Ahmet Yenilmez


Yayın Tarihi:

11 Temmuz 2023 Salı 08:14:00

Ordu'nun Dereleri yaktı içimi yaktı!

Ordu'nun dereleri aksa yukarı aksa

Vermem seni ellere Ordu üstüme kalksa

...

Sadece hemşerilerim Orduluların değil, hemen hemen 81 vilayetin bildiği, en azından ilk iki mısrasını mırıldandığı asrın türküsü, "Ordu'nun Dereleri" türküsü...

Ne zaman memleketim sorulsa, "Övünmek gibi olmasın hamd olsun Orduluyum" diye cevap vermişimdir. Her cevap verişimde de muhatabımın suratında tatlı bir tebessüm belirir.

"Övünmek gibi olmasın..." cevabım sizlere de garip gelmiş olabilir, hatta biraz da ukalalık olarak algılayan dostlarım da olmuştur .

Sizlere dahasını da diyeyim mi?

Dünyada iki Ordu'ya sahip olan tek ülke, bizim ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti Devletidir!

İşte, bendeniz de bu iki Ordu'nun kara sevdalısıyım!

Onun içindir ki, ne zaman 48 saatlik bir zaman bulsam, hemen memleketim Ordu'ya atarım kendimi!

Köyümüze, Cumhuriyetin ilk ilkokulunu talebeleriyle birlikte yapan, bana hayatımın ilk hediyesi olarak mandolin alan adını şerefle taşıdığım merhum dedem eğitmen Ahmet Yenilmez 'in mezarının başına çöker, kafamı mezar taşına dayayıp, gözlerimi kapatıp kendimle baş başa kalırım!

Arada da hemen yanıbaşında yatan ninem merhum Nezaket Hatuna gözüm takılır kalır!

Az ötede Amcam Milli Eğitim Müfettişi merhum Kemal Yenilmez, yanı sıra Ahmet ve Nezaket'in ilk evlatları Mustafa Yenilmez...

Ve anam...!

Mezarına kapanıp koklarım da koklarım...

İşte, o kokunun sahibidir ki, beni Şerefli Türk Ordusunda subay görmek istedi.

Kırk yıldır 81 vilayeti dolaşıp, nöbette, siperde Mehmetçiğin sırdaşı oluşum ondandır!

Son rol aldığım Alsancak (TRT1 ) dizisindeki rolümde, keşke anam seyredebilseydi beni.

Baksanıza, Ordu'nun Dereleri türküsünün iki mısrası, sözü nerelere getirdi!

Eee bir türkü kolay kolay asrın türküsü seçilmez, hele bir de yürekleri yakan hikayesini bilirseniz...!

Son iki gündür, Ordu'nun Dereleri bir başka sebeple, sızlattı yüreğimi!

Oysa, tüm yetkililere yalvardım hep, şu dereleri Ordu'nun derelerini dronlarla takip edip, hiç olmazsa senede bir temizleseniz, diye!

Dinletemedim... !

Bir köylü çocuğu olarak, yetkililerimize seslenmek istiyorum.

Büyükşehir yasası ile mahalle yapılan köylerimizi acil köy statüsüne alıp, tez elden köy ilkokullarımızı açınız.

Çocuklarımız, Ordu'nun Dereleri türküsünü köylerinde öğrensinler.

Köy öğretmensiz olmaz, bunun önemi başlı başına bir yazı konusu.

Mesela, köyler öğretmensiz olursa, Ordu'nun Dereleri akacak yataklarını bulamaz!

Bir de mümkünse, 2005'te kapatılan Köy İşleri Genel Müdürlüğü acilen yeniden açılmalı, köyümün yolu üzerindeki YSE çeşmelerinin, kurnaları bozulmuş, yalakları kurumuş...! Köy İşleri' nin sarı kamyonlarını, köy yollarında daha çok görelim. Onlar, Ordu'nun Dereleri üzerine döşenecek büzlerin ebadını çok iyi bilirler.

Biliyor musunuz, kara sevdam Ordu'daki sel felaketi haberini aldığımda göğsüm daraldı!

Evladımın geleceğini bağladığı Aronya bahçesi aklıma gelmedi de, hemen kardeşimi arayıp, "Sinan mezarlığa bir şey oldu mu?" diye sordum.

Biliyor musunuz, dedem, adaşım, köy eğitmeni merhum Ahmet Yenilmez ve onun öğrencisi benim ilkokul öğretmenim Osman Kurucu ve çevre köylerin ilkokul öğretmenleri, yaz aylarında gezi düzenlerler, o gezilerde talebeleriyle Ordu'nun Dereleri'ni temizlerlerdi.