• Bist 100
    98265.6
  • Dolar
    5,7905
  • Euro
    6,4539
  • Altın
    277,4200
İstanbul
16 / 22
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Bu hal bize yakışmıyor! 

Dünyanın hiçbir devletinde yönetim şekli ne olursa olsun bırakınız bir siyasiyi, normal sıradan bir vatandaş bile içerisinde yaşadığı devleti, “seri katil” ilan edemez! 

Dünyanın hiçbir devletinde yönetim şekli ne olursa olsun bırakınız bir siyasiyi, normal sıradan bir vatandaş bile, içerisinde yaşadığı devleti bölmek için kurulmuş bir terör örgütünün kurucusu geberdiğinde, onun yaşam hakkını savunamaz! 

Dünyanın hiçbir devletinde yönetim şekli ne olursa olsun bırakınız bir siyasiyi, normal sıradan bir vatandaş bile, içerisinde yaşadığı devleti yıkmak için çabalayan katile, “Gerilla” diyemez, üstüne bir de, “Dağa çıkış da, bu savaş da devam edecek” diyemez! 

Bunlar maalesef bizim devletimizde, evladı dağa kaçırılmış anaların yürek yangını içimizi yaktığı zamanlarda, hem de gözümüzün içine baka baka yapılıyor! 

Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yapılıyor bunlar, hem de Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın kurduğu, bugün PKK, DHKP-C ne kadar Marksist Leninist terör örgütü varsa onlar tarafından işgal edilmiş olan CHP tarafından gözümüzün içine baka baka yapılıyor! 

Düşünebiliyor musunuz, bir yıl sonra 2020’de 100. kuruluş yılını kutlayacağımız TBMM’sinin Leyla Güven isimli sözüm ona bir vekili çıkıyor, “Gerilla dağa çıkacak, bu savaş da devam edecek” diyor! 

Bitmedi! 

Dünyanın hiçbir devletinde yönetim şekli ne olursa olsun bırakınız bir siyasiyi, normal sıradan bir vatandaş bile, içerisinde yaşadığı devleti, “seri katil” ilan eden biri 9.5 yıl ceza aldı diye neredeyse hüngür hüngür ağlayarak, bir de fikir serbestliği kisvesi altında, “Adaletin bu kararı yanlış oldu” diyemez! 

Hele hele bunu yapan bakanlık yapmış, Gazi Meclis Başkanlığı yapmış biri, hiç olamaz! 

Oluyorsa eğer, o ülkeye, eyvah ki ne eyvah! 

Oluyorsa eğer, bugün Diyarbakır’da evlatları için feryat eden analara, eyvah ki ne eyvah! 

Oluyorsa eğer, sınır boylarında, sınır ötesinde bu vatan, bu devlet, Al Bayrak için canını feda etmeyi göze alan yiğitlere, eyvah ki ne eyvah! 

En büyük eyvah da, bütün bu olan bitenlerin, tepeden tırnağa yaşanan hadiselerin tanımının yapılamıyor olması gerçeğidir! 

Ey devletim! 

Ey Türkiye Cumhuriyeti Devleti! 

Bu devlet, şu anda binlerce askeri, polisi, sivili, memuru ile bir savaş içerisinde değil mi? 

Doğudan, batıdan, denizden, havadan, karadan, yedi düvelin bir araya gelip kuşattığı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin birinci meselesi, beka değil mi? 

Eğer öyleyse, ki bu bizzat devletin en tepesi Cumhurbaşkanı tarafından defalarca ifade edildiyse, bu yaşanan hal nedir Allah aşkına? 

Bu kadar ekonomik sıkıntı içinde yaşanırken, bu milletin aşından, ekmeğinden kesip bu devlet en büyük harcamayı silaha, mermiye yapıyorsa, milyarlarca dolar verip S400 almayı öncelik yapıyorsa bu savaş hali değildir de, nedir Allah aşkına? 

Peki, bu savaş halinde, bu konuşulanlar, bu edepsizliği de aşan ihanetler nasıl olabiliyor, Allah aşkına? 

Dünyanın hangi devleti bu olan bitene tahammül eder, Allah aşkına? 

Dünyanın hangi devletinin meclisi, Leyla Güven gibi bir vekile tahammül eder, Allah aşkına? 

Hani, İspanya etti mi? 

Kaldı ki, İspanya, Türkiye Cumhuriyeti Devleti gibi yedi düvel tarafından kuşatma altında da değil! 

Hülasa, diyeceğim o ki, bu hal bize yakışmıyor!