• BIST
    1540.21
  • Dolar
    7,4191
  • Euro
    9,0034
  • Altın
    442,5790
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

İç rekabet fayda vermez!.. 

Global ekonomilerdeki yavaşlama devam ederken bir kötü haber de Avrupa bankalarından geldi. Banka hisselerindeki sert satışlar devam edebilir. İlginç olan euro-dolar paritesinin 1.13 bandına kadar yükselmiş olması. Piyasa oyuncuları ne yapacağını şaşırmış durumda. Ne alalım ne satalım, bi haberler. Çin tarafından gelen ekonomik veriler halen kötü gelmeye devam ediyor. Fed kelime oyunlarına devam ediyor, Ortadoğu'da sular kaynamaya devam ediyor... 
İç pazara baktığımızda “iptal ediliyor” denilen rezervasyonlar Turizm sektörünü olumsuz etkiliyor. Belirsizlik inşaat sektörünü olumsuz etkiliyor. Gıda fiyatlarındaki spekülasyonlar moralleri bozuyor vs vs... 

İşte basit bir kaç örnekle durum böyleyken biz halen neden dış piyasa ile rekabet etmiyoruz da iç piyasada kendimizle rekabet ediyoruz? Kurum ve Kuruluşların daha etkin olması gereken bir dönemdeyiz, özelliklede Rekabet Kurumu'nun. Araç sigortalarından tutun da gıda fiyatlarına kadar, inşaat sektöründen tutun da turizm sektörüne kadar her düzen gözden ciddi bir şekilde geçmeli. Gerçekleri görmek istiyorsak, gerçek mağdurları görmek istiyorsak bu kurumların biran önce sahaya inmesi yeni kararların alınmasını sağlaması gereklidir. Hiç birimiz “kazanıyoruz” diyemeyiz. Hiç birimiz “işlerimiz çok iyi,diğer ülkelere bakıyoruzda çok şükür halimize” diyemiyoruz. 

Ekonomi'nin büyüğü, küçüğü olmaz herkes kendi çapında iş yapıyor. Büyüklerin gideri daha fazladır daha fazla zarar eder, küçüklerin masrafı daha azdır daha az zarar eder... Ama sonuçta tüm pazar beraber kazanıp beraber zarar eder. Bugünlerde işlerin zayıflaması hemen akıllara rekabeti getiriyor. “Fiyatları nasıl düşürsek de masraflar çıksa? Yanımdaki ya da karşımdaki rakibimi nasıl kötülesem de müşteri bana gelse?” Camlarda okuduğumuz İNDİRİM yazıları ne kadar doğru?

Eğer doğruysa; 

300 TL'ye satılan ürün 199 TL ye düşmüşse işsizlikten mi, sezon sonu KAR indirimi mi? 

- Zararına bir satışsa 2-3 ay içinde kapatması gerekiyor. 

- Kar'ından düşüyorsa KAT KAT zaten kazanmış. 

Dedim ya kimse “ KAZANIYORUZ” diyemeyiz. 

Peki kazanmak istiyorsak şunları yapsak; 

- Diğer rakiplerimizle sık sık istişare yaparak omuz omuza dayanışma içinde olsak ( Kimse kimseyi kötülemeden ) 

- Rahatsız olduğumuz her neyse Kurum ve Kuruluşlara giderek derman arasak, 

- Üreticiyle ne kadar muhatabız, aracıdan aldığımız maliyeti biliyoruz da üreticiden maliyeti bilsek, biliyorsak çözüm üretsek, 

- Dünyadaki gelişmelere bakıp,Türkiye Ekonomisi üzerindeki oyunları görüp psikolojik olarak dinamik olsak, 

- Müşteriyle sohbet ettiğimizde KARAMSAR olmakdansa GÜLERYÜZLÜ olsak 

- Verdiğiniz karamsarlık müşterinizin alım hevesini kırmasa, 

- Kazançlarımızı lüks tüketimden çok İşimize yatırım yapsak. 

Daha iyi olmazmı? 

Yeni oyun; Türkiye'yi Jeopolitik olarak köşeye sıkıştırmak,ekonomisini durdurmak, bu durgunlukdan İNDİRİM olarak faydalanmak. Psikolojik algı ile moralleri bozuyorlar, yani daha yaz gelmeden “REZERVASYON İPTALLERİ”nden bahsediyorlar. Fiyatları düşürsünlerki en ucuz tatili biz yapalım, Turizm sektörü para kazanmasın Türkiye kazanmasın. Bizim bu oyunlara alet olmamamız gerekiyor, onların ekmeklerine yağ sürmememiz gerekiyor. Dünya ekonomilerindeki daralmayı biraz daha gözlemleyip sabr etmemiz gerekiyor ama en çok sirkelenip kendimize gelmemiz gerekiyor. Kendimizle değil Dünya ile rekabet etmemiz gerekiyor...