0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Bu mikrop bizi öldürüyor!

Ben yazmaktan bıkmadım, bıkmayacağım!

Ne zaman bizim mahalle bu muhacir seviciliği hastalığından kurtulur, bu melun mikroptan arınır, işte o zaman yazmayı bırakırım!

Bu muhacir seviciliği hastalığı, sinsi bir hastalık!

Hastalık nüksettiğinde, ancak farkına vardık.

Vardık varmasına da...

Aslına bakarsanız, biz daha çekirdek ataerkil bir aileyken, ensar olmamızın gereği, muhacire kucak açardık...

Ama, muhacir de ailenin yükünü bir yerinden tutardı.

Lakin, bu muhacirler başka...

Yemediğini önüne koyar, yatmadığın döşeği altına serersin, hatta alır baştacı yapar baş köşeye oturtursun, adam tutar senin gözünün önünde, önüne keyif kahvesi koyan çocuğunuzu tokatlar!

Bu tokata ilk kim tepki vermeli?

Tabii ki ana...

Peki, tam tersinde, yani bizim mahalleden biri kalkıp öbür mahallenin birinin kapısını çalsa ne olur?

Sizce, o kapı açılır mı, dersiniz?

Diyelim ki açıldı, kabul görüp, bizim yaptığımız gibi önüne sofra konulup, altına döşek serilir mi?

Hele de medya mensubu ya da sanatçıysan...!

Misal, Sayın Ahmet Hakan...

Hürriyet'e geçip CNN'de başladığında, bizim mahalle veryansına başlayınca, "yapmayın etmeyin ayıptır günahtır" diye feryat etmiş, epey küfür yemiştim!

Aradan geçen bunca zamana karşı, durum ne?

Kabul etmediler, bizim İmam Hatipli Ahmet'i!

İşin en acısı da geçen yerel seçimde Sayın Binali Bey ve İmamoğlu'nun tartışma programında moderatör olarak, bizim mahalleden biri de çıkıp, " Ahmet Hakan olsun" demedi!

Bizim mahalle karşı mahallenin İsmail'ini istedi!

Sonuç ?

Herkes, Sayın Turgay Güler'i günah keçisi yaptı, ama kimse o programda İsmail Küçükkaya 'nın tezgahını görmedi!

Görenler de görmezden geldi...

Medya mensubu misalimizden sonra şimdilik sanatçılarla ilgili bir şey demeyeceğim!

Onu da, bugün baştacı edilenlerin Sarıkayalarına çarpıldıkça diyeceğim!

Daha geçen gün, sağ siyaset Gaziantep'te, yine bir kayaya çarptı!

Sarıkaya'ya...!

İmanım gibi inanıyorum ki, Sarıkaya, Sayın Fatma Şahin'in yerinde bir CHP'li belediye başkanı olsaydı, aynı şeyi yapmayacaktı, yapamayacaktı!

Yapsa, ne mi olurdu?

Önce, o tokat atılan öbür mahallenin gazetecisi, o tokatı misliyle iade ederdi!

Kameramanından, muhabirine, herkes orayı terk ederdi!

O başkan da samimiyetinden değil, sırf nam olsun diye kıyameti koparır, bir kahraman edasıyla kanal kanal gezerdi!

De...

Ah be, Sayın Fatma Şahin Başkanım, hadi okkalı bir yumruk indirmezsin de bir ana olarak, eski bir Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak, " Bre hadsiz..." de mi diyemezdin?

Ya program sonrasındaki sevgi serenatlarınız!!!

Ey bizim mahalle ve bizim mahallenin ihtiyar heyeti, tez elden bir karantina uygulamasına geçin ve bu muhacir seviciliği mikrobunu kurutun!

Yoksa, bugün bu mikrop, sadece evladımıza tokat atmakla kalmayacak...!

Emin olun, bu mikrop bizi öldürecek!

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları