Prof. Dr. Nurettin Lüleci


Yayın Tarihi:

02 Aralık 2018 Pazar 08:00:00

Kapalı ortam ağrıyı artırır

Geçmeyen ağrılarınızın nedeni 'Hasta Bina Sendromu' olabilir. Sürekli kapalı ortamlarda bulunanların yakalandığı bu hastalık yorgunluk hissi yapar ve depresyonu tetikler.

Çalışan bir kişiyseniz ve sık sık hastalanıyorsanız nedeni iş yerinizin bulunduğu ofis olabilir. Gün içinde sebepsiz baş ağrıları, huzursuzluk, ciltte ve gözde kaşınmalar, işe kendini verememe gibi şikayetlerin nedeni binanızın hasta olması olabilir. Evet yanlış okumadınız siz değil binanız hastadır ama ceremesini siz çekiyorsunuzdur. Pek de bilinmeyen ve adına “Hasta Bina Sendromu” denilen durumları irdelemek istiyoruz. İşe gittiğinizde kendinizi çok keyifsiz hissediyor, özellikle başınız ağrıyor ve cilt problemleri yaşıyorsanız hasta bina sendromunu da akılda bulundurmak gerekmektedir. Bizler bu tür şikayetleri olan bir çok hastayı çok iyi sorgulayarak sorunun kendilerinde değil çalıştıkları ya da yaşadıkları binalarda olduğunu tespit ettik. Modern çağın bu yeni hastalığına Hasta Bina Sendromu (HBS) denmektedir. Binalar hastalanmakta içinde yaşayan insanları da hastalıklı yapmaktadırlar. 

HASTA BİNA SENDROMUNU TANIYIN 

Hasta bina sendromu kişinin çalışma ortamı ya da yaşam alanı ile ilişkin sağlığına yansıyan şikayetlerin toplamına verilen addır. Modern çağın yeni hastalığı Hasta Bina Sendromu çoğu kez son teknolojiyle donatılmış bir binanın havalandırmasının yetersiz olması,  elektronik cihazların oluşturduğu manyetik enerji ve radyasyondan kaynaklanmaktadır.  Hasta Binada zayıf bina tasarımı, bakım ve / veya yapının havalandırma sisteminin çalışmasında hata olabilir. Hasta bina sendromlarında özellikle havalandırma sistemi, sorunun merkezinde bulunur. Zayıf bir havalandırma sistemi, binanın içinde kirletici maddelerin birikmesine neden olabilir; bu durumda, kapalı ortam havası, dış ortam havasından çok daha kötü ve hastalık  üretici hale gelebilir. 

ŞİKAYETLER TEKRARLARSA DİKKAT

İnsanlar çalıştıkları ortamı ya da binaları ofisleri terk ettiklerinde şikayetleri azalıyor içeri girdiklerinde şikayetleri tekrar artıyorsa tanınız bellidir hasta bina sendromu. Bu rahatsızlık doğal olarak  toplumun aktif yani çalışan kesiminde görülmektedir. Belirtiler genellikle merkezi havalandırmaya bağlı, penceresi olmayan binalarda daha sık görülmekte. Binaların içerisinde sigara içilmesi, alçıpanlar, fotokopi ve fax makinaların bulunması ve bunlarda kullanılan kimyasallar bina içerisinde bizi hastalandırmaya yetmektedir. Sorunun kaynağı binaların kendisi ya da burada verilen hizmetlerin olduğu bilinmektedir. İşin içerisine sıkıcı kurallar ve stres ilave edildiğinde şikayetler o denli artmaktadır. 

ŞİKAYETLER

Enerji tasarrufu sağlamak amacı ile geliştirilen yeni akıllı ofis sistemlerinde bile hasta bina sendromuna rastlamaktayız. Yaygın ağrı ve cilt problemleri ön plandadır. Problem sadece çalışma ofislerinde değil evlerde, okullarda, kreşlerde, hastanelerde ve hasta bakım evleri gibi mekanlarda da görülmektedir. 

BECERİ KAYBINA NEDEN OLUR

Dünya sağlık örgütü 1984’te bir rapor yayınlamış. Dünyada yeni ve yenilenmiş binaların yüzde 30 kadarının iç hava kalitesi ile ilgili aşırı şikayetler oluşturabileceğini öne sürmüştür. Dünya Sağlık Örgütü'nün raporlarına göre; günümüz insanı zamanının ortalama yüzde 70'ini iş, yüzde 20'sini ev ortamında olmak üzere yaklaşık yüzde 90'ını kapalı mekanlarda geçirmektedir. Bu bakımdan dikkatlerimizi bu karmaşık, bilinmeyene de yoğunlaştırmak zorundayız. Amerika’da yayınlanan bir raporda ofis  çalışanlarının rastgele sorgulanması durumunda yüzde 24'ü hava kalitesinde problemin olduğunu, yüzde 20’si iş yerinde beceri kaybına uğradıklarını kendi yeteneklerine zarar verdiğine inandıklarını bildirmişlerdi. 

KRONİK YORGUNLUK

Hasta bina sendromu kronik yorgunluk sendromu ve körfez savaşı sendromu gibi açıklanamayan koşullara çok benzer. Görünüşte ilgisiz birçok belirtinin ortaya çıktığı bir rahatsızlıktır. Bazı uzmanlar belirtileri alerji veya alerjik olmayan veya kimyasallar ile ilgili veya mikroplarla ilişkili gibi. Farklı farklı kategorilere ayırmaya çalışmışlar. Ancak bir fikir birliğine varamamışlardır.

BELİRTİLER

- Baş ağrısı,

-Gözde, boğazda burunda kaşıntı ve tahriş belirtileri,

- Kuru öksürük,

- Ciltte kuruma, kaşıntı ve kızarıklıklar,

- Baş dönmesi,

- Mide bulantısı,

- Konsantrasyon bozukluğu,

- Yorgunluk,

- Kokulara karşı duyarlılık artışı,

- Şikayetler belirli bir binada veya binanın bir bölümünde harcanan zamana bağlı olarak ortaya çıkıyorsa,

- Birey binada olmadığında belirtiler kayboluyorsa,

- Belirtiler ısıtma ve soğutma gereksinimi arttığı zaman tekrarlanıyorsa.

ÖNLEMLER

- Havalandırma sistemi periyodik temizlenmeli 

- Ortamın nem ve ısı kontrolü sağlanmalı 

- İç mekanlara ıslak çamaşır asılmamalı 

- Aspiratör ve kurutucu tahliye bacaları dışarı verilmeli 

- Nemli zeminlere halı serilmemeli 

- Sigara içilmemeli

DUVAR KAĞIDI KULLANMAYIN

- Bina güneş görmeli ve her gün havalandırılmalı 

- Endüstriyel kirleticiler ve allerjenler uzaklaştırılmalı 

- Temizlik uygun şekilde ve periyodik yapılmalı 

- Işıklandırma uygun olmalı 

- Duvar kağıdı kullanılmamalı 

- Kurşun ve asbest içermeyen boyalar kullanılmalı 

- Deodorant, böcek ilacı spreyleri kullanılmamalı 

- Tüp gaz yerine elektrikli ocak vs. tercih edilmeli 

- Radon gazına dikkat

ÇEVRE SAĞLIĞI DENETİMİ 

Aynı binada yaşayan ya da çalışan diğer insanlar ya da o binalarda çalışırken yalnızca mevcut olabileceğiniz sağlık sorunları yaşarsanız ya da en azından durum daha da kötüye gidiyorsa, hasta bina sendromundan şüphelenmek mantıklıdır. Yetkilileri durumdan haberdar etmek önlem alınması açısından gereklidir. İş yerindeki sağlık şikayetlerinin olası nedenlerini belirlemek için bir binada kapsamlı bir çevre sağlığı denetimi gerçekleştirilmesi uygundur. Çünkü alınabilecek birçok önlem vardır. 

HAVALANDIRMA SİSTEMİ

Yukarıda tartıştığımız bazı faktörlerin bir kombinasyonu genellikle karışacak ve hepsinin üstesinden gelinmesi gerekecek. Alınan önlemler, havalandırma sisteminin yenilenmesi veya değiştirilmesi, sızıntı ve ıslanmanın önlenmesi için yapısal onarımlar, binada kullanılan kimyasalların gözden geçirilmesi, temizlik uygulamalarının gözden geçirilmesi gibi işlemleri içerebilir. Önemli olan, şüpheli bir hasta binanın olabildiğince çabuk araştırılmasını sağlamak için harekete geçmektir.

MOBİLYA BOYASI OLUMSUZ ETKİLER

Yemek pişirmek için kullanılan yakıtlar, pişirme sonrasında açığa çıkan duman, modern bina yapım maddeleri, izolasyon maddeleri, koruyucu maddeler, mobilya boyaları, temizlik maddeleri, kişisel bakım ürünleri, pestisitler, evde beslenen hayvanlar, iyonizan radyasyon ve hava temizleme cihazlarının kullanımıdır. 

SİGARA DUMANINA DİKKAT

Hava temizleme cihazları küller, mantarlar, bakteriler gibi biyolojik ürünler yanında toz ve mineral lifler gibi çeşitli kirletici maddelerin yayılmasına neden olur. Ayrıca, bina içi hava kirliliğine neden olan ve sağlığı tehdit edici çok önemli bir faktör de çevresel sigara dumanıdır. 

ODANIN SICAKLIĞI ÖNEMLİ

Bina içi hava kalitesi insan sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır. Hava kalitesinin iyi olabilmesi için sıcaklığın 19-23 derecede olması. Ortalama nem oranını yüzde 40 ile yüzde 60 arasında olması gerekmektedir. Bina içi nem oranı yüzde 70’den yüksek olursa küf mantarı riski oluşturmaktadır. Çocuklar zamanlarının çoğunu bina içlerinde geçirdikleri için okul ve ev içi hava kirliliği bizim için daha da önem kazanıyor. Soğuk ülkelerdeki binalarda merkezi ısıtma sistemi ve sıcak ülkelerde soğutma sisteminin sık kullanıma geçmesi nedeniyle bina İçi hava değişimi ve temiz havanın bina içine girişi kısıtlanıyor. Bu da bina içi hava kirliliğinin önemini daha da arttırıyor. Bina İçi pek çok hava kirletici madde olmasının yanında bina dışı hava kirliliği de bina içi ortamını etkiliyor.