• BIST
    115748
  • Dolar
    6,8612
  • Euro
    7,7521
  • Altın
    392,1350
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Yaban Hayatı

İnsanlar gibi devletlerin de karakterleri vardır, kimi devletler tilki karakterlidir, kimileri de çakal. Yaban hayatı, istihbaratta, ekonomide, uluslararası ilişkilerde, günlük hayatta ve teknolojide rol model olarak alınabilecek örnek davranış ve sistemlerle doludur. Ancak bu örneklerin doğru okunabilmesi; uzun yıllar süren takip, hayvanın davranış dilinin bilinmesi ya da anlaşılması ve konuya ilişkin ilmi çalışmalar gerektirmektedir. Mesela “Uzay seyahatinin anahtarı ayılarda mı?” sorusu, bazılarımıza anlamsız gelebilir ama NASA, bugünkü imkânlarla gidiş ve dönüşü 1,5 yıl kadar uzun sürecek Mars seyahatlerinde, su ve gıda tasarrufundan ziyade, dapdaracık bir alanda, değişik huy, ırk, inanç ve cinsiyetten oluşacak astronotların kendi aralarında çıkabilecek sorunları önlemek maksadıyla onları uyutmayı planlıyor. 

“Kara ayılar, 7 ay süren kış uykuları boyunca, yemiyor, içmiyor ve dışkılamıyor. Ama yine de kış uykusundan uyandıklarındaki fizyolojik durumları, uykuya daldıkları zamankiyle neredeyse aynı. Uzmanlar, aynı şekilde bir kış uykusunu insanlara uygulayabilmenin ölümcül hastaların tedavisi ve uzayın derinliklerine yapılacak uzun yolculukların kapısını aralayabileceği görüşünde. Kara ayıların, uyku sırasındaki kalp atışları, vücut ısıları ve kas faaliyetleri incelendi. Ayıların metabolizmasının, kış uykusundan uyandıktan üç hafta sonrasına kadar bile, uykudaymış gibi yavaş çalıştığı saptandı. Araştırma ekibinden Craig Heller, ‘Bu durum, metabolizmayı baskı altında tutan bio-kimyasal bir mekanizma olduğunu gösteriyor ve bu çok ilginç bir buluş olabilir’ dedi. Heller buluşun uzayın derinliklerindeki araştırmalar için yararlı olabileceği görüşünde. Heller, 'Uzun uzay yolculuklarında astronotları bir tür kış uykusuna yatırma fikri hep vardı. Şimdiye kadar bu bir tür fantezi olarak kabul ediliyordu. Ama şimdi mantığını anlayabiliyoruz' diye konuştu. (bbc-18 Şubat 2011) 

Aslan mı, Tilki mi? 

İngiltere, kendisini Aslan olarak resmetmiştir ancak davranışları pek de “Aslanca” olmamıştır. Cemil Meriç “Biz vakur ve fedakâr bir insan topluluğu iken, Avrupa’da sahneye çıkan burjuvazi,  bizi çökertmek için bütün gayretlerini harcayacaktı. Batı uygarlığı, dünyanın 3’te 2’sini, 3’te 1’i için yakmış, yıkmış, politikadan ahlâkı tard etmiş bir tilki uygarlığıdır. Bir Aslan medeniyeti (Osmanlı), bir Tilki (İngiliz) uygarlığına yenildi” der. 

Kıbrıs Türklerinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Ata Atun’a göre de “İngilizlerin politik dili biraz farklıdır. Ne vücutları gerçeği konuşur, ne de ağızlarının içindeki dilleri.

Davranışlarını iyi analiz etmek gerekir, ne demek istediklerini tam olarak anlayabilmek için… Ne söyledikleri çok önemli değildir, vücut dilleri ile ima ettikleri de… Önemli olan, zamanlamaları ve yaptıkları davranışın hangi olayla ilgisi olduğunu tanımlayabilmek ve ne söylemek istediklerini anlayabilmektir.” 

İngiltere Devlet eski Bakanı Jeremy Browne’a göre “İngiltere, ekonomik, siyasi ve kültürel açıdan dünya üzerinde büyük bir güç... Değerleri ışığında küresel davranışları şekillendiriyor. Ancak Britanya’nın uykusundan uyandırılması gerekiyor. Diğer ülkelerden daha zengin, daha başarılı ve daha etkili olmak gibi, önceden kazanılmış bir hakka sahip değil. Zamanında bu nitelikleri, icatları, maceraperestliği ve girişimleri sayesinde edinmişti ve gelecekte de bu nitelikleri yeniden kazanmaya ihtiyacı var.” (İngiliz düşünce kuruluşu Chathamhouse-20 Temmuz 2011) 

Osmanlı çöktü ama onu çökertenler de altında kaldı. 

Tilki gibi davranan baş aktör İngiltere, hemen her alanda kaybetti, şimdi sıra Amerika’da.  
Ormanın kralı Tilki değildir, Aslan’dır. Tilki’den, Çakal’dan kral olmaz! Kral, Aslan karakterli olmalıdır. Tilki, ormanın en kurnaz hayvanıdır ama daima açtır!