0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Mustafa Uslu'nun gözyaşları!

Yeni yılın ilk yazısının, ister istemez geçen yılla alakalı bir değerlendirme yazısı olması beklenir. Bu da yetmez, bu yazıda yeni yılda neler beklendiği hususunda da bir öngörü olmalı...

Lakin, ben bugün yeni yılın ilk yazısında sadece geçen yılı değil, kendi ömrümde geçen yıllarda yaşadıklarım, şahit olduklarım zaviyesinden bir değerlendirme ve gelecek yıldan kendi beklentilerimi yazacağım.

Her zaman bayramlarda, yeni yılda, ailemin özel günlerinde olduğu gibi, bu yıl da yeni yıla yolda yanımda yardımcımla girdim.

Beni bu hayata birileri zorlamadı, tam aksine, bu hayatı ben bilerek isteyerek seçtim ve hayatımdan da memnunum.

Ben bir savaşın, kavganın içerisindeydim ve benim kavgam bitmek bir tarafa daha da şiddetlendi!

Çünkü, zalimler bitmedi!

Çünkü, günümüz zalimleri firavunları bile utandıran cinsten!

Hazreti Peygamberden (sav) bu yana da zulüm gören, İslam Ümmeti; zalime karşı da savaşan tek millet, Asil Türk Milletidir!

Bu zamanın zulmü öyle bir zulüm ki, zulümden kaçan mazlum, umudunu yine zalimin memleketinden, zalimin elinden umuyor!

İşin en acısı da ne biliyor musunuz?

İşin sonunda sözümona adaleti, yine zalim sağlıyor!

Yılın ilk günü, yani dün sabah televizyonu açtım, TRT2 'de Sayın Mustafa Uslu yeni filmi, "Kesişme" yi anlatıyor. "Kesişme", Marksist, Leninist, Stalinist bebek katili insanlık suçlusu PKK tarafından şehit edilen Eren Bülbül'ü anlatmakta.

Doğrusunu söylemeliyim, heyecanla beklediğim bir film!

Bir keresinde muhteşem bir kadrosu var, her şeyden önce oyunculuğuna, karakterine saygı duyduğum Sayın İsmail Hacıoğlu var filmin kadrosunda!

Sohbetin bir yerinde, Sayın Uslu'nun gözleri doldu ve gözyaşları damla damla dökülmeye başladı!

İşte o anda, 2007 yılına gittim, yapımcısı olduğum ülkemizin ilk Çanakkale Savaşı konulu dizi filmi olan 13 bölümlük, ''Kınalı Kuzular '' dizisinin ilk yayın gününü hatırladım!

Yayın bittiğinde çocuklar gibi hüngür hüngür ağlamıştım, çünkü o diziyi nasıl, ne şartlarda, nelerle boğuşarak çektiğimi, bir Allah, bir ben, bir de rızıklarından kestiğim ailem bilir!

Vücudumda taşıdığım 58 cm dikiş de cabası...

Sonra, "Ayla", "Cep Herkülü" derken, "Kesişme"...

İçimde bir sızı, ''Keşke, Mehmet Akif Ersoy'u da sen yapsaydın be Mustafa kardeşim'' dedim, kendi kendime!

Sevgili Mustafa Uslu kardeşim, aramızda on küsur yıl yaş farkı var, ama senin o döktüğün gözyaşlarını bu ülkede sadece ben anlarım!

Zaten, ne "Ayla" ne "Cep Herkülü" ne de son filmin, gözyaşlarını dökmeyen bir kişi tarafından çekilemezdi!

Mustafa kardeşim benim geçen yıldan aklıma kazınan ve asla da aklımdan çıkmayacak olan, işte bu kare!

Zalimin zulmünden kaçıp ABD'ye ya da Kanada'ya sığınmak isteyen iki kardeş, yine zalimin uçağına tutunuyorlar ve param parça oluyorlar!

Bu karenin filmini de çekmelisin...!

Hatta, ölmez sağ olursam, ufak bir role de talibim.

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları