• Bist 100
    101849
  • Dolar
    5,6592
  • Euro
    6,3832
  • Altın
    258,2850
İstanbul
20 / 27
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Kıbleyi değiştirenler kim?

Bulunduğumuz coğrafyada kimi insanların, toplulukların ve devletlerin bir günde beş defa kıblesini değiştirdiğini ekonomi ve diplomasi ile iştigal edenler bilir. 

Avrasya’yı ve merceği küçülttüğümüzde özellikle Levant’ı yani Doğu Akdeniz’i dünyanın beyni diye nitelendirmek abartılı olmayacaktır. Coğrafi olarak pek büyük olmayan Doğu Akdeniz’in çekim gücüne kapılmayan önemli kişi, topluluk, şirket ve devlet yoktur. 

Dünyanın atar ve toplardamarlarının da bu bölgede olması şaşırtıcı değildir: Çinliler, Moğollar, Japonlar ve Hintliler gibi en uzak coğrafyalar Akdeniz’de, Akdeniz oralardadır. 

Osmanlı Venedik’te sıkıntıya mı sebep oldu, Timurlenk Ankara ovasındadır. Osmanlı Venedik’i zor durumda mı bıraktı, Osmanlı’nın hiç ummadığı bir etnik veya dini grup isyan ediverir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Dolayısıyla Akdeniz’in devletleri toplamak ve dağıtmak gibi tarihle sabit bir işlevi hep olagelmiştir. Osmanlı sultanlarının içinde Venedik derslerini iyi çalışanlar Osmanlı’yı yükseltirken diğerleri Osmanlı’ya sıkıntı yaşatmıştır. Venediklilerin girmediği saray, etnik ve dini topluluk nerede ise yoktur. Bu sebeple “Yahudiler, Cenevizliler ve Venedikliler bilinmeden Avrasya bilinemez” der diplomasi. 

Eskiden beri “Yahudileri bilmek ilköğretim, Cenevizlileri bilmek ortaöğretim, Venediklileri bilmek yüksek öğretim, Uzak Doğu ve Türkleri bilmek master ve bunlardan sonra tekrar Yahudileri bilmek doktoradır” der, yine derin küresel siyaset ve finansal merkezler. 

Derin küresel siyaset ve finansal merkezlerin başarılarının temelinde “kim, kimdir” sorusunun cevabını bilmek yatmaktadır. Bu derin küresel akıl, Allah'ın gereksiz bir şey yaratmadığına aynel yakin iman eder. 

İşte bu bilgi çok önemli kişilerin, toplulukların ve devletlerin kıblesini günde en az beş defa değiştirmesini de açıklamaktadır. Bilginin ve bilgiyi kullanmanın nasıl bir güç olduğunu bilmek için Levant’a yani doğu Akdeniz’e ilim gözü ile bakmak kaçınılmaz bir zorunluluktur. 

Persleri Batı Avrupa'ya, Atilla’yı Roma kapılarına, Timurlenk’i Anadolu'ya, Türkleri Hindistan’a, Mısır'a, Fas’a ve Arapları İspanya'ya çeken “mıknatıs” nedir? Hollanda’yı Uzak Doğu’ya, İngilizleri Çine, İspanyolları ve Portekizlileri Amerika’ya, İtalyanları, Almanları, İrlandalılar ve İngilizleri Amerika'ya dağıtan akıl, hangi akıldır? 

Küresel siyasi ve finansal derin akıl, ekonomik ve siyasal depremleri daima oluşturmuştur. Çünkü bu akıl sahipleri bilirler ki “iki günü birbirine eşit olan zarar eder”. Bu ilahi düsturu besmele yapmış bir aklın dünyayı evirip çevirmesini bu bakımdan izaha gerek yoktur. Kutsal kitapları okumayı ve anlamayı ve uygulamayı bilenler zaten gereken sırlara da sahiptirler. 

Hayvanlar ile insanlar arasındaki temel farkı bilenlerin öğrenci olarak alındığı ezoterik okullara sahip bir zihniyetin temelinde olduğu küresel derin siyasal ve finansal akıl, bu sebeple mahir ve başarılıdır. 

Bu yüzden bu ezoterik okullar kendi öğrencilerini kendileri bulurlar ve insan kaynakları konusunda uzmandırlar. “Tanrı bir şeyi yaratmış ise vardır bir hikmeti” vizyonu önemli bir anahtardır. 

“Hızır” olgusunu anlayanlar dünyayı da anlarlar. Kendi dinimizin, kültürümüzün, tarihimizin ve diğer dinlerin ne anlattığını bilmeden küresel oyuncular yetiştirmek tesadüflere kalmaktadır. Küresel derin siyasal ve finansal akıl, doğal olarak sırlarını vermemektedir. Küresel bir hegemonyayı sürdürmeleri de bundandır. 

“İlim ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir” diyen Yunus Emre kimdir, sadece şair ve tasavvuf ehli mi?

Ömer Özkaya Diğer Yazıları