0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Gelecek nerede?

Geçen yüzyılın yönlendirici gücü Avrupa, Doğu ülkeleri insanları için hep cazibe merkezi konumunda oldu. 100 yıl önce teknoloji ve sömürge anlayışları neticesinde oluşturdukları refah düzeyleri, gelişmemiş ve gelişmekte olan ülke insanları için ulaşılması gereken hedefti. Hem Batı ülkelerinin refah seviyesinde yaşıyorlar hem de köşeye koyduklarıyla oluşan birikimlerle ülkelerine döndüklerinde büyük yatırımlar yapabiliyorlardı. Refah ve imkan için, insanlar sürekli batıya göçmeye çalışıyordu.

Günümüzde de bu durum böyle görünüyor olsa da geleceği tahmin etmek zor değil. Amerika'nın dünya hegemonyasının, Ukrayna ve Afganistan gibi meselelerle sarsılması, artık devrin değiştiğinin göstergesi. Avrupa ülkelerinde Fransa'nın hammadde kaynağı sömürgelerini kaybetmesi, Almanya'nın Rusya ile ilişiğinin konjonktürden ötürü bozulması ve sanayi çarklarını döndüren yakıt kaynağını kaybetmesi, Avrupa Birliği'nin eski bağlarını koruyamamış olması, batı çekiciliğinin son günlerini yaşıyor olduğunun göstergeleri.

Yeni neslin, kendisini yeni oluşacak düzene göre hazırlaması ve kendilerine yatırımlarını bu minvalde gerçekleştirmeleri, geleceklerini inşa hususunda akranları arasında öne çıkmalarını sağlayacaktır.

Refah, ticaretle aynı orantıda yükselir, ticaret ise yol demektir. Deniz yollarını tutması ile Batı ticareti, geçen iki yüzyılı yönlendirebilmişti. Görünen o ki, önümüzdeki sürecin yolu, Çin'in alt yapısını hızla gerçekleştirdiği, "Bir Kuşak Bir Yol" olacak. Uzakdoğu'dan Avrupa'nın derinlerine kadar uzayacak olan proje geleceğin ticaretini dolayısıyla refahını da şekillendirecek. Dünyayı kafalarına göre yönlendirmeyi kendisine görev edinen Küreselciler, bu projenin hayata geçmesi ve yükselebilmesi için, yine kendi kurdukları batı ticaretini baltalamak için, ellerinden geleni yaptı.

Peki, geleceğin iş imkanları nasıl olacak? Mesela, Çince bilen bir kişi, hangi ülke vatandaşı olursa olsun ticaretin merkezi ile iş yapabilme gücüne sahip olacak. Nasıl ki, bugün büyümek isteyen ve büyüyen her şirketin yolu bir şekilde Amerika ile kesişiyorsa, yakın gelecekte bunun adresi Çin olacak gibi görünüyor.

Öte taraftan, Çin sınırından Trakya'ya kadar olan havza ise neredeyse, tamamen Türklerden oluşuyor. Hindistan ve Rusya gibi bir güzergah da var gibi görünse de kaşınması her dönem kolay olmuş olan kültürel ve etnik ayrılıklar, Hindistan ve Rusya güzergahını, ister istemez arka plana atıyor. Çünkü, bu güzergahın asla tehlikeye atılmaması lazım. Hem etnik hem kültürel hem de dini alanlarda ortak değerlere sahip olan topluluklar üzerinden geçecek bir yol, diğerlerine nazaran daha güvenli ve aktif olacaktır. Bu da Türk Devletlerinden başka bir çare bırakmıyor.

Zengezur Koridoru da tam aktif hale geldiği anda, arada sadece Türklerden oluşan bir koridor oluşturuluyor. Ana dilimiz olan Türkçe ve lehçeleri, dünya ticaretinin en etkili ikinci dili haline gelecek. Lehçe farkları ise çok kısa sürede öğrenilecek vaziyette... Zaten, bu dili kullanan Türk gençleri, ardına Çince, Rusça veya Farsça eklerse, yakında bu güzergahta yükselecek şirketler ve devletler için kalifiye hale gelecekler. Velhasılı kelam, gelecekte Doğu ile iletişim içindekiler bir adım önde olacak. Kalın sağlıcakla.

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanan aydınlatma metnimizi okumak için buraya, mevzuata uygun çerez politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya, gizlilik politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.
closeX