• BIST
    1320.98
  • Dolar
    8,0071
  • Euro
    9,5336
  • Altın
    464,4540
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

İlker Başbuğ olayını anlamak

Genelkurmay Eski Başkanı İlker Başbuğ, bir televizyon kanalında yaptığı konuşması nedeniyle hakkında, "Hakaret" suçundan başlatılan soruşturma kapsamında ifade verdi dün.

*

AK Partili milletvekilleri Mustafa Elitaş, Bekir Bozdağ, Ahmet Aydın ile eski AK Partili milletvekilleri, Mehmet Ceylan, Ahmet Müfit Doğan ve Yahya Doğan'ın şikayeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İlker Başbuğ hakkında, "Hakaret" suçundan soruşturma başlatılmıştı.

*

İlker Başbuğ’un Azerbaycan Devletine yakınlığı bilinen Haber Global kanalında söylediği sözlere gelelim şimdi...

*

“Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasına dair TBMM’ye gelen yasa tasarısını FETÖ yaptırdı” demek kurnazlığını neden yapıyor acaba Başbuğ?

*

Çünkü özünde “Subayların sadece askeri mahkemelerde yargılandığı ve sivil savcılar ile hakimlerin askerlere dokunamadığı eski vesayetçi düzene geri dönelim” demek istiyor İlker Paşa.

*

Başkan Erdoğan’ın müthiş etkili ve içerik olarak mükemmel çıkışından sonra ise İlker Başbuğ lafı çevirmeye gayret etmişti hatırlarsanız.

*

Oysa Başbuğ askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmaması gerektiğini defalarca söylemiş ve TSK’nın sivil hükümetten nispeten özerk olduğu bir siyasal modeli benimseyen bir generaldir herkesin bildiği gibi.

**

Üzerinde baskıyı hissedince bu yasa tasarısından FETÖ’nün istifade ettiğini yani yasanın özüne değil bu tarafına karşı olduğunu ifade etti. 2009’daki bazı soruşturmalardan örnekler verdi.

*

İlker Paşa’nın yukarıda bahsettiğim anti-demokratik düşünce yapısını bir kenara bırakalım.

**

Başbuğ kendi zihniyet dünyası içinde bile askeri yargı ve FETÖ karşıtlığı bağlamında tutarlı şeyler söylüyor mu?

*

Maalesef hayır. Son derece tutarsız bir konumda İlker Paşa.

**

Şu an FETÖ ile mücadelede askeri mahkemelere bu kadar önem veren İlker Başbuğ 2008 yılının Temmuz ayında kendisine gelen Ergenekon davalarının askeri mahkemede yargılanmasını sağlayalım önerisini reddetmişti.

*

Nasıl mı? Anlatalım...

*

1 Temmuz 2008’de ilk kez iki orgeneral tutuklanmıştı. Tolon ve Eruygur. İşin büyüyeceği de belli oluyordu. Bir yandan da AK Parti kapatma davası sürüyordu.

***

2008 Temmuz ayının ortasında o dönem Genelkurmay İstihbarat Başkanı olan Korgeneral İsmail Hakkı Pekin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’a gider ve şöyle der:

“Ergenekon davasının bizim askeri mahkemelerde yargılanmasını sağlayalım yoksa bu işin sonu hepimiz için çok kötü olacak”

*

Büyükanıt da Pekin’i 1.5 ay sonra Genelkurmay Başkanı olacak Başbuğ’a yönlendirir. Kendisi devreden çıkar.

*

Pekin, Başbuğ’un odasına gider. Odada iki kuvvet komutanı ve bir orgeneral daha vardır.

*

Ergenekon davasındaki asker şahısların askeri mahkemelerde yargılanmasını sağlayacak tavrın alınması gerektiğini ifade eder.

*

Yoksa TSK açısından vaziyetin felaket olacağını yine söyler Pekin.

*

İlker Paşa bu öneriyi reddeder. İsmail Hakkı Paşa ısrar edince de Başbuğ kızar.

***

Sonra Pekin’in yine ısrar etmesi zerine “Tamam o zaman oylayalım bu öneriyi” der Başbuğ.

O 5 üst düzey general adeta binlerce askerin kaderini oylamaktadır ve 3’e 2 neticesi çıkar. Pekin’in önerisi 3’e 2 reddedilir.

*

İsmail Hakkı Paşa benim de olduğum 22 Mart 2017 tarihli bir TV programında bunu aynen bu şekilde anlatınca bu davadan senelerce hapis yatan Ahmet Zeki Üçok canlı yayında haykırmaya başlamıştı...

*

“3’e 2 haaa 3’e 2 demek 3’e 2...Bizi eşlerimiz ve çocuklarımızla 3’e 2 mi kör kuyulara attınız 3’e 2 ha” diye Üçok’un feryadını isteyen o programdan bakıp dinleyebilir.

*

Yani kısacası 2008 Temmuz-Ağustos döneminde ilk büyük Ergenekon tutuklamaları olduğunda yaklaşan Genelkurmay Başkanlığını yakmamak için İlker Başbuğ bu topa hiç girmemiş ve fincancı katırlarını ürkütmek istememişti.

**

Bu “3’e 2 olayı”na dair de hiçbir açıklama yapmadı İlker Paşa.

Asla bu söylenenleri tekzip etmedi ve neden öyle bir tavır aldığının da izahını yapmadı.

*

Öte yandan 15 Temmuz sonrası anlaşıldı ki 2008-09 döneminde de askeri yargının çok büyük çoğunluğu zaten seküler görünen Fetullahçıların eline geçmişti.

Askeri yargı ayağı adeta Gülen örgütünün B planı olmuştu. Yani İsmail Hakkı Paşa da bu bağlamda yanılıyor gibi görünüyor. Bu da işin ayrı bir boyutu