Ahmet Yenilmez


ALGORİTMA

Dijital dünyanın ceplerimize düştüğü günden beri, hayatımızın en büyük parçası olma yolunda hızla ilerlediği malum. Artık telefondan kafasını kaldıramayan topluluklar halinde yaşıyoruz. Ailemizi görüntülü arayarak hasret gideriyoruz. İş görüşmelerimizi online olarak yapıyoruz. Online derslerle okula gitmeden mezun oluyoruz. Sokakta oyun oynamaktansa, bilgisayar, telefon veya oyun konsollarıyla oyun oynamayı tercih ediyoruz. Bankaya uğramaya gerek kalmadan, telefon üzerinden işlerimizi hallediyoruz. Bu liste, uzar gider.

Neredeyse, tüm hayatımızı elimizdeki dijital aletlere sığdırmışken, haber alma alanını da artık buralara kaydırmak zorunda kaldık. Zorunda kaldık diyorum, çünkü medyanın güvenilirliği ve tarafsızlığı dünya çapında sorgulanır hale geldi. Dolayısıyla, gündemi ve haberleri de artık sosyal medya üzerinden takip ediyoruz. Deprem olduğunda bile, göçük altındaki insanlar seslerini sosyal medya ağları üzerinden duyurmaya çalıştı. Organize olmaya çalışan ekipler, sosyal medya üzerinden iletişim kurdu. İşe alımlarda sosyal medya profilleri kontrol edilir oldu.

Peki sosyal medya ne kadar güvenilir? Neticede, bu sosyal medya şirketlerinin de bir ideolojileri var. Sahiplerinin hangi ideolojileri takip ettiğine bakılırsa, hangi sosyal medya şirketinin hangi ideolojiye göre hareket ettiğini de görebiliriz. Mesela Amerika Birleşik Devletleri Seçimleri'nden önce iki adaydan biri olan Donald Trump tüm sosyal medya platformları tarafından sansüre uğradı. Amerika'da küreselciler diye adlandırılan Biden ekibinin karşısında durması ile bilinen Trump ve ekibi, küreselcilerin elinde olan sosyal medya platformlarından engellendi. Bu da sesini duyuramamasına ve kendisine karşı uygulanan dezenformasyonlara cevap verememesine sebep oldu.. Bu durum hayatı sosyal medyadan ibaret olan Amerika seçmeni üzerinde büyük etki yarattı ve Biden ekibi, yani küreselciler seçimi kazandı. Gördüğümüz üzere, çoğu insanın tarafsız zannettiği ünlü sosyal medya platformları, insanlara fark ettirmeden ülkelerin içişlerine karışmış ve yönetimlerini dizayn etmiş oldu.

İşin diğer tarafına değinecek olursak, kullandıkları algoritmalar sayesinde insanları yönlendirme, bilinç altlarını doldurma, kışkırtma, sakinleştirme veya duyarsızlaştırma gibi etkileri de başarılı bir şekilde uyguladılar. Son dönemlerde sosyal medya platformlarında gözlemleyeceğiniz önemli bir şey daha var. Takip etmediğiniz insanların veya kurumların paylaşımları sponsorlu olmasa bile, önünüze düşmeye başladı. Buna, ilgi alanımıza giren konulardaki paylaşımları önümüze düşürme politikası, diyorlar. Peki, bu politika ne gibi sonuçlar doğurabilir?

Diyelim ki, sol veya sağ görüşlü bir insansınız ve takip ettiğiniz insanlar da bu yönde paylaşımlar yapan insanlar. Her ne kadar aşırı uçlardan kendinizi korumaya çalışsanız da bu uygulama sayesinde, sizin görüşünüze benzer paylaşımlar sürekli karşınıza düşürülecek, karşıt görüşleri neredeyse, hiç görmemeye başlayacaksınız. Bu durum sizin görüşünüze körü körüne bağlanmanıza sebebiyet verecek. Ülkenizde veya çevrenizdeki insanların neredeyse hepsinin, sizinle aynı görüşü paylaştığını zannedeceksiniz. Gerçek ortamlardaki tartışmalarda, insanların radikalleşmesi ve birbirlerine ağır tepkiler vermesinin altındaki sebep, bunlar olabilir.

Küreselcilerin, "Böl, parçala, yönet" politikalarına en güzel şekilde hizmet edecek olan bu yöntem, insanların keskin kutuplara ayrılmasına ve kendisinden olmayanı azınlık ve radikal görmesine sebep olacak. Sohbet kültürünü taşıyan güzel milletimizin önüne, sohbeti de dijital ortama çeken bu platformlar yüzünden, toplum içindeki çatışma yükselecek ve birbirinden iyice uzaklaşmış kitleler oluşacaktır, belki de oluşmuştur. Kalın sağlıcakla.