Prof. Dr. Nurettin Lüleci


Yayın Tarihi:

05 Ekim 2019 Cumartesi 06:00:00

Ozonla ağrılara son

Romatizma, bel, boyun fıtığı, migren, kas-eklem ve diyabet ağrılarından kurtulmanın en doğal yolu ‘ozon terapi.’ Kronik hastalıklarda da uygulanır.

Ağrı, insanı rahatsız eden nahoş bir duygudur. Nedeni ne olursa olsun mutlaka tedavi edilmelidir. Ağrı kesiciler kullanıldığında mide bağırsaklarda ülser; kanama, kalpte, karaciğer ve böbreklerde oluşan sıkıntılar nedeniyle kişiler ilaç kullanmaktan kaçınarak gittikçe daha doğal tedavilere yönelmekte ve doğal olarak etkili tedavilere de sahip çıkmaktadırlar. Ozon tedavisi, doğal tedaviler bakımından bilimsel araştırmalara konu olmuş ve olumlu neticeleri kanıtlanmış tedaviler arasında yer almaktadır.

DOKULAR OKSİJENLENİR

Ozon, kimyasal olarak üç oksijen molekülüne sahiptir. Elektriksel olarak yüksek enerjili bir oksijendir. Dünyanın ekolojik uyumunda koruyucu rolü iyi bilinmektedir. Hemen hemen yan etkileri olmayan güvenli bir tedavi yöntemi olarak bilinmektedir. Ağrı tedavisinde ozon kullanımı gittikçe güncel hale gelmektedir. Ozon, hastalıklı dokulara oksijen temininde, dokunun oksijenlenmesine neden olmaktadır. Aynı zamanda ağrının oluşmasına katkı sağlayan aracılık eden farklı enflamasyon maddelerinin oluşumunu azaltır. Bunlara karşı tedavi edici bir etki oluşturur. Uluslararası Ağrı Araştırma Derneği ağrıyı şöyle tarif etmektedir. Vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan gerçek ya da olası bir doku hasarı ile birlikte bulunan, insanın geçmişteki deneyimleriyle ilgili duyusal, hoş olmayan bir duyudur. Ağrı duyusu kişiseldir.  Birisi diğerinin ağrısını duymaz. Ağrı akut ve kronik olarak iki temelde ele alınır. Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre, erişkinlerin yüzde 63’ü ağrı çekmektedir. Ağrıların yüzde 75’i kronik ağrıdır. Kronik ağrılarda, Anadolu’da, kentte, 35-44 yaş grubunda, kadınlarda daha fazla idi. Ağrılar sırası ile baş (yüzde 35), bel (yüzde 15), bacaklarda (yüzde 13) ve batın bölgesidir.

KAS VE İSKELET SİSTEMİ

6 aydan fazla süren bir ağrı söz konusuysa bu kronik, geçmeyen ağrı sınıfına girer. Hasta sadece ağrı yakınması değil, uyku düzeninin bozulması ve psikolojik, moral bozukluğu olarak da rahatsızlığını ifade eder. Yüzde 90’ı kas iskelet sistemiyle ilgili ağrılar olarak ortaya çıkmaktadır. Kronik ağrılar en sık 50-59 yaşları arasında görülürken gençlerin dörtte birinde de görülmektedir. Ağrısı olanların yüzde 13’ünde, günlük fonksiyonel kapasitelerinde azalmalar tespit edilmiştir.

YAN ETKİSİ YOK

Özellikle bel boyun fıtıklarında güvenilir ve etkin tedavi olanakları sağlar l Yaşlı hastaların eklem problemlerine bağlı ağrıları giderir l Stresin yol açtığı dejeneratif ve kronik hastalıklara ve bunlara bağlı ağrıları azaltır l Damarsal patolojilere bağlı süreçlerin ve bu patolojilerle bağlantılı ağrıların tedavisinde kullanılır l Yan etkisi yok denecek kadar azdır l Diğer tedavi uygulamalarıyla klinik ve teknik olarak uyumludur l Daha sonra eğer cerrahi gerekliyse bu duruma engel teşkil etmez.

HANGİ SORUNLARDA ETKİLİ

- Bel boyun fıtıkları
- Damar hastalıkları ve bunlara bağlı ağrılar.
- Kas-eklem rahatsızlıklarına bağlı ağrılar.
- Romatizma ve kireçlenme ağrıları
- Nöropatik ağrılar, özellikle diyabet hastalarında görülen ağrılar.
- Kronik enflamatuar ve dejeneratif hastalıklara bağlı ağrılar, osteoartritlerde
- Migren ve diğer baş ağrıları
- Kronik yorgunluk, fibromyalji sendromunda
- Ağrılı seyreden bazı kan hastalıklarında.
- Stres ve psikojenik nedenlere bağlı ağrılarda
- Tedavilere bağlı oluşan ağrılarda (radyoterapi ve kemoterapi uygulamalarına bağlı)