0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Benim Yenilmezler' im

Bendeniz, bundan tam 82 yıl önce bugün 1940'ta açılmış Beşikdüzü Köy Enstitüsü Eğitmen Okulu' nun (1940) ilk mezunlarından Pehlivanoğlu Sülalesi'nden merhum Ahmet Yenilmez'in torunu, Eğitmen merhum Ahmet Yenilmez'in Beşikdüzü Köy Enstitüsü mezunu oğlu merhum Kemal Yenilmez'in (Daha sonra Gazi Eğitim Fakültesi'ni bitirir) ve Eğitmen Ahmet Yenilmez'in Beşikdüzü Köy Enstitüsü talebesi kızı Fatma Yenilmez Şenel 'in yeğeni Ahmet Yenilmez...

Birilerine caka satmak ya da yaranmak maksadıyla yazdığımı sanmayın, bu mensubiyetimi!

Birilerine caka satan ya da yaranmaya çalışan, ama en fazla da kavramlar ve değerler üzerinden geçinenler gibi de değilim!

Tam aksine, Köy Enstitüsü ilk mezunlarından bir dedenin torunu olarak ve bolca Köy Enstitüsü mezunu olan bir sülalenin içerisinde dünyaya gelmişim.

1970'lerde köyümün merkez Ordu'ya yolu yoktu, ama bizim köy evimizde mandolin, evimizin üst katına çıkılan merdivenin başında da bir dünya ve Türkiye haritası vardı.

Mandolin çalmayı beceremedim, ancak daha beş yaşlarında gözlerim kapalı dünya ve Türkiye haritaları üzerinden dedemin sorduğu yerleri gösterebiliyordum!

Ödül olarak da 1 lira...

1 lira deyip de geçmeyin, bir gazozla 100 gram "püskevit" alırdım da o 1 lira bitmezdi!

Merhum Kemal Yenilmez amcam, merhum Hamiyet Yenilmez yengemle Beşikdüzü Köy Enstitüsü'nde tanışmışlar. Tanışmışlar tanışmasına da yengem Hamiyet, amcam Kemal Yenilmez'in aklını birileri çeler diye, okulu bir yıl önceden bitirmiş!

Vallahi ben de Kemal ve Hamiyet Yenilmez'in ilk çocukları Perşembe Öğretmen Okulu mezunu yine bir öğretmenle evli kuzenimin yalancısıyım(!)

Yine onun bir küçüğü Perşembe Öğretmen Okulu mezunu erkek kuzende vakayı doğruladı, sizin anlayacağınız yalan değilmiş.

Gazi Eğitim mezunu en küçükleri de daha sonrasında Kemal amcamın da Gazi Eğitim Fakültesi'ni bitirip müfettiş olma hakkını aldığını söyledi.

Müfettişlik hakkını kazanmış kazanmasına da kısa bir süre yapabilmiş, sonrasında sosyalist diye müfettişlik hakkı elinden alınmış Adıyaman Kahta derken, Anadolu'nun en ücra köşelerinde elinde çanta öğretmenlik yaparak bir ömür tamamlamış.

Çocukluğumda hep o siyah çantasını merak ederdim, şimdi o çanta bende!

İçerisinde tıraş takımı, bir kalıp beyaz sabun, kemik tarak, iğne iplik seti, diş fırçası, birkaç çamaşır ve ders planı defteri olan siyah çanta...

Şimdi, kütüphanemin yarısını ona ait kitaplar, dergiler, mektuplar, ansiklopediler dolduruyor.

O dönemde ilk mezunları, yani dedemleri kendi köylerine yollamışlar.

Bugün köyümde sadece bizim ailemiz değil, tüm köylümüz ve çevre köylerdekiler, onun talebeleriyle birlikte diktiği meyveleri yemekte!

Dedemi, elinde malası kah bir duvar örerken, elinde çekici at nallarken, amcamın kesilen elini dikerken, ama en çok da bana iğne vururken hatırlarım.

Bir rivayet, ebelik de yapabildiğini söylemişti babaannem...!

Bir gün dedem gazete okurken, gözlerinin dolduğunu gördüm ve sordum, ''Dede neden üzüldün?'' gazeteyi bana uzattı, gazetede Köy Enstitüleri hakkında ağır ithamlarla dolu bir yazı vardı! İthamların ve iftiraların çoğu da belden aşağı idi!

Biliyor musunuz, ben dedemin namazını bıraktığına şahit değilim. Her sabah namazı sonrası, Kur'an-ı Kerim okurdu, kendisi Arapça bilmesine rağmen, Türkçe mealini okurdu.

Her biri sözümona dinsizlikle suçlanan dedem ve dönem arkadaşları Kamil Gönül, Asım amca, Ordu Öğretmenevi bahçesinde otururlar, namazlarını hemen az ötedeki Yalı Camii'nde kılarlardı!

Benim ilkokul öğretmenim Saygıdeğer Osman Kurucu 'da dedemin öğrencisiydi, o da daha sonra Beşikdüzü Köy Enstitüsü'nden mezun oldu.

Osman Kurucu öğretmenim, ben daha tiyatro nedir bilmezken, beni sahneye çıkaran insandır.

Daha sonrası malum, 1954 yılında bu değerli kurumlar kapatıldı.

Köy Enstitüsüleri 'nden mezun olmuş her bir kişi, bir değil, iki değil, üç değil en az beş, belki de altı meslek öğrenerek mezun olmuşlardı!

Bunun ne demek olduğunu ve ne anlama geldiğini, bugün istihdamdaki işgücümüzün neredeyse %60'tan fazlasının mesleksiz olduğunu düşünürsek, daha iyi anlarız.

Köy Enstitüsü mezunları, onlar benim Yenilmezler' im!

Biliyor musunuz, onların ellerinde yetişmiş bendeniz, bir ülkücüyüm! Buca Eğitim Fakültesi (Enstitüsü) mezunu Sevtap Buharalı Yenilmez ile evliyim.

Varın gerisini siz düşünün...

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanan aydınlatma metnimizi okumak için buraya, mevzuata uygun çerez politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya, gizlilik politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.
closeX