• BIST
    1060.59
  • Dolar
    7,2916
  • Euro
    8,5355
  • Altın
    477,1490
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
10 Temmuz 2020 Cuma 17:17:00 - Güncelleme:10 Temmuz 2020 Cuma 17:17:00

Ayasofya'da ibadetin önü açıldı... Peki süreç nasıl işleyecek?

Ayasofya'nın statüsüne ilişkin 24 Kasım 1934 tarihinde Bakanlar Kurulu'nun müze kararı Danıştay tarafından iptal edildi. Tüm dünyanın beklediği Ayasofya kararının 16.00 itibarıyla açıkladı ve Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davayı kabul ederek Ayasofya'nın yeniden cami olarak ibadete açılmasını onayladı. Tüm dünyanın nefesini tuttuğu kararın ardından süreç nasıl işleyecek? İşte Danıştay'ın kararının ardından işlenecek süreç...

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya'nın müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davayı kabul ederek Ayasofya'nın ibadete açıklamasını onayladı. Danıştay Bakanlar Kurulu'nun müze kararını iptal etti. Peki Ayasofya'da süreç nasıl işleyecek İşte detaylar...

Avukat Mehmet Sarı Ahaber ekranlarında konuya ilişkin yaptığı açıklamasında; Danıştay 10. Dairesi'nın kararında vakfiyenin mülkiyet hakkının vakıf senedi üzerinden hakların önemine vurgu yapıldığını dile getirdi. Tüzel veya gerçek kişi kim olursa olsun bir vakfiyenin amacına uygun kullanılması gerektiğinin Danıştay kararı ile de pekiştirildiğini ifade etti. Sarı açıklamalarında; Anasaya'nın 35. maddesinde de mülkiyet hakkın teminat altına alındığını belirtti. Fatih Sultan Vakfına vakfedildiğini ve bu çerçevede bir ibadethane olarak kullanılması gerektiği Danıştay kararı ile de vurgulandığını dile getirdi.

SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

Danıştay 10.Dairesi, Ayasofya'yı müzeye dönüştüren Bakanlar Kurulu kararını hukuka aykırı budu. ve söz konusu kararı iptal etti. Böylece Ayasofya'nın 86 yıl sonra tekrar cami yapılmasının önü açıldı.

KARARIN 30 GÜN İÇİNDE YERİNE GETİRİLMESİ GEREKİYOR

İdare Yargılama Usulü Kanunu uyarınca, Danıştay 10. Daire, Bakanlar Kurulu kararının iptaline hükmetti. Kararın ardından 30 gün içerisinde yerine getirilmesi bekleniyor. . İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinde, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez" deniliyor.

İŞTE DANIŞTAY'IN KARARI...

Kararın sonuç bölümünde şunların kaydedilmesi dikkat çekti: "Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı, yukarıda yer verilen mevzuat, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve AİHM kararları kapsamında değerlendirildiğinde; Ayasofya'nın, statüsü muhafaza edilerek hukuk düzenimizle güvence altına alınan, özel hukuk tüzel kişiliğini haiz mazbut vakıf niteliğindeki Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı'nın mülkiyetinde olduğu,

Ayasofya'nın, vakfedenin iradesi gereği sürekli şekilde cami olarak kullanılması için toplumun hizmetine sunulduğu, bedelsiz olarak kamunun istifadesine terk edilmesi yönüyle hayrat taşınmaz niteliği taşıdığı, tapu belgesinde de cami vasfı ile tescilli bulunduğu,

Vakıf senedinin, hukuk kuralı etki, değer ve gücünde olduğu, vakfedilen taşınmazın vakıf senedindeki niteliğinin ve kullanım amacının değiştirilemeyeceği, bu hususun tüm gerçek ve tüzel kişilerle birlikte davalı idare için de bağlayıcı olduğu,

Devletin, vakıf varlığının, vakfedenin iradesine uygun olarak kullanılmasını sağlama yönünde pozitif yükümlülüğü, vakıf mal ve hakları ile ilgili olarak vakfedenin iradesini ortadan kaldıracak şekilde müdahalede bulunmama yönünde de negatif yükümlülüğünün bulunduğu, kuşkusuzdur.

Bu durumda, Türk hukuk sisteminde kadimden beri korunarak yaşatılan Vakfa ait taşınmaz ve hakların vakfiyesi doğrultusunda istifadesine bırakıldığı toplum tarafından kullanılmasına engel olunamayacağı, vakıf senedinde sürekli olarak tahsis edildiği cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varıldığından, bu hususlar dikkate alınmaksızın Ayasofya'nın cami olarak kullanımının sonlandırılarak müzeye çevrilmesi yönünde tesis edilen dava konusu Bakanlar Kurulu Kararında hukuka uygunluk görülmemiştir."