0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Müflis tüccar Macron! 

Tam 6 yüzyıl, Osmanlı Devleti, Hristiyan Alemi’nin ortak düşmanı olmuştu.  Her Hristiyan devletin, Osmanlı Devleti ile ilgili bir ajandası vardı. 

Altı asır boyunca, hangi Hristiyan devletin Osmanlı ile bir problemi olsa, tüm Hristiyan devletler Osmanlı’ya karşı kimi gizli, kimi açıktan o devletin arkasından saf tutarlardı. 

Osmanlı İmparatorluğu tasfiye edildikten sonra bu anlayışları Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı da değişmeden devam etti!.. 

Bugün ABD ve İsrail’le beraber tüm Batılı ülkelerin Türkiye ile ilgili bir ajandaları var!.. 

Türkiye, bunlardan biri ile bir ihtilafa düştüğü anda, o ajandalarda yer alan konulardan birisi hemen sahneye konur. 

Batılı devletlerin ajandalarında yer alan konulardan biri de, 1914 Ermeni Soykırımı iddialarıdır. 

Özellikle 1970-2000 yılları arasında bu kartı aşağı yukarı tüm Batılı ülkeler bir bahaneyle sahnede sergilediler. Söz konusu bu 30 yılda, Asala Terör Örgütüne her türlü desteği vererek, Türkiye’yi her alanda köşeye sıkıştırdılar. Batı medyasında yer alan yazılar, Batılı siyasetçilerin konuyu gerçeklerden saptıran açıklamaları, sokaktaki vatandaşımızın bile aklını allak bullak etti!... 

Acaba soruları, insanımızın beynini, ruhunu tahrip etti!... 

AK Parti’nin iktidara gelmesiyle, bu konu yavaş yavaş sahneden çekildi… 

Ermeniler, finali 2014, yan Yüzüncü Yıl Anma’sına bırakmışlardı. Hazırlıklarını buna göre yapmışlardı. 2014 öncesi tüm eylemleri tabiri caizse yüzüncü yıl anmaları için birer antrenman niteliğindeydi. 

Türkiye, son derece akıllık davranarak, Çanakkale’nin 100.  yıl  etkinliklerini 18 Mart’tan, 24 Nisan’a çekerek Ermenilerin bu oyununu bozdu…. Ermeni iddialarının baş destekçileri olan İngiltere, Fransa, Almanya mecburen 24 Nisan’da Erivan’da boy gösteremediler, Çanakkale de bulundular!.. 

2014’ten sonra Ermeniler’in tüm ümitleri kırıldı… Yüzüncü yılda bile istediklerini elde edememenin moral sıkıntısıyla, köşelerine çekilmek mecburiyetinde kaldılar… 

Türkiye artık güçlü idi ve bu kart artık bir şey ifade etmiyordu… 

Biz, bu konu artık gündemi işgal etmiyor, edemez diye düşünürken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron geçen hafta CCAF ( Ermeni derneklerinin koordinasyon konseyi olan ) Ermeni Organizasyonlar Koordinasyon Konseyi’nin geleneksel yemeğine katıldı ve burada yaptığı konuşmada, 24 Nisan’ı Ermeni Soykırımını Anma Günü olarak ilan ettiğini açıkladı. 

Bu Fransa 2001 yılında Ermeni Soykırımını resmen tanıdığını ilan etmişti. Macron bunu tamamlayan adımı geçen hafta attı ve 24 Nisan’ı anma günü olarak kabul ettiklerini açıkladı. 

Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği deliğe: 

Bayram değil. Seyran değil, bu eniştem beni niye öptü?.. 

Evet, bu sorunun cevabı neyse, Macron’un bu konuyu gündeme getiriş nedeni, odur! 

Sarı Gömleklilerin sokağa inmesi, Macron’un önce keyfini, sonra gün geçtikçe uykularını kaçırdı… 

Şu anda artık köşeye sıkıştı: Attığı hiçbir geri adım işe yaramadı!.. 

Macron, artık çaresiz… Tüm argüman mermilerini harcadı, ama bir adım ileriye gidemedi!.. 

Tek yolu kalmıştı: Müflis tüccar metodu!.. 

Başladı eski defteri karıştırmaya… Bula bula, kamuoyunu manipüle için bu konuyu buldu!.. 

Bakıp göreceğiz, bu bayatlamış pasta, bu kokmuş kelle, sokaklardaki terörü bitirecek mi?..          

Bence, boşuna bir ümittir bu!... 

Türkiye, yakmaya çalışılan bu ateşe benzinle gitmeli… Sessizlik, sessizlik!.. 

Göreceksiniz, bu yakmaya çalışılan ateş, bu sefer bir mum alevi gibi kendiliğinden sönecek!.. 

Macron, hayal kırıklığıyla gidecek, gidecek!.. 

Görünen köy için, kılavuza ihtiyaç yok!.. 

Prof. Dr. Mehmet Çelik Diğer Yazıları