• BIST
    1311.44
  • Dolar
    7,7925
  • Euro
    9,3434
  • Altın
    444,4460
0530 708 54 54
0530 708 54 54
27 Aralık 2016 Salı 15:11:00 - Güncelleme:27 Aralık 2016 Salı 15:15:00

"Mezhepçiliği, Pers çıkarları için kullandılar"

Lübnan'daki Hizbullah'ın ilk Genel Sekreteri Şeyh Subhi Tufeyli, Halep'te yaşananların "zafer" şeklinde nitelendirilmesini eleştirerek, "Mezhepçiliği, Pers çıkarları için kullandılar" ifadelerini kullandılar.


Hizbullah'ın kurucu isimleri arasında yer alan Şeyh Tufeyli (68),  İran'ın bölgede yürüttüğü politikaları ve Hizbullah'ın, Suriye savaşına  girmesiyle değişen yapısına ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

 

Örgütün Suriye savaşına girerek özünü kaybettiğini vurgulayan Tufeyli,  "Hizbullah'ın varlığından bahsedemeyiz çünkü iradeleri tamamen çalınmış ve  İran'ın kontrolünde hareket ediyorlar. Eğer Hizbullah'ın özü bozulmasaydı,  hedefleri ve iddiaları kirli olan bu savaşa yönelmezdi. Artık onlar, İran'ın  planları dışında hareket edemezler." değerlendirmesinde bulundu.

 
Bazı medya kuruluşlarının Suriye'nin Halep kentindeki olayları "Halep  zaferi" şeklinde yansıtmasına da değinen Tufeyli, "Zaferler, sonuçlarına göre  belirlenir. İnsanları kuşatıp açlıktan öldürmek ve evsiz bırakmak zafer midir?"  diyerek söz konusu yaklaşıma tepki gösterdi.
 

"Mezhepçiliği, Pers çıkarları için kullandılar"
 

Şeyh Tufeyli, Suriye'de yaşanan savaşın aslında "bütün bölgeyi ve  İslam ümmetini hedef aldığına" dikkati çekerek, Suriye'de İslam adına savaştığını  iddia eden gruplara hitaben, şunları ifade etti:
 

"Suriye'de İslam'ı savunduğunu iddia ederek savaşanlar, Suriye halkına  en fazla zararı verendir. Eğer ki İslam'ı savunduğunu iddia ediyorlarsa neden  Suriye devriminin karşısında ve Müslümanların düşmanı Rusya'nın yanında yer  aldılar?"
 

İran'ın bölge siyasetini "Pers politikası" olarak niteleyen ve Şiilik  mezhebini kullandıklarını ifade eden Tufeyli, "İmam Humeyni'nin varisleri Şiiliği  Pers çıkarları için kullandılar. Bütün Şiileri bununla kandırdılar  'Biz Şiiler,  Sünnilerin bulunduğu her yerde azınlığız' diyerek kendi tabanlarını ve  desteklerini artırmaya çalıştılar." değerlendirmesinde bulundu.
 

 

Tufeyli, İranlı yöneticilerin, "Arap halklarına baskı yapmak yerine,  düşmanlığını zalim rejimlere yöneltmesini" umduğunu vurgulayarak, "(İran rejimi  ve müttefikleri), Allah'ın dinine karşı savaşıyorlar. Suriye ve hatta Irak'ta  yaptıklarıyla Siyonist rejime hizmet ediyorlar." ifadelerini kullandı.
İran'a yönelik eleştirilerine devam eden Tufeyli, İran'ın Mısır'daki  askeri darbe ve Abdulfettah es-Sisi'yi desteklediğini de hatırlatarak, "İşgal  altındaki Filistin topraklarında yerleşim yeri kurmanın durdurulması konusunda  herkes anlaşmışken Sisi yönetimi bundan çekindi. Siyonist projeye kimin hizmet  ettiği açık değil mi? İran, İsrail'in en büyük dostu bu yönetime yardım ederek bu  işe dahil oldu." görüşünü dile getirdi.
 

 "Mezhep çatışması, ABD çıkarları için kullanılıyor"

 

İran'ın içerideki faşist siyasetini sürdürmek için ABD, Avrupa ve  Rusya'nın çıkarlarına hizmet ettiğini savunan Tufeyli, Rusya'nın Suriye savaşına  müdahalesiyle ilgili de şunları söyledi:

 

"İran'ın ne yaparsa yapsın sahada başarısız olacağını öngören Rusya,  kendisi için sonu olmayan bu savaşa dahil oldu. Her şeye rağmen Suriye halkı  kendisine karşı kurulan bütün komploların üstesinden gelecektir. ABD bölgedeki  çatışmaları kendi çıkarı için kullanıyor. Bu çatışmalar arasında en çok Şii ve  Sünni mezhep çatışması kullanılıyor. Amerika'nın bu stratejisini hangi devlet  anlıyor ve buna hizmet ediyor?"
 

 "NATO müttefikleri Türkiye'ye yardım etmedi"

 

Türkiye'de yaşanan gelişmelerle ilgiliyse Şeyh Tufeyli, Batı'nın güçlü  bir Türkiye görmek istemediğini ve bu yüzden Türkiye'nin bölgedeki "hedef"  ülkelerden olduğuna dikkati çekti.

 

Şeyh Tufeyli, "Türkiye uzun yıllardır NATO'ya üye değil mi öyleyse  müttefikleri neden Türkiye sınırlarını Suriye'deki krizden korumadı? Türkler  çevrelerinde yanan ateş karşısında bir arada dururken müttefikleri ise onlara  öfkeyle saldırıyor." ifadelerini kullandı.
15 Temmuz başarısız darbe girişimi konusunda da Tufeyli, "asıl amacın  iç savaş çıkarmak" olduğuna işaret ederek, "Temmuz ayında Türkiye'de yaşanan  darbe girişimi Batı'nın bir komplosuydu ve hedefi ise halkı birbirine düşürüp  Türkiye içinde sonu gelmeyen bir iç savaş çıkarmaktı." değerlendirmesinde  bulundu.
 

Hizbullah'ın ilk genel sekreterliği görevini üstlenen Şii din alimi  Şeyh Tufeyli, 1988 yılında İsrail ve ABD'nin düzenlediğinden şüphelenilen suikast  girişiminden kurtuldu. Tufeyli, 1992 yılında Hizbullah'ın Lübnan genel  seçimlerinde yer almasıyla ilgili bir tartışma sonunda grupla yollarını ayırma  kararı aldı.