Ahmet Yenilmez


Yayın Tarihi:

12 Mart 2024 Salı 01:20:00

Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın

İlk iftarlar yapıldı, ikinci güne niyetlenildi, Allah nasip ederse ikinci günün iftar sofrasına oturulacak.

Ramazan, ibadet ayı olmanın ötesinde cemiyet ve kültür hayatımızda da bir başka güzelliklerin yaşandığı aydır.

Ailemizden sokağımıza, sokağımızdan mahallemize, mahallemizden şehrimize, ülkemize, hatta medeniyet coğrafyamıza bir başka gözle bakar, adeta kendimizi sigaya çekeriz.

Sabrettikçe, paylaştıkça mutlu olunan aydır Ramazan.

Düşünsenize, kaç çocuk tekne orucuna niyetlendi acaba?

Kim bilir kaç çocuk babasıyla, dedesiyle ilk teravih namazına gitti?

Öyle demeyin, Ramazan ayı İslam Medeniyeti coğrafyasında bir çok ilkin yaşandığı aydır.

Hele hele, benim yaşımda unutamayacağımız bir çok şey, Ramazan aylarına dair yaşanmışlıklarımızdır.

Şahsen ben, gerek sohbetlerimde gerekse röportajlarımda en zorlandığım soru, "unutamadığınız Ramazan anınızı anlatır mısınız?" sorusu olmuştur.

Niye mi?

O kadar çok ki, hangisinden başlasam hangisini anlatsam zorluğundan...

İşte, ben de daha Ramazan'ın ilk gününde, unutamadığım Ramazan anılarıma bir tane daha ekledim.

İstanbul' da sahura kalkıp niyetlendiğim orucumu Batum'da açtım!

Rize valimiz Sayın İhsan Selim Baydaş Bey'in daveti üzerine, bu yıl İstiklal Marşı'mızın kabulünün 103. yılını, "Korkma" isimli tiyatro oyunumuzla kutlamak üzere Rize' deyim.

İlk gün, Ardeşen ve Pazar ilçelerimizde muhteşem Asımın Nesli gençlerimizle oyunlarımızı oynadıktan sonra Batum'a gittim. Bugün, saat 11:00 Çayeli Öğretmenevi'nde ve saat 14:00 Rize Merkez İsmail Kahraman Kültür Merkezi'nde olacağız .

Sarp sınır kapısına yaklaştığımda, içimi, tarifini ifade etmekte zorlanacağım bir duygu kapladı!

1987 yılında gelip fotoğraf çekmek istediğimde, bir anda karşıdaki SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği) askerlerinin ürpertici ikazını yaşadığım kapıdan şimdi nüfus cüzdanımla geçiyorum!!

Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın çizdiği Misak-ı Milli sınırlarımız içersindeki Batum...!

İftarımı yapıp ilk çayımı yudumlayıp Karadeniz'i seyrederken, merhum Akif' in şu mısraları döküldü dudaklarımdan, "Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın, kim bilir belli yarın belki yarından da yakın.".

Allah, oruçlarımızı kabul eylesin...