spor, ibadetler ve diğer toplu faaliyetlerin kısıtlanmasındaki gecikmelerin doğurduğu sonuçları anlama ve görme imkanı idi. Böylelikle hem tüm tıbbi tanı ve tedavi ekipmanlarını tedarik etme şansı bulduk hem de diğer ülkelerdeki dramatik süreçleri izlediğimiz için alınan karantina önlemleri ve seyahat kısıtlamalarına çabuk uyum gösterdik” diyerek devam ediyor:

EN AZ İKİ AY DAHA BÖYLEYİZ

“Çin’de salgın yaklaşık üç ayın sonunda kontrol altına alındı. Buna rağmen insanlar hala risk altında hissederek tedirgin yaşıyorlar. Almanya ve İtalya, salgında 2 ayı tamamlamasına rağmen her gün yeni vakalar ekleniyor ve azalma işaretleri yeni görülmeye başlanıyor. Buradan yola çıkarak henüz birinci ayında bulunduğumuz bu salgının, en az 2 ay daha devam edeceğini öngörmek mümkün. Daha erken veya daha uzun zaman alıp almayacağının en önemli kriteri toplum olarak alınan önlemlere ne kadar uyacağımız ile ilişkili. Yeni salgın hastanelerimizin inşaat sürecinin başlamış olması bize bilim kurulumuzun bu sürecin ne kadar süreceği ile ilgili öngörülerini yansıtabilir. Özetle en az iki ay daha sürmesini bekliyoruz.”

TÜM DÜNYADAKİ SALGIN PARAMETRELERİNİ SAATLİK İZLİYORUZ

Doç Dr. Fatih Şahiner, “Bilim insanları bu çıkarımı hangi veriler ışığında yapıyor” sorusunu, tüm verilerin dikkatli takip ve analizinin önemine dikkat çekerek açıklıyor: “Salgının başlangıcından itibaren geçen bu üç aylık dönemde dünyanın her kıtasından farklı parametrelere sahip (yaş ortalaması, sağlık hizmetlerine erişim imkanı) büyük-küçük nüfuslu birçok ülkeyi izleme imkanımız oldu. Durumu ciddi olan hasta sayıları, toplam test ve vaka sayıları, bir milyon kişi başına test ve vaka sayıları, hangi ülkede salgının hangi gün başladığı, salgın eğrilerinin ne durumda olduğu, enfeksiyonun sık görüldüğü cinsiyet ve yaş grubu, hangi ülkenin ilk vakaların görülmesinden itibaren hangi önlemi kaçıncı günde aldığı gibi bir çok parametreyi online olarak saatlik izleyebiliyoruz. Tüm bu veriler dikkatle analiz edildiğinde birçok öngörüde bulunulabildiği gibi ek önlem gereksinimleri de değerlendiriliyor.”

ÖNGÖRÜLER YETERSİZ KALDI

Dünyanın en büyük sağlık otoritesi ve organizasyonu olan Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) salgının başlangıcında enfeksiyonun vaka-ölüm oranını 29 Ocak’ta yüzde 2 olarak açıkladığını ve bu oranın bir ay sonra (3 Mart’ta) yüzde 3.4’e yükseldiğini söyleyen Şahiner; “Günümüzde bu oran yüzde 5’lere ulaştı. Bu noktada öngörülerin tutmadığını söyleyebiliriz. Çünkü ülkeler, hatta bölgelerde (Çin’in farklı bölgeleri gibi) farklı sonuçlar çıktı. Artık durum biraz daha netleşiyor. İzolasyon önlemleri, karantina kurallarının uygulanması, sıkı denetim ve son olarak da sağlık hizmetlerine erişim hem salgının kontrol altına alınmasını hem de vefat oranlarının azaltılmasını belirleyen en önemli parametreler. Bu noktada, “dünya sağlık otoritelerinin öngörüleri yetersiz kaldı” diyebiliriz. Bu her ülkenin soruna başlangıçta aynı ciddiyetle yaklaşmamış olmasından kaynaklanıyor. Buradan, ‘Bu mücadelede ciddiyetimizi kaybedersek tüm sayılar, parametreler ve öngörüler çöpe gider ve her şeye yeni baştan başlamak zorunda kalırız’ sonucunu çıkartabiliriz” diyor.

TÜRKİYE’NİN AVANTAJI NE?

Ülkemizin avantajlı olduğu parametrelerden biri de salgın kontrol altına alındığında muhtemelen yakın ilişkilerimiz olan diğer dünya devletlerindeki verilerin de düzelmeye başlayacak olması olarak görülüyor. Şu anda Çin bunu başarmış olmasına rağmen hala tedirginlik yaşıyor ve dünyanın geri kalan kısmı henüz normalleşmediği için psikolojik açıdan rahatlayamıyor. Dünyanın diğer ülkeleri ile koordineli olan ekonomik faaliyetlerinin düzene girememe nedeninin de bu olduğu düşünülüyor. Doç Dr. Fatih Şahiner, “Koşullar gerçekleştiğinde bu sürenin Türkiye için daha kısa olması önemli bir avantaj sağlayacak”diyor.

HANGİ KOŞULLARDA BEKLENTİDEN ŞAŞARIZ?

*Zorunlu olmadıkça sokağa çıkarsak

*”Acaba hasta mıyım” diye gereksiz bir endişe ile test yaptırmak için hastaneye gidersek

*Kapalı alanlarda kalabalık içinde bulunursak

*Belirli tedbirlere uyduğumuzda kolayca korunabileceğimiz bu hastalığı sabrımızı ve dikkatimizi dağıtacak aşırı endişe durumuna çevirirsek

*Sosyal mesafeye uymazsak

*Maske takılması gereken yerlerde maske takmazsak beklentiden şaşarız.

Habertürk