• BIST
    1114.18
  • Dolar
    7,3023
  • Euro
    8,6202
  • Altın
    455,9290
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
02 Ağustos 2020 Pazar 11:48:00 - Güncelleme:02 Ağustos 2020 Pazar 11:48:00

Fındık için markalaşma önerisi

Fındıkta hasat dönemi yaklaşırken TMO tarafından hazırlanan sektör raporunda, işlenmiş fındık ürünlerinin promosyonunun yapılması ve "Türk fındığı" adıyla markalaşmaya gidilmesi önerildi.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), işlenmiş fındık ürünlerinin promosyon faaliyetlerinin artırılması ve markalaşma yoluna gidilmesi önerisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından TMO'nun fındık alım fiyatı kamuoyuna duyurulurken kurum, hasat dönemi yaklaşan fındıkta alım hazırlıklarına başladı.

Kurum tarafından hazırlanan Fındık Sektör Raporu'nda, sektörde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerine yer verildi.

AA muhabirinin rapordan yaptığı derlemeye göre, dünyanın en büyük fındık üreticisi konumundaki Türkiye'de, verimliliğin düşük seviyede olması, karlılığı da olumsuz etkiliyor.

Birim alandan daha fazla ve kaliteli ürün elde etmek için verimliliğin ön planda tutulduğu rekabetçi ve sürdürülebilir fındık tarımı uygulanması ve fındıkta verim ve kalite için iyi tarım uygulamalarının geliştirilmesi gerekiyor.

Üretim alanlarının genişlemesiyle iklim koşullarına bağlı olarak arz fazlası sorunu da gündeme gelebiliyor. Fındıkta ihracat gelirini artırmak için fındık girdisi ve katma değeri yüksek olan sanayi ürünleri için yatırım yapılması önem taşıyor.

GEÇİMİNİ FINDIKTAN SAĞLAYAN ÜRETİCİ ETKİLENİYOR

Fındık üreticilerinin önemli kısmı büyük kentlerde ikamet ederken bu durum fındık bahçelerinin bakımsız olmasına, zararlılarla mücadele edilmemesine, üretimde kalitenin ve verimin düşmesine neden oluyor.

Ayrıca bu üreticiler, hasat edilen ürünlerini kısa sürede ve bekletmeden düşük fiyatlarla piyasaya arz ediyor. Bunun sonucu olarak piyasada yüklü miktarda fındık arzı oluşuyor, bu da fiyatların düşmesine sebep oluyor.

Bu durum, geçimini sadece fındıktan sağlayan üreticileri etkiliyor. Gerçek üreticinin aleyhine oluşabilecek şartların ortaya çıkmasının engellenmesi amacıyla destekleme sistemlerinin fındığı yan gelir olarak görenler yerine, gerçek üreticilerin lehinde olacak şekilde düzenlenmesi gerekiyor.

Üretim yapılan arazilerin, başta miras yoluyla olmak üzere çeşitli sebeplerle daha küçük parçalara ayrılması, fındık üretiminde verimlilik ve etkinliği olumsuz etkiliyor.

Fındık için mevcut potansiyel pazarların çoğaltılması ve hedef ülke odaklı pazar araştırmaları yapılması öneriliyor. Yeni pazarlara yönelik tanıtım faaliyetlerinin artırılması, ülkelere göre farklılaştırılması ve çeşitlendirilmesi önem taşıyor.

Türkiye'de fındık tüketimi çoğunlukla çerezlik olarak gerçekleşirken fındık yağı, fındıklı çikolata, fındık kıyması ve diğer mamullerin tüketiminin artırılması, fındık ve mamulleri tüketiminin artırılması amacıyla tüketici odaklı üretim modellerinin devreye alınması gerekiyor.

LİSANSLI DEPO TEŞVİK EDİLMELİ

Fındıkta depo altyapısının olmaması da sorun olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda lisanslı depoculuğun aktif hale getirilmesi için tüm kurum ve kuruluşların teşvik edilmesi önem taşıyor.

Lisanslı depoculuğun yaygınlaşmasıyla güvenli, sigortalı ve sağlıklı depolama imkanı sağlanacak ve bu durum, üreticileri daha kaliteli ürün üretimine yönlendirecek.

Üretici ürününü, fiyatların en yüksek olduğunu düşündüğü dönemde satma imkanı bulacak ve böylelikle fındığın değerinden satışının sağlaması gibi birçok avantaj yaratılacak.

Sektör tarafından üretilen tam ve yarı mamul ürünler için gerekli Ar-Ge, reklam ve pazarlama faaliyetlerine önem verilmesi, üretilen ürünlerin yurt içi ve yurt dışında tanıtımına yönelik promosyon faaliyetleri artırılarak sürdürülmesi ve işlenmiş ürünlerde Türk fındığının öne çıkarılarak markalaşma yoluna gidilmesi gerekiyor.