0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Beka sorunu ve İstiklâl Marşı

Geçen yüzyılın başlarında, başta İngiltere ve Fransa olmak üzere emperyalist güçler Osmanlı’nın  güney coğrafyasındaki enerji bölgelerini ele geçirmek için harekete geçmişlerdi. Bir yandan Balkanlarda, bir yandan Kuzey Afrika’da, bir yandan Ortadoğu’da ve son olarak Anadolu topraklarında başta Sarıkamış ve Çanakkale olmak üzere vatan topraklarını korumak için canla-başla mücadele ediyorduk. 

Bu savaşları kazanmak için elimizde ne yeteri kadar silahımız, ne de yeteri kadar mühimmatımız vardı… 

Vuruşa vuruşa Anadolu coğrafyasına çekildik. 

Nihayet, savaşlar durdu, arkasından Mondros ateşkes antlaşması ve Sevr Projesi’nin hayata geçirilmesi süreci başlatıldı!.. 

Gelinen nokta, artık beka noktasıydı!.. 

Kaybettiğimiz toprakları kurtarmak artık bir hayaldi. Son Osmanlı Meclis-i Mebusa’nının çizdiği sınırlar içinde (Misak-i Milli) istiklalimizi korumak tek hedefimizdi. 

Mustafa Kemâl Paşa’nın önderliğinde Anadolu’da bunun hazırlıkları yapılıyordu. Erzurum ve Sivas kongrelerinden sonra, Ankara’da bu İstiklâl mücadelesini yürütecek yeni meclis açıldı: 23 Nisan 1920 

Milli Mücadeleyi yürütecek ve yeni devleti inşa edecek bu meclisin aldığı en önemli kararlardan biri de, bir İstiklâl Marşı yazdırıp, kabul etmekti. 

Bunun için Hamdullah Suphi Bey görevlendirildi. Bir ilân hazırlandı, şairlere haber gönderildi ve kabul edilecek marşa o günün parasıyla 500 TL. ödül verileceği bildirildi. 

Gelen yüzlerce marş, ilgili komisyon tarafından incelendi, ancak hiçbiri uygun görülmedi… 

Başta Hamdullah Suphi olmak üzere, tüm meclis üyelerinin dikkatini bir nokta çekti: 

Mehmed Akif yoktu!.. 

Hamdullah Suphi bey, Ankara’da Taceddin Dergahı’nda kalan Mehmed Akif’i ziyaret etti ve neden yarışmaya katılmadığını sordu!... 

Para ödülü konulduğu için katılmadığını öğrenince, bu meseleyi halledebileceklerinin teminatını vererek Akif’i râzı etti… 

İkinci sefer yapılan yarışma sonucunda, yine yüzlerce marş yazılıp gönderildi Meclis’e… Bu sefer Akif’in yazdığı marş da vardı aralarında. 

Hamdullah Suphi Bey’in başkanlık ettiği komisyon Akif’in marşını oy birliği ile birinci olarak kabul etti!... 

Hamdullah Suphi tarafından meclis’te okunan marş, üç sefer arka arkaya okunarak, milletvekilleri tarafından ayakta dinlenerek, heyecanlı bir alkış tufanıyla oy birliği ile kabul edildi: 12 Mart 1921. 

Ankara’nın o karakışında üzerinde paltosu dahi olmayan Akif, konulan 500 TL. lik  ödülü almadı, Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağışladı. 

98 yıldır  heyecanla okuduğumuz bu marşı Zeki Üngör besteledi, orkestrasyonunu ise Edgar Manas yaptı!.. 

Akif’in Kahraman Ordumuz’a ithaf ettiği bu muhteşem marş için, son nefesinde ettiği şu dua ile noktayalım: 

Allah, bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın!

Prof. Dr. Mehmet Çelik Diğer Yazıları