• Bist 100
    99645.3
  • Dolar
    5,6860
  • Euro
    6,3832
  • Altın
    256,1390
İstanbul
21 / 29
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

ABD, Avrasya’dan çekilir mi?

Ukrayna, Avrupa’nın Rusya politikalarındaki en stratejik karttır. Bugüne kadarki tüm Ukrayna stratejileri bunu ortaya koymaktadır. Rusya’yı dengelemek, kontrol etmek, sevk etmek ve Rusya'yı zayıflatmak hedefleri önemli oranda Ukrayna üzerinden yapılmaktadır. Çünkü Ukrayna bir anlamda Rusya’nın Batı kapılarından biridir. 

İngiltere’nin Ukrayna’ya bir askeri gemi göndermesi Birinci Dünya Savaşı sürecinde Rus Çarlığı’na destek vermek için Çanakkale Boğazı’na saldırması olgusunu hatırlamaya sebep oldu. Türkiye’nin Ukrayna ile ilişkileri de hayli iyi. Fakat Rusya ile de şu anda ilişkiler Ukrayna ile olduğu kadar iyi görünmektedir. 

ABD’nin Suriye'den çekilme açıklaması ile İngiltere’nin Ukrayna’ya askeri bir gemi göndermesinin neredeyse aynı zamanda gerçekleşmesi epey anlamlı olsa gerektir. 

ABD’nin Suriye’den çekilme kararını alması, Türkiye ile yürütülen müzakereler sonucunda gerçekleştirilmiştir. Bu durumda iki ülkenin Suriye bağlamında önemli ölçüde mutabık oldukları açıklamalara da yansıdı. 

ABD’nin Suriye'den çekilme hamlesine İngiltere’nin Ukrayna’ya destek atarak bir nevi boşluk doldurması, Fransa’nın Suriye'de kalacağını (beklendiği üzere) açıklaması, daha yeni hamlelerin geleceğini öngörmemizi gerektirmektedir. 

Bir önceki “Daha Çok Şaşıracağız” başlıklı yazımızda da ifade ettiğimiz gibi devletler arasında yapılan gizli anlaşmalar ve yürütülen diplomatik ilişkiler, ABD’nin İslami Asya’daki her hareketinde ortaya çıkacaktır. 

Bölgesel ve küresel gelişmeler artık çok yönlü, çok boyutlu, çok katmanlı çok öngörülemez kulvarından çıkıp, hiper yönlü, hiper boyutlu, hiper katmanlı ve hiper öngörülemez alana evrilmektedir. 

Böylesi bir ortamda Türkiye’nin bulunduğu jeopolitik, “Birinci Dünya Savaşı+İkinci Dünya Savaşı+güncel jeopolitik ve jeostratejik tablo=İnanılmaz fırsatlar ve tehlikeler” şeklinde formüle edilebilir. Tarihte belki bu kadar avantajlı konumla birlikte bu kadar tehlikeli tabloyu ilk defa bir arada yakalıyoruz. 

Türkiye’nin tüm tarihi, kültürel, dinsel, bölgesel, askeri, diplomatik, istihbâri ve uluslararası bağlantılarını yeniden mevcut bölgesel ve küresel tabloya uyarlaması ve kullanması gerekmektedir. Bu konuda da şu ana kadar iyi bir performans ortaya konulmuştur. Şüphesiz çok daha fazlasına ihtiyaç vardır. Gelinen noktada birçok yeni değerlendirme ve analize de gereksinim vardır. Yine tercih skalası da bu bağlamda hayli değişkenlik arz edecektir. 

Birinci ve İkinci Dünya Savaş’larına ABD’nin dahil olmasının sonuçlarını dikkate aldığımızda bugün ABD’nin Avrasya misyonuna askeri anlamda son vermesi halinde ortaya çıkacak tablo da aynı şekilde öngörülmedik sonuçlar üretebilecektir. Nitekim Avrupa ordusu tartışmalarının böyle bir niyet okumayı da içerdiğini değerlendirmek zaruridir. 

ABD’nin Avrasya’dan askeri misyon bazlı bir geri çekilmesi söz konusu olursa ortaya çıkacak mega boşluk nasıl bir küresel kasırgaya sebep olur? Böylesi bir küresel askeri operasyonlar zincirinin üreteceği önlemler silsilesi de tüm küresel öngörüleri, planları, stratejileri, askeri konseptleri ve tüm enerji stratejilerini ve ekonomik yapıları hiper radikal şekilde sarsacak ve değiştirecektir. ABD’nin böyle bir hiper radikal askeri adım atmasını da öngörülebilmek ve düşünebilmek, strateji biliminin olmazsa olmazlarındadır. 

Tarihte ABD’nin Avrasya’ya müdahale etmesi için yapılan diplomatik girişimlerin ve askeri gerekliliklerin ve etno-kültürel zorunlulukların günümüzde tersine bir eğilim ve ısrar sergilemesi ve Avrupa ordusunun kurulmasının gündeme gelmesi ve ABD’den Avrupa’da duyulan siyasi, ekonomik ve askeri “rahatsızlık”, böyle bir analiz yapmanın önünü açmaktadır. 

Beklenilmeyeni beklemek de bir stratejik yaklaşımdır.

Ömer Özkaya Diğer Yazıları