0530 708 54 54
0530 708 54 54
07 Ocak 2022 Cuma 13:00:00 - Güncelleme:07 Ocak 2022 Cuma 13:00:00

Edebi vitamin sofraları

Bir ülkeyi, milleti, medeniyeti tanımak istiyorsan öncelikle üç şeye bakacaksın; mimari, müzik ve yemek...

Milletlerin kültürlerinde bu üçlü neden önemli?

Çünkü mimari doku, müzikal birikim ve sofra kültürü, yüzyılların imbiğinden süzülüp gelerek billurlaşır, en klasik halini alır.

Buradan nereye geleceğim?

Sabitfikir dergisi yeni yılı 'lezzetli' dolu bir dosya ile karşılamış.

'Hayatın Neşesi: Leziz Edebi Sofralar' kapağıyla çıkan derginin editör yazısında Mustafa Akar 'yemek ve edebiyat' üzerine güzel bir özet sunmuş.

'Sofra bir kültürün en net görülebildiği gözlem noktası. Siniden sofraya (masaya) uzanan serüven, millet olarak geçtiğimiz yolların bir nevi haritası olarak okunabilir' diyor Mustafa, ki haklı.

600 yıllık Osmanlı mutfağını düşünün mesela...

Dünyaya nizam veren Payitaht gibi merkez bir mutfaktır; Ortadoğu'dan Afrika'ya, Balkanlar'dan, Kafkaslar'a Osmanlı coğrafyasının tüm lezzet bakiyesi bu mutfakta toplanmıştır ve dünyanın en büyük üç, bilemedin dört mutfağından biridir.

Bu bakımdan Anadolu mutfağı halen bir 'yemek cennetidir.'

Edebiyatımızın en iştahlı şairlerinden biri olarak bilinir Yahya Kemal ancak Ahmet Haşim de sofranın hakkını teslim edenlerden; şu sözünü duymamıştım: Medeniyette oynadığı rolün kudsiyeti bakımından mutfak kütüphaneden aşağı değil.'

Haşim, hastalığı yüzünden yemek yiyemediği günlerde yayınladığı Yemek adlı yazısında sarf etmiş bu sözü.

Edebiyatımızda sofra başı muhabbetler özellikle 2. Meşrutiyet'ten sonra yaygınlaşmış.

Ahmet Midhat Efendi, Hüseyin Rahmi ve Safveti Ziya'nın romanlarında modernleşme serüvenimizde sofranın yerine dair önemli saptamalar vardır.

Aynı şekilde Ahmet Hamdi Tanpınar'ın başyapıtlarından biri olan Huzur romanında geçen sofra bölümünde sadece sofra değil, klasik müziğimiz ve edebiyatımız üzerine koyu ve sıkı bir muhabbete girişir roman kahramanları.

Huzur'daki bu bölüm, tam da yazının başında dediğimiz cümleyi izah eder niteliktedir; bir medeniyeti, bir ülkeyi tanımak istersen mimarisine, musikisine ve sofra kültürüne bakacaksın.

Edebiyat mahfillerinde sohbetler de yemekler de pek bitmez.

Sadbitfikir'de edebiyat mahfillerinin leziz edebi sofralarını yazma işini Turgay Anar üstlenmiş.

Sofraları daha leziz hale getiren edebiyat sohbetlerini 'edebi vitamin'e benzeten Anar, Şair Nigar Hanım'dan Yahya Kemal'e, Abdülhak Hamit Tarhan'dan Abdullah Efendi Lokantası'na hem edebiyatçıların evlerinde kurdukları sofraları hem de edebiyatçıların müdavimi olduğu İstanbul'un meşhur mekanlarının hikayesini kaleme almış.

'Bir sofra etrafında toplanabilmek ayrıcalıktır' cümlesi ise 'Siniden Masaya Türk Romanında Sofra' kitabının yazarı Nihan Abir'e ait.

Abir, Ali Nuri Öztürk'e verdiği röportajda yıllar içinde değişen Türk toplumsal yapısını roman kahramanları üzerinden anlatıyor.

Sofra kültürü etrafında gelişen bu söyleşiye Batılılaşma, aile, psikoloji, siyaset ve kültür meseleleri de eşlik ediyor.

Lezzet dolu okumalar...

BEDİR ACAR

Etiketler : müzik kültür sanat bedir acar