• BIST
    1328.83
  • Dolar
    7,8228
  • Euro
    9,4308
  • Altın
    459,3260
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

TFF Ünal Karaman Takımlarını gör lütfen!

Bendeniz futbolu, canlı ya da ekranlarda futbol seyretmeden sevdim.

Bendeniz futbolu radyodan Halit Kıvanç, İlker Yasin gibi saygıyla andığım spikerlerin heyecanlı anlatışlarıyla sevdim!

Sevdiğim ve hayalimde canlandırdığım futbolcuları da, ancak ayda yılda bir babamın getirdiği gazetelerin spor sayfalarında gördüm!

Hatta, Orduspor ’un 1975 yılında bugünkü adıyla Süper Lig, o günkü adıyla 1. Lig’e çıktığı kadronun Tercüman Gazetesi’nin arka sayfasında yayınlanan posterini yatak odamızın kapısına asmıştım!

Bugün gibi hatırlıyorum, yapıştırıcım olmadığı için anamın ekmek unundan birazcık alıp, onunla yapıştırmıştım!

Canlı seyrettiğim ilk maç, Orduspor Diyarbakırspor maçıydı!

Yağmurlu bir havada, kalede Ahmet, sağbek merhum Uğur, stoper Salih, orta sağda Türk Futbolu ’nun en efendileri Pele Erol, Üstün ağabey, sağ açıkta Güven, sol açıkta Arif, ilerde Cihan, Kemal Yıldırım ya da Mahmut...

HELE, BİR ORDUSPOR BANİK OSTRAVA MAÇI VAR Kİ..!

1978-1979 sezonunu dördüncü bitirip UEFA kupasına katılan Orduspor, 19 Eylül 1979’da Banik Ostrava’yı 2-0 yenmişti de dönemin Hürriyet Gazetesi, ‘’Futbolumuzun güneşi Ordu’dan doğdu’’ diye manşet atmıştı!

Teknik direktörümüz merhum Fevzi Zemzem’di, golleri de Cihan ve Arif atmışlardı!

Bir de Orduspor Fenerbahçe maçı vardı ki, bendenizin dünyasında çok özel bir yeri vardır!

1979-1980 sezonuydu, Fenerbahçeli Cemil Turan menisküs ameliyatı olmuştu ve ben ilk kez efsane Cemil Turan’ı görecektim!

Orduspor 1-0 galip geldiği maçta ameliyattan çıkıp yeni iyileşen Cemil Turan, maçın son dakikalarında oyuna girmişti. Enteresan olan şuydu, bütün stat ayakta alkışlamıştı Cemil Turan’ı!

1979 yıllarında, Ordu’dan ziyade ilçesi Fatsa, daha gündemdeydi!

Terzi Fikri lakabıyla anılan belediye başkanı himayesinde Marksist Leninist Stalinist silahlı terör örgütleri, Fatsa’da adeta özerk bir yapı kurmuşlardı! Ordu’da sokaklar kurtarılmış bölge ilan edilmiş neredeyse her gün Marksist, Leninist, Stalinist teröristlerin kurşunlarıyla can veriyordu gencecik insanlar!

Ordu’da bir tek Orduspor maçlarında olay olmazdı.

Bir yandan da Türk Futbolunda bir Karadeniz Fırtınası esiyordu, Trabzonspor!

Trabzonspor benim açımdan bir başka anlam daha ifade ediyordu, o da biz Anadolu çocuklarının da birinci olabileceğini göstermesi... İşte bendenizin Trabzonspor taraftarlığı da bu sebeptendir!

Hele hele Trabzonspor’da bir futbolcu vardı ki, sanki bizim sokağın, bizim evin çocuğu...

Bıyığı hilal, düğününde gelinine üç hilalli taç taktıran Ünal Karaman...

NİKAH ŞAHİDİ MERHUM BAŞBUĞ TÜRKEŞ!

Büyüdüm dede oldum ve ilk Trabzonspor kombinemi de torunum Meyra Ahsen adına, Şenol Güneş Kompleksinde Yavru Fırtına tribününden aldım!

Ünal Karaman Trabzonspor’un zor günlerinde takımın başına geçmişti ki, o da ne?

İstiklal Marşımızı okumak üzere ayaktayız, Marşımız çalınırken, Trabzonsporlu futbolcular ve teknik heyet Al Bayrağımıza dönüyorlar ve İstiklal Marşımızı Al Bayrağımıza dönerek okuyorlar!

O GÜN İLK KEZ HIÇKIRA HIÇKIRA İSTİKLAL MARŞI’MIZI OKUDUM!

Son olarak Pazar günü oynanan Rizespor Galatasaray maçını seyretmek için televizyonun karşısına geçmiştim ki, Rizesporlu futbolcular İstiklal Marşı’mızı okumak için Al Bayrağımıza döndüler!

RİZESPOR TEKNİK DİREKTÖRÜ, ÜNAL KARAMAN..!

Bir sanatçı olarak diyorum ki, sanat, spor özellikle de gençlerimize aidiyet duygusunu verebiliyorsa, ayrışmaya değil kardeşliğe hizmet ediyorsa, haz verir!

Evet, bugün Türk Futbolunda önceliği ne pahasına olursa olsun galibiyet değil, önceliği ne pahasına olursa olsun aidiyet ve kardeşlik olan bir Ünal Karaman ve Ünal Karaman takımı gerçeği var ve bu takımların öncelikleri şampiyonluklardan da öte!

Ülke olarak da en çok buna ihtiyacımız var.

Buradan, Türkiye Futbol Federasyonu’na sesleniyorum!

Al Bayrağımızın statlardaki yeri değiştirilsin, tüm takımlarımız da İstiklal Marşı’mızı Al Bayrağımıza dönerek okusun!

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları

1 Aralıklar!

01 Aralık 2020

Muhsin Yazıcıoğlu ölmedi ki!

29 Kasım 2020

“Bi dakka..!”

26 Kasım 2020

Üzülmeyin öğretmenlerim!

24 Kasım 2020

Hangisi doğru Sayın Arınç?

22 Kasım 2020

Beyler işte bu olmaz!

19 Kasım 2020