• BIST
    1320.98
  • Dolar
    8,0101
  • Euro
    9,5346
  • Altın
    464,0940
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

“Gezi” de üçüncü perde!

Yıl 2012!

Yer Batman!

‘’Tüm Batman’ı Çanakkale’ye götüremiyorsak, Çanakkale’yi Batman’a getiriyoruz’’ diyerek, Batman meydanında bir hafta süreyle, ‘’Çanakkale Platosu’’ kurmuştuk!

Final gecemizdi, eli kanlı PKK terör örgütü Nevruz bahanesiyle, Diyarbakır başta olmak üzere, ortalığı ateşe vermişti!

Bendeniz sahnedeyim, protokolde dönemin Batman Valisi ve dönemin Batman Belediye Başkanı...

Alanda ise on bini aşan bir kalabalık...

Evet, yanlış okumadınız dönemin HDP’li belediye başkanı ve dönemin Batman Valisi protokolde yan yana oturuyorlardı!

Nasıl mı oldu?

Efendim, Çanakkale Platosu Batman merkeze kurulduğu andan itibaren, görevli kardeşim Sayın Mustafa Yılmaz her sabah usanmadan Batman Belediyesi’ne gidip, ‘’Farkında olmadan bir kusurumuz oluyor mu, bizden bir şikâyetiniz ya da katkı sağlayacak bir fikriniz var mı?’’ diye sormuştu!

Final gala programı davetiyesini de vermiş, dönemin Batman Belediye Başkanı da Diyarbakır’dan gelip gala programına katılmıştı!

Program, TRT’nin bir kanalından canlı yayınlanıyordu ve bendeniz sahneden programı, ‘’Sizlerden özür diliyorum! Her sözün başında Türk Kürt kardeştir derim ve buna rağmen bendeniz Kürt kardeşimin dilinden üç beş kelime öğrenip, selamünaleyküm deyip, Kürt kardeşimin diliyle hal hatır sorarak programa başlamadığım için sizlerden özür diliyorum’’ diyerek açmıştım!

Sonrasında ne mi oldu?

İlerleyen saatlerde Batman meydanında, değil bir kişi eksik, gitgide artan bir kalabalıkla, geceyi hep beraber, ‘’Ya istiklal ya ölüm’’ sloganı atarak bitirdik!

Kürt ne kadar Kürt’se bendeniz de o kadar Kürt’üm!

Ben ne kadar Türk’sem Kürt de o kadar Türk’tür!

Kaldı ki, Kürtçe de benim!

Bundandır ki, 2012’de Batman meydanında Kürt kardeşimle yalansız, riyasız, art niyetsiz, ortak acıda ve sevinçte dedelerimizin kanlarıyla yazdıkları Çanakkale Zaferi Destanı’nda buluşmuştuk!

İmdi!

Bir iki gün önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu organizasyonuyla, Gaziosmanpaşa’da özel bir tiyatronun sahnelediği başka bir dilden çevrilen bir tiyatro oyunu Kürtçe sahnelenmek istendi, Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı da güvenlik gerekçesiyle oyunun oynanmasını mahsurlu buldu.

Hemen birileri düğmeye bastı, ‘’Kürtçe yasaklanıyor … ‘’ diyerek ortalığı velveleye vermeye başladı!

El insaf!

Fıtratı gereği insanda biraz utanma arlanma olur, bu ülkede TRT KÜRDİ isminde bir televizyon kanalı var ve bu kanalı da mevcut iktidar açtı!

Kaldı ki, bu ülkede güvenlik gerekçesiyle bendenizin de olmak üzere birçok tiyatro ekibinin oyunları mahsurlu bulunmuş sahnelenememiştir!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir asırlık devlet değildir, tam aksine dünyaya devlet nedir öğreten bir maziye sahiptir ve müesseseleri de binlerce yılın tecrübesini taşımaktadır!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti yaklaşan ihanet adımlarının sesini, daha ilk adım havadayken duymamış olsaydı, bugün Anadolu coğrafyasında var olamazdı!

Covid 19 sürecinde, var olma yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan özel tiyatrolar, tarihinde ilk kez Kütür Bakanıyla güzel bir diyalog oluşturmuşken, dert bu muydu?

‘’Ben bu makamdayken, özel tiyatrolar için ne yapılması gerekiyorsa buyurun yapalım’’ diyen bir Kültür Bakanı ile defalarca buluşulmasına rağmen, lütfedip bir teşekkür paylaşımı bile yapmayanların sosyal medyada bu olayı köpürtmeleri, sizce neden acaba?

Mevcut İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın kendisini İstanbul’a hizmetle görevli addetmeyip merkezi hükümetle yarış içerisinde görmesi mi, acaba? Bu tavrını da toplumun hassas noktalarına dokunarak yapıyor olabilir mi, acaba?

2013’te Gezi Parkı’nda başlayıp, Ocak 2020’de PKK’nın siyasi dili HDP’nin devrik genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın bir teröristin hayatı konulu kitabın sözde okuma tiyatrosu (!) adıyla sahnelenmesi oynanan oyunun üçüncü perdesi mi, acaba?

Ne demek istediğimi, birilerinin maksadının ne olduğunu anlamak için, bugün ortalığı velveleye veren Oyuncular Sendikası ve Tiyatromuz Yaşasın Platformu’nun sosyal medya paylaşımlarına lütfen bakın!

Sahi, eli kanlı PKK katillerinin şehit ettiği askerimiz, polisimiz, bugün Taşnak Ermenistan’a karşı Millî Mücadele veren Azerbaycan ile alakalı bir tek paylaşım bile olmaması, her şeyi yeterince anlatmıyor mu?

Bir çift sözüm de Sayın Ekrem İmamoğlu Bey’e!

Yapmayın Sayın İmamoğlu, Türk’ün Kürt’ün gidecek başka vatanı, pasaport alacak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devleti yok!