• BIST
    1540.21
  • Dolar
    7,4252
  • Euro
    9,0110
  • Altın
    442,8480
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Fransa yanıyor! 

Fransa'da düzenlenecek EURO 2016 öncesinde ülkede yaşananlar olaylar Avrupa'yı tedirgin etmeye devam ediyor... 
Bir yandan terör saldırısı korkusu diğer yandan halkın sokakları savaş alanlarına çevirmesi Fransa ekonomisini çökertebilir. 
Başkent Paris'te düzenlenen eylemlere karşı Fransız polisinin sert tutumu, basın mensuplarına karşı aşırı güç kullanımı Fransa'nın itibarını gün geçtikçe azaltmaya devam ediyor. 
Olaylar yatırımcılarıda olumsuz etkilemiş ve tedirginlik hat safhaya ulaşmıştır. 
Fransa'daki bankalardan paralarını çekmeye devam eden yatırımcılar olayların normalleşmesinin uzun süreceğini öngörüyor. 
Tabi bu durum sadece Fransa'nın ekonomisini değil Avrupa Birliği'nin de ( AB ) ekonomisini zorda bırakmaya devam ediyor. 
Avrupa Merkez Bankası ( ECB ) her nekadar parasal gevşemeyi sürdürse de birlik üyeleri yaşanan ekonomik krizlere çare bulamıyor. 
Küresel piyasalarda Euro/Dolar paritesi yükseliş isteğinde, ancak bu sanılan kadar kolay olmayabilir. 
1.14 seviyesinin üzerinde kalamayan paritenin düşüşleri daha sert oluyor ve dar bir bantta hareket etmeye devam ediyor. 
Fed'in faizlerde bir değişikliğe gitmemesine ve genişlemeci politikalara rağmen paritenin yükselememesi bize şunu gösteriyor: 

“Avrupa ekonomisi krizle boğuşmaya devam edecek” 

Dünyada yoksulluk oranına baktığımızda gelir adaletsizliği en çok Avrupa Birliği'nde. 
Çünkü birlik ülkelerde yaşayan vatandaşların çoğu AB ülkelerinde birinin ekonomik krizde oluşunun bedelini ağır ödüyorlar. 
Örneğin Yunanistan'da yaşanan ekonomik kriz ve aşırı borçlanmanın bedelini Almanya'daki vatandaş ödüyor, ya da Fransa'da yaşanan ekonomik krizin bedelini Belçika ödüyor. 
AB ülkelerinin göbeği birbirine bağlı olduğu için bu acı gerçekten tek bir şartla kurtulabilirler: 

“Ab üyeliğinden çıkarak”

Bu uyanıklığı ilk İngiltere yaptı, İngiltere     resmi olarak ayrılınca zaten devamı gelir diye tahmin ediyorum. 
AB faizleri okadar düşük tutuyor ki tüketiciye “Yeterki harcayın, tüketin” mesajı veriyorlar. 
Yılın son çeyreğinde görünen o ki Euro/Dolar paritesi 1.10 bandının altında kalmaya devam edebilir. 
Bu durum en çok küresel piyasalarda Dolar endeksinin yükselmesine neden olabilir, doların değer kazanması gelişmekte olan ülke ekonomilerini olumsuz etkileyebilir. 
Biz Avrupa ekonomilerinde kriz haberlerine zaten alıştık, yeni bir kriz haberi bizi şaşırtmıyor. 
Ancak AB'den çıkan yeni bir ülke tüm küresel ekonomiler için süpriz olabilir. 
Türkiye ekonomisi bu süreçten ister istemez olumsuz etkilenecektir, çünkü AB ülkeleriyle güçlü ticari ilişkilerimiz mevcuttur. 
Diğer yandan paritenin düşük seyretmesinden dolayı dolar endeksinin değer kazanması ikinci bir zorlu süreci beraberinde getirebilir. 
Avrupa Merkez Bankası ( ECB ) faiz toplantılarında elindeki tüm mermileri kullandı, geriye mantıklı hiç bir seçenek bırakmadığını düşünüyorum. 
Parasal genişlemenin süresini uzatmaktan başka bi çare yok onlara, böyle bir durumda olan vatandaşa oluyor. 
Faiz oranlarının negatif uygulandığı bir ortamda konut, araç ve gıda sektöründe pahalılık başlar. 
Pahalı ev, araç ve gıda demek vatandaşın ciddi anlamda zora gireceği bir süreç demek olur. 
Böyle bir ortamda yangın sadece Fransa'yla sınırlı kalmaz tüm AB ülkelerine sıçrayabilir. 
Toparlayacak olursak Fransa bıraksın şiddet kullanmayı ekonomi nasıl yönetilir Türkiye'den gelsin ders alsın...