• BIST
    1776.41
  • Dolar
    12,4902
  • Euro
    14,1202
  • Altın
    713,0510
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Ben pasaportla Hac'ca gitmeyeceğim…

Bazı insanlar vardır, sizler onlarla birebir tanışmamış da olsanız, onlar sizin hayatınıza öyle etki eder ki...

Kimi, hayatınızı bir yerden alıp, bir başka yere savurur!

Kimi, hayatınızı alt üst eder!

Hayat denen hikayede tanışmamış da olsanız, bir araya gelip aynı ortamı paylaşmamış da olsanız, hayatınızın şekillenmesini, hayatı algılamanızı, doğru ya da yanlışa dair hükümlerinizi, o bazıları şekillendirirler!

Hülasa, hayat denen hikayede elden ele geçen bayrağı, işte o insanlardan alırsınız, sizdeyse o bayrağı layıkıyla taşır bir başkasına teslim edersiniz, ya da...

Hele de biz ve bizden önceki nesiller, insanları, cemalini görmeden başka çok başka hasletleri ile sevdik!

Belki de hayat dediğimiz hikayede, önümüz sıra iz oldular.

Kimimiz izi takip ettik, kimimiz yolda düştük, lakin onlar düşenimizi yolda bırakmadan yürüdüler, önümüz sıra...

Gün geldi, kimimiz uykuda kimimiz hayat gailesine gark olmuşken, bir de bakmışız ki, gitmişler!

"Sevgili

En sevgili

Ey sevgili

Uzatma dünya sürgünümü benim" duası oldu dudaklarında!

Öyle candan, öyle yürekten ederlerdi ki dualarını, "En Sevgili" o duayı karşılıksız bırakmaz, sürgünlüklerini bitirir!

Hazreti Mevlana düğün, bizler de buna ölüm deriz!

Sezai Karakoç da, "En Sevgili" sine kavuştu!

Ne yaşadı, nasıl yaşadı onu, ancak kendisi bilebilir!

Evet, bazı insanlar vardır ki, ne çektiğini ancak kendileri bilir!

Çünkü, onları hep başkalarının çektiklerini dert ederken tanır insanlar!

Sezai Karakoç, Şeytanın kentini darmadağın etmeye and içmiş adam...

Şeytanın kentine sefere çıktığında kimseye "Ardıma düşün" dememiş adam...

Mona Roza 'sından da vazgeçerek sefere çıkan adam!

Dedim ya, siz tanışmamış olsanız da sizi bir yerden alıp bir başka yere atarlar diye, işte ardı sıra sıralanır, bu seferde saflarını tutar kimileri!

Ah, Sezai ağabey!

Bir Cuma namazı sonrası Molla Gürani Camii'nden çıkarken karşılaşmış, "Ağabey hadi Hac'ca gidelim" dediğimde yüzüme bakıp, "Sen Hac'ca mı gidiyorsun " diye sormuştun!

Ben de, "Gel beraber gidelim " dediğimde, " Ben pasaportla Hac' ca gitmeyeceğim " demiştin!

İlk öncesinde bu sözünü, pek de abartılı bir tepki olarak algılamıştım!

Şimdi düşünüyorum da ...

Pasaportla Hac'ca gitmeyi kendine dert edinmiş insan!

Sezai Karakoç, "En Sevgili"sine kavuştu, ölüm onun için düğün oldu!

Ya biz...?

Acaba, ardında kalan bizlerden, kaçımız Hac'ca pasaportla gitmeyeceğimi dert ediyoruz?

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları