• BIST
    1334
  • Dolar
    7,9388
  • Euro
    9,4883
  • Altın
    463,3260
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Hamdolsun!

Allah’a hamdolsun ki, 1934’ten bu yana birçok Müslüman Türk’ün hasretini çektiği Ayasofya Camii'nin ibadete açılması mutluluğu bizim neslimize nasip oldu!

Öylesine bir özlem, öylesine bir arzuydu ki bu, uğruna şiirler yazılar mı yazılmadı, sloganlar mı atılmadı, uğrunda hapisler mi yatılmadı..?

Danıştay 10. Dairesinin iptal ettiği bu kararın hamurunda nice hasret ateşleri, nice ödenen bedeller olduğu asla unutulmamalıdır!

Ey İslam'ın nuru, Türklüğün gururu Ayasofya!

Şerefelerinde fethin, Fatih'in şerefi,

Işıl ışıl yanan muhteşem mabet! ...

Neden böyle bomboş, neden böyle bir hoşsun?

Hani minarelerinden göklere yükselen,

Ta mâverâdan gelen ezanlar?...

Hani o İlâhî devir,

İlâhî nizamlar? ...

Ayasofya ses vermiyor,

Ayasofya bir hoş,

Ayasofya bomboş!...

Hani nerede?

Şu muhteşem minberde,

Binlerce erin baş koyduğu şu temiz yerde,

Şimdi hangi kirli ayaklar dolaşıyor?...

Ayasofya!

Ayasofya! ...

Seni bu hale koyan kim?

Seni çırılçıplak soyan kim?!...

Hani nerede?

Gönüllerden kubbelere,

Kubbelerden gönüllere

Gürül gürül akan Kur'an sesleri?...

Kur'ân sesleri dindirilmiş,

Müslümanlar sindirilmiş! ...

Allah, Muhammed,

Hülafâ-i Râşidinin

İsimleri

Kubbelerden yerlere indirilmiş!...

Fethin, Fâtih'in mâbedinden

Kitâb-ı Mübîn'i,

Bu ulu Dîni

Kaldıran kim?

Dînimize,

Îmanımıza

Saldıran kim?

Mâbedimin göğsüne uzanan

Nâmahrem eli,

Kimin elidir?!...

Söyle Ayasofya, söyle.

Seni puthane yapan hangi delidir?!...

Elleri kurusun, dilleri kurusun!

Ayasofya! Ayasofya! Seni bu hâle koyan kim?

Seni çırılçıplak soyan kim?!...

Ayasofya,

Ey muhteşem mâbet;

Gel etme,

Bizi terketme!...

Bizler, Fâtih'in torunları, Yakında putları devirip,

Yine seni câmiye çevireceğiz...

Dindaşlarımızla,

Kanlı göz yaşlarımızla,

Abdest alarak secdelere kapanacağız,

Tekbir ve tehlil sadaları boş kubbelerini Yeniden dolduracak

İkinci bir fetih olacak...

Ezanlar bu fethin ilanını,

Ozanlar destanını yazacaklar...

Putperest Roma'ya yeni bir mezar kazacaklar,

Sessiz ve öksüz minarelerinden yükselen ezan sesleri fezâları yeniden inletecek!

Şerefelerin yine Allah'ın ve O'nun Sevgili Peygamberi Hz. Muhammed'in aşkına, şerefine ışıl ışıl yanacak;

Bütün cihan Fatih Sultan Mehmed Han dirildi sanacak!...

Bu olacak Ayasofya,

Bu muhakkak olacak...

İkinci bir fetih, yine bir ba'sü ba'delmevt...

Bugünler belki yarın, belki yarından da yakındır,

Ayasofya, belki yarından da yakın!..

Bu şiiri okuduktan sonra , bu şiirin müellifi merhum Osman Yüksel Serdengeçti’nin bu şiirden dolayı idamla yargılandığını hatırlayın ve bugün Ayasofya Camii'nin ibadete açılmasına sevinç çığlıkları atan gözü yaşlı insanları anlamaya çalışın!

Birileri, bu kararın milletimize özellikle de uluslararası alanda büyük bedel ödeteceğinden bahsediyor!

Bunun adı bağımsızlık olamaz, beyler!

Bu iddianın anlamı düpedüzden mandacılıktır ve asil Türk Milleti ‘’Ya istiklal ya ölüm’’ diyerek her türlü mandacılığa hayır demiştir!

24 Kasım 1934’te, Ayasofya Camii’ni ibadete kapatıp müze yapanlar mandacı mıydı,! bunu ben bilemem!

Bildiğim şu ki, bu millet hürriyeti ve istiklali uğruna her türlü bedeli ödemiştir, ödemektedir ve her daim de ödemeyi göze alır!

Allah’a hamdolsun ki, 86 yıl sonra bugünleri görebilen bir nesil olduk…

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları