• BIST
    1320.98
  • Dolar
    8,0019
  • Euro
    9,5220
  • Altın
    463,9870
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Düşünün...

Dün gece hararet o kadar çok yükseldi ki..!

İçte dışta, siyasette, ticarette, kültürde ve dahi sanatta..!

Mevsim sonbahar ve yağmurlu olmasına rağmen, adeta susuzluktan dilimiz damağımız kurudu!

Sanki, birçok alanda finale geldik!

Maraton koşusunun son 100 metresindeyiz adeta!

Arkalardan gelmişiz de sağdan soldan omuz atmaları, çelme takmalarına rağmen, uzunca zamandır

maratonu hep önde götürmüşüz, son 100 metrede dermanımız , mecalimiz kalmamış gibiyiz!

Hani, bir söz vardır ya, ‘’Türk gibi başla, Alman gibi devam ettir, İngiliz gibi bitir’’ sözündeki hali

yaşıyoruz!

Oysa..!

Evet, oysa son 100 metreye kadar gelmişiz, finish kurdelesi karşımızda!

Bizim üzerimizde emeği olanlar da anamız, babamız, kardeşlerimiz, akrabalarımız, hocalarımız..!

Tam, 100 yıl önce vatanımızı talan etmek için gelen yedi düvelin karşısına tabiri caizse kazma, kürek

ile çıkan Türk Milleti, şimdi mavi vatan coğrafyasında sondaj, arama gemileri, modern silahlarıyla

dimdik duruyor!

Düşünsenize yetmiş yıl Bolşevik zulmü altında inlemiş, tam bağımsız oldum derken, silahsız yakalanıp

vatan toprağı yedi düvel destekli Ermeni tarafından işgal edilmiş Azerbaycan, destan yazıyor cephede!

Hem de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden aldığı İHA ve SİHA silahlarıyla..!

Düşünsenize, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ‘’Bu savaşa başkaları müdahil olursa, Türk

F16’larını havada görürler ‘’ diyerek yedi düvele meydan okuyor!

Düşünün, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev zafer müjdesini verirken gözleri doluyor!

Düşünün, 20 yıl önce birileri bize, sadece birkaç başlığını yazdığım bu halleri yaşayacağımızı söyleseydi

hangimiz inanırdık?

Hiçbirimiz değil mi?

Evet, hiçbirimiz..!

İnanır gibi görünenler de dua niyetine inanır görünürdü!

O halde neden dilimiz damağımız kurumuş haldeyiz?

Emek, kan, gözyaşıyla, feda olmuş istikballerle elde ettiğimiz başarı pınarından kana kana içip de yüz

yıllardır yanan yüreğimizi neden ferahlatmıyoruz?

Çünkü, geldiğimiz noktanın, Allah’ın bizlere lütfunun kıymetini, bilmiyoruz da ondan!

Evet, kelimenin tam anlamıyla biz bizden habersiziz!

Bizim bizden başka dostumuzun olmadığını, bizim sadece birbirimizi sevmek ve birbirimize

kenetlenmekten başka çaremizin olmadığını ah bir fark edip, idrak edebilsek..!

Bakınız, bugün 10 Kasım!

Bundan tam 82 yıl önce, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurucu Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal

Paşa’yı ebediyete uğurladığımız gün!

Baki olan yalnız Allah’tır, “Her nefis ölümü tadacaktır”!

Hak vaki olup huzuru divana durduğumuzda, onun yüzüne nasıl bakacağız, düşünün!