Şafak Malatya


Yayın Tarihi:

08 Ekim 2018 Pazartesi 02:00:00

MESAJINIZ VAR sevgili Caner

SANA bu satırları en kalbi duygularımla yazıyorum. Deli olman, sana fişek denmesi ya da sinirli olman beni pek ilgilendirmiyor. Emin ol taraftarları da ilgilendirmiyor. Belli ki sen Beşiktaş formasının aidiyetine henüz vakıf değilsin. Senin en hızlısından bir işbaşı eğitimine ihtiyacın var! Ben sana eğitimin ilk kuralını yazayım: Burası Beşiktaş, burada öyle babanın çiftliği gibi davranamazsın. Toparlanmak zorundasın!

Sevgili hocam, sen hiç elindekinin bir üst modelini istemedin. Tek istediğin, mevcudun korunmasıydı. Son 2 senedir elindekini alıp, sana daha alt modelini veriyorlar. Sonra da senden hep bir üst sürümü bekliyorlar. Sana bu yüzden oyuncu tercihleri üzerinden söyleyecek bir sözüm yok. Fakat bu takımın her maçı tek devre de olsa bu kadar kötü oynamaya hakkı yok. Onlara bu formanın ağırlığını bıkmadan, usanmadan hatırlat hocam.

Sevgili başkan. Eminim keyiflidir kulüpler birliği başkanlığı. Farkındayım öyle masaya yumruk vuracak bir mizacın da yok. Ama sence de artık işin suyunu çıkartmıyorlar mı? Sence de bu takımı çatır çatır doğramıyorlar mı? Sence de Beşiktaş'ın hakkını yemiyorlar mı? Şimdi değilse ne zaman başkan?

Ey Celâleddîn-i Rûmî. Ey gönüller sultanı. Dün senin şehrinde, senin harmanında filizlenen canlar, gencecik filizlere kıymaya kalktılar. Yetmedi, senden feyiz alamayıp, maneviyatına tutunduklarını iddia edenler, tellerin arkasından “Vurun, kırın, parçalayın” diye haykırıyordu. Kusuruma bakma. Zamane içerisinde bu serzenişimi kavrayabilecek hiçbir akıl yok. O yüzdendir sana da seslenişim.