Rasim Ozan Kütahyalı


Yayın Tarihi:

12 Aralık 2020 Cumartesi 08:00:00

Merkez Bankası 24 Aralık'ta faizleri artıracak mı, düşürecek mi?

Şimdiden yine çok konuşuluyor ve yine bizlere çok soruluyor... En çok merak edilen mevzulardan biri...

*

Sual açık... 24 Aralık tarihindeki Merkez Bankası toplantısında ne karar verilecek? Faiz arttırılacak mı? Yoksa faizler düşürülecek mi?

*

Önce ilkesel-teorik duruşumuzu ortaya koyalım: Faizler düşmeden yani para ucuzlamadan yatırım artmaz ve ekonomi gelişmez. Faizler muhakkak düşmeli.

*

Amaaaaaaaa... Piyasada para bollaşmadıkça da faizler kalıcı olarak düşmez.

*

Nitekim 24 Aralık PPK kararında da bana göre pas geçilecek. Faizler aynı seviyede bırakılacak.

*

Mevcut hükümet de piyasada para bollaşırsa faizlerin düşeceği hakikatini çok iyi bilmekte ve o sebeple bu ülkenin bir finansman-para cenneti olması gerektiğini sürekli söylemektedir.

*

Varlık barışı ve zimmet yasasının iptali dışarıdan bu ülkeye rahat ve huzur içinde para girmesi için yapılan çok doğru işlerdir.

*

Öte yandan hükümete yakın gibi kendini gösteren kimi isimlerde paranın ve yabancı sermayenin düşmanı, dolayısıyla şu an gündemde olan reformların düşmanı öyle akılsızca yazılar ve konuşmalar görüyorum ki hayretler içerisinde kalıyorum.

*

Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti yabancı sermayeyi kaçırtmak ve dolayısıyla faizleri artırmaktan başka işe yaramayan bu tarz Eski Türkiye zihniyetini tasfiye etmek amacıyla iktidara geldi.

*

Yabancı sermaye düşmanlığı bildiğimiz klasik Eski Türkiye Mümtaz Soysal tarzı Ankara kafasıdır ve Türkiye'yi sefil bırakmıştır. AK Parti bu zihniyete karşı kurulmuş ve iktidara gelmiştir.

*

Herkesin üzerine çok konuştuğu faiz meselesini ise tüm yurttaşlarımızın anlayacağı bir örnekle anlatmak isterim.

*

Diyelim ki yaşadığınız semtte 30 daireli güzel bir apartman var. O semtte başka güzel apartman olmadığından apartmanın sahibi aylık 5-6 bin TL'den daireleri kiralamış.

*

O sırada yeni apartmanların inşası için araziler imara açılıyor. Bu arsalara dışarıdan sermaye ile yeni apartmanlar yapılıyor.

*

Bu yeni gelişmeden en çok apartman sahibi zarar eder.

*

Çünkü yeni apartmanlar ortaya çıkınca 5-6 bin TL'ye evlerine kiracı bulamaz.

*

Daire başı kira fiyatını 2-3 bin TL noktasına indirmesi zorunlu olur.

*

Faiz de aynı verilen daire kirası gibidir. Faiz ile kira arasında hiçbir fark yoktur.

*

Ne zaman ki ülkede parayı bollaştırırsın, orada paranın değeri azalır.

*

O zaman sanayicimiz, tüccarımız, esnafımız, işçimiz, çiftçimiz, emekçimiz düşük faizlerle kredi bulabilir ve işlerini büyütebilir. Düşük faizli kredi ülkenin önünü açar.

*

Sermaye bollaşınca paraya ulaşmak ucuzlamış olur. Bir şey ne kadar çoksa, değeri o kadar azalır.

*

İşte o yüzden ülkemize nereden gelirse gelsin kaynağı ne olursa olsun bol sermayenin akmasını sağlamalıyız.

*

Başkan Erdoğan'ın önayak olduğu Varlık Barışı yasası tüm dünya sermayesini kapsayacak şekilde genişletilmeli ve süresi uzamalıdır.

*

Gelen paraya sıfır vergi/sıfır sorgu politikası çok doğrudur. Faiz ancak bu rasyonel yöntemlerle kalıcı olarak düşer.