Prof. Dr. Nurettin Lüleci


Yayın Tarihi:

17 Ağustos 2019 Cumartesi 08:00:00

Ağrıyı azaltan termal su tedavisi

Termal su tedavisi sayesinde şiddetli ağrılar azalır, bağışıklık sistemi güçlenir, hormonal denge sağlanır. Eklem ağrıları yok olur ve psikolojik açıdan sağlık geri kazanılır.

Binlerce yıldır Anadolu topraklarında hüküm süren uygarlıkların ortak kültürlerinden bir tanesi de kaplıca kültürüdür. Antik çağlardan beri Anadolu'da sosyal, ekonomik, toplumsal faaliyetlerin odağında hep su olmuştur. Özellikle de bugün termal diye adlandırdığımız kaplıca ve hamam geleneği çok önemsenmiştir. Kaplıca ve hamamlar, Bizans ve Roma döneminde günlük hayatın bir parçası olarak, özellikle kadınların toplandığı, eğlendiği ve şifa bulduğu merkezler durumundaydı. 

Kaplıca ve hamam kültürü

Yani temizlik, dinlenme, iş toplantısı yanında tıbbi tedavi merkezleri olarak da görev görmekteydi. Eski hekimlerden Hipokrat ve Galen, su tedavilerini çok önemsiyor ve uyguluyorlardı. Türkler Anadolu’ya geldiklerinde Romalıların banyo gelenekleriyle yüzleşmişlerdir. Romalılar'ın su kültürünü Türkler de benimsemiş bu uygulamaları farklılaştırarak yeni bir kaplıca ve hamam kültürü oluşturmuşlardır. Selçuklular hamam inşaatlarını bir proje kapsamında sürdürürken, Osmanlı çok daha profesyonel anlamda hamam inşaatlarını yaygınlaştırmıştır. Sıcak suyun çıktığı hemen her bölgede kaplıca tesisleri inşa edilmiştir. 16. ve 18. yüzyıllar hamam ve kaplıcaların en yaygın olduğu çağdır. 

Bilimsel ispatı var

Hamam, ısıtılan soğuk su kaynaklı iken kaplıca, termal ve mineralli su kaynaklı yapılardır. Eskiden efsane olarak hastalıklara iyi geldiği düşünülen mineral yoğunluklu termal suların tedavide kullanılabileceği bilimsel çalışmalarla ortaya konulmuştur. Hatta birçok ülkede sağlık sigortası kapsamında ücreti ödenen tedaviler listesinde yer almaktadır. 

Hangi hastalıklarda etkili?

• Osteoartritler (kireçlenmeler)

• Romatoid artrit (iltihaplı romatizma)

• Fibromiyalji (yumuşak doku romatizması)

• Ortopedik problemler: Ameliyat komplikasyonları, kırık sekerleri

• Spor yaralanmaları

• Kas hastalıkları

• Nörolojik hastalıklar 

• Mekanik ağrılar (bel-boyun)

• Psikolojik ağrılar

Bol bol sıvı alınmalı

• Günde 2 kez alınmalı

• Kürden önce mesane ve bağırsaklar boşaltılmalıdır

• İlk uygulama kahvaltıdan önce aç karnına veya kahvaltıdan bir saat sonra

• İkinci uygulama akşam yemeğinden 2 saat önce olmalıdır

• Kür esnasında hareketsiz olunmalıdır. Hareket edersek mineral ve gaz emilimi artacağından dolaşım yüklenmesi olabilir

• Haftada bir gün tedaviye ara verilir

• Hastalar yeterli derecede sıvı-su almalıdırlar

• 2-3 haftalık tedavi süresi yeterlidir.

Kimlere önerilmez?

• Ateşli hastalıklar, sistemik enfeksiyon geçirenler

• Ağır anemi (kansızlık)

• İltihaplı romatizmaların alevlendiği dönemler

• Kanser hastaları

• Kanamalı hastalıklar

• Kadınlarda adet dönemleri, gebelik ve doğum sonrası

• Ağır organ hasarı olan hastalıklar (kalp, akciğer, böbrek, karaciğer)

• Açık yaralar

• Sara hastaları ve akıl hastaları

• Aşırı kilolu hastalar

• Tansiyonu çok yüksek olanlar

• Yakın zamanda kalp krizi geçirmiş hastalarda termal uygulama yapılmamalıdır. 

Süre önemli

Kaplıca tedavisinden sağlıklı bir sonuç elde etmek için hekiminizin tavsiyelerine uymanız gerekmektedir. Banyo saatleri, ne kadar suda kalınacağı ve kaç gün devam edileceği gibi hususları doktorunuz belirlemelidir. 

Kaplıca tedavisi: Balneoterapi 

Kaplıca kelimesi, ılıcanın üzerine bir hamam yapılması sonucunda ortaya çıkan yapının kaplı-ılıca biçiminde tanımlanmasından kaynaklanmaktadır. Zamanla ifade kolaylığı olarak dilimize kaplıca şeklinde yerleşmiştir. Yeraltından gelen sıcak madensel suların tedavi edici özelliklerinden havuz ya da banyo şeklinde yararlanılan tedavilere denilmektedir. Fizik tedavisi hidroterapi kapsamında değerlendirilebilir. Kaplıcalar doğal şifa kaynağı merkezlerdir. Hemen her yöremizdeki kaplıcalardaki mineralli sıcak sular, fiziksel ve kimyasal özellikleri bakımından farklılıklar gösterir. 

Romatizmal hastalıkların çaresi

Kaplıca suları karbonatlı, sülfatlı, demirli, tuzlu, kükürtlü, karbondioksitli, iyotlu veya radyoaktif maddeli olabilir. Bu çeşitlilik hastalıkların tedavisinde de önem arz etmektedir. Bazı kaplıcalar cilt hastalıklarına iyi gelirken, bazıları romatizmal hastalıkların tedavisinde daha ön plana çıkmaktadır.  Bu durum göz önüne alındığında kaplıca seçimini gelişigüzel yapmamamız gerekir. Eğer tedavi olmak istiyorsak hangi kaplıcayı tercih edeceğimiz konusunda doktorumuza danışmalıyız. Yıllardır öncülüğünü Balçova Termal Tesisleri'nin yaptığı sistem yaygınlaşmakta turistler için cazibe merkezi olmaktadır. Bu bağlamda İstanbul'da da Tuzla Kaplıcaları dönüştürülerek bu tarzda bir uygulamayla hizmet vermeye başlamıştır. 

Toksin atımına yardımcı olur

• Ağrıları azaltmak, kas spazmlarının çözülmesi 

• Bağışıklık sistemini güçlendirmek

• Genel sağlığı düzeltmek

• Sinirsel ve hormonal dengenin sağlanması

• Kan dolaşımında artma, solunumun hızlanması

• İç organ işlevlerinde artma

• Vücut ısısında artış, terleme (toksinlerin atılması)

• Vücut ve eklem hareket kabiliyetlerinde artma

• Psikolojik rahatlama

• Sakatlıklara engel olmak kaplıcaların faydaları olarak özetlenebilir. 

Zengin mineral kaynağı

Maden sularının yeryüzüne çıktığı kaynağa kaynarca denilir. Derinlerde oluşan sular yeryüzüne çıkarken karşılaştıkları mineralleri, tuzları, gazları ve radyoaktif maddeleri eriterek bünyelerine katarlar. Derinlerden gelen ve mineralleri eritmiş sıcak sular buharlaşarak ya da sıcak su olarak toprak üstüne çıkmaktadır. Termal su olarak da bilinen bu kaynakların özelliği zengin volkanik mineraller içermesidir.