• BIST
    1283.58
  • Dolar
    7,8224
  • Euro
    9,3480
  • Altın
    446,7510
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Fransa Ülkücülere Fransız değildir!

12 Eylül 1980 Darbesi olmuş, “Vatanın ha ekmeğini yemişim, ha uğrunda kurşun” diyenlerin, bugünkü eli kanlı bebek katili, bölücü, Marksist , Leninist, Stalinist terör örgütünün kardeşlerinin, “Rus askerine selam dur, Türk askerini alnından vur” diyen örgütleriyle aynı kefeye konulduğu yıllar..!

C5 işkencehaneleriyle ünlü, Mamak‘ lı yıllar..!

Avrupa İnsan Hakları’ndan, “Türkiye’de işkence var mı” diye heyetlerin gelip gittiği yıllar..!

Ne hikmetse gelen heyetler ya genelde Fransız ya da gelen her bir heyette mutlaka bir Fransız bulunmakta!

Bakmayın kimliklerinin Fransız olmasına(!) ne için geldikleri konusunda pek de Fransız sayılmazlar!

Tamam, pek de iyi bir espri olmadı, ama ne demek istediğim hususunda meramımı anlattı sanırım.

Avrupa İnsan Hakları heyeti Marksist, Leninist, Stalinist terör örgütü mensuplarına, “İşkence var mı" diye sorduklarında her biri şakırken, Ülkücülerin ise, “Bre hadsizler, haddinizi bilin! Türkiye Cumhuriyeti Devleti, değil vatandaşına işkence yapmak, hiçbir insana işkence yapmaz “ diyerek cevap verdikleri yıllar!

Yine 80’li yıllardı, merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in Dil Okulu’ndan çıkıp, “Bir an önce “Bozkurt’larımla buluşayım “ diyerek bir Avrupa seyahatine çıktığı yıllardı..!

Çünkü Avrupa’nın en güçlü STK’larından biri, bir Türk STK’sı Türk Federasyonu idi!

Bir şeyin hakkını vermem gerekir, o da özellikle 12 Eylül Darbesi sonrası Ülkücü Hareket’in yükünü Avrupa’da çalışan Ülkücüler çekmiştir, özellikle de maddi konularda..!

Ülkücüler genellikle fakir fukara, köylü çocukları oldukları için Avrupa’daki Ülkücülerin desteklerinin bugünkü Ülkücü neslin üzerinde ödenemez hakları vardır!

Merhum Başbuğ‘da Avrupalı Ülkücülere belki de bir nevi teşekkür edecekti, bu ziyaretlerinde

Yıl 1986 ya da 1987, merhum Başbuğ Belçika’ya alınmak istenmemiş, lakin Başbuğ Belçika’ya girip o helalleşmesini yapmıştı!

Senelerdir, ne zaman Fransa kelimesini duysam aklıma merhum Abdullah Çatlı geliyor, neyse o mevzuya hiç girmeyeyim!

Hadi, size Fransa’nın elediği, belediği ASALA diyeyim anlayan anlasın!

Anlamayan da yanında anlayana sorsun öğrensin!

Evet, bu nesil ASALA’yı, Abdullah Çatlı ‘yı tanısın bilsin!

Eğer, genç neslimiz ASALA’ yı, Abdullah Çatlı’ yı bilip tanısaydı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti içte ve dışta bugünkünden daha iyi halde olacaktı!

Bu kadar mı..?

Evet bu kadar iddialıyım!

İmdi!

Duydum ki, Fransa Fransa’daki Ülkücü dernekleri kapatacakmış!

Demokrasinin beşiği Fransa(!)..!

Ne o, şaşırdınız mı?

Fransa dün de bugün de aynı, yarın da yarının yarınında da bizim hep karşı cephemizde olacaktır!

Çünkü, ASALA, PKK Fransa’nın …sıdır da ondan!

Bunların bir tek düşmanları vardır, Türk Milliyetçileri!

Hala, neden diye soran da varsa, kendini sigaya çeksin!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Dünyası, İslam Dünyası’nın yerli milli refleksinin adıdır, Ülkücüler!

Fransa ile Ülkücüler arasında kan davası vardır!

Hülasa, Fransa Ülkücülere Fransız değildir!

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları