Ahmet Yenilmez


Yayın Tarihi:

07 Nisan 2024 Pazar 07:43:00

Beceremedi

Trabzonspor- Fenerbahçe maçının olduğu günkü köşe yazımda, Fair Play eşliğinde güzel bir maç izleyelim temennisinde bulunmuştum. Lakin, neler olduğunu hepimiz gördük; hoş olmayan, fakat görmeye alışık olduğumuz görüntülü sahneler tekrarlandı. Allah'a hamdolsun, çok daha kötü enstantaneler yaşanabilirdi, ucuz atlatıldı. Ve bu olaylardan sonra Fenerbahçe Kulübü başkanı Sn. Ali Koç tanıdık cümlelerle, fakat farklı tonda çıkış yaptı: "Gerekirse ligden çekiliriz". Bu demeci vakti zamanında Sayın Aziz Yıldırım'da yapmış, tam tarihi bilmemekle birlikte, 1996 veya 1997 sezonunda Aziz Başkan da bu minvalde bir açıklama yapmış, fakat işi ciddiyete bindirmemişti anlaşılan. Ali Koç ise 25 000 kongre üyesini 2 Nisan'da, Saraçoğlu Stadyumu'nda konuk etti. Bu acil kodlu kongreye, şehir dışını bırakın, yurtdışından işini gücünü bırakıp gelen insanlar var. Aslında kongre öncesinde bu kongrenin amacının ne olduğunu açıklamışlardı. Bu kongre ligden çekilip çekilmeme konusunda oylamanın yapılacağı bir kongre değil, ''ligden çekilip çekilmeme kararını yönetim kuruluna verme'' kongresi diye ön bilgiyi de verdiler (yanlış anlamalara mahal vermemek için). Gördüğüm, duyduğum ve hissettiğim kadarıyla, stadyumdaki her bir Fenerbahçeli, çekilme oylaması yapılsa her biri ligden çekilmek üzerine oyunu kullanırdı. Taraftarlık başka, resmi bir şekilde yönetme işi, bambaşka işler. Başkanlığının altıncı yılında, bu iki kavramı hala birbirinden ayıramayan bir başkan profili görüyoruz. Demek ki, olmayınca olmuyor. İyi niyet bazı durumlarda yetmiyor. Cehennemin yolları iyi niyet taşlarıyla döşeli, maalesef!

Ali Koç Fenerbahçe aşığı biri, bundan kimsenin bir şüphesi yok. Zamanından, işinden, ailesinden, parasından çok fazla feragat ettiğini de hepimiz görüyor duyuyoruz. Fenerbahçe şampiyon olamadıkça, daha çok saha dışına taşıyor. Tüm Fenerbahçe ailesinin mustarip olduğu otobüs kurşunlanması meselesinin de hukuki şekilde nihayete erdirilmesi gerekir. Lakin, bildiğim kadarıyla ortada tutuklu veya delil niteliği taşıyan en küçük bir emare bile yok. Bu kurşunlanma meselesi bambaşka boyutlara gidebilirdi; eğer, o mermi şoföre isabet etseydi. 3 Temmuz ve kurşunlanma meselesi, Fenerbahçe Kulübü'nün saha dışına çıkmasına vesile olduğunu da söylemeden edemeyeceğim. Aklı selim ve hakkaniyetli olmak gerek; ancak Ali Koç'un takımını şampiyon yapamadıkça agresiflik tonunu yükselttiğine de şahit oluyoruz. Kolay değil dostlar, seçildiğinde bırakın Fenerbahçe'yi, Türk futboluna bahar getirecek denilen bir figürden bahsediyoruz. Geceleri başını yastığa koyduğunda içinde ne fırtınalar koptuğunu hissedebiliyorum. Eee, yüksek dağın dumanı fazla olur.

Bu kadar lafı da aslında şu sebeple söyledim: Ocak ayında Arabistan'da oynanacak olan, lakin büyük olaylar sonucunda bir krize dönüşen Süper Kupa maçı olan maç, bu akşam Şanlıurfa' da oynanacak. Ama, Başkan Ali Koç A takımını sahaya sürmeyecekmiş, yerine U19 takımı ile çıkacakmış. Ben bu yazıyı yazarken de Fenerbahçe Takımı İstanbul'da tesislerde, hafta içi oynayacağı Konferans Ligi maçı olan Olimpiyakos maçının hazırlıklarına devam ediyor. Hadi, federasyon art niyetli (ki bu ertelenen final maçını Fenerbahçe'nin Avrupa'da Konferans Ligindeki rakibi Olimpiyakos karşılaşmasının birkaç gün önüne koymak skandal bir karar), hadi herkes sana karşı, eyvallah, ama çık ve herkese cevabını sahada ver. Bunun başka bir çaresi yok. Kürsüden rakip takım yönetimini tehdit etmek, hiçbir şey kazandırmaz. Kazandırmadı da bugüne kadar. Büyüklük yapmak istiyorsan, çözüm basit, şampiyon ol, başarılı ol. Racon keserek futbol takımını başarılı yapan bir başkan örneği yok. Davanda haklısın haksızsın tartışmasına girmem bile, 3 Temmuz ve kurşunlanma olayı dünyanın her yerinde büyük olaydır ve 3 Temmuz dönemindeki Fenerbahçe takımının istatistiklerini, mali değerini ben de hatırlıyorum. Gümbür gümbür bir Fenerbahçe vardı; bu davalar, bu işler her takımın belini büker. Ki, Fenerbahçe sağlam bile kalabildi, mücadelesini verdi. Bunların hepsine eyvallah! Fakat, 19 yaşındaki çocukları Şanlıurfa'ya gönderip, bir de 9 kişi sahaya çıkarıp, sakatlanıp, maçı hükmen mağlup saydıracakmışsınız gibi, akla hayale sığmaz skandal bir karar vermişsiniz. Umarım, böyle bir şey yapmazsınız temennisinde bulunacağım, lakin görünen o ki, bunu gerçekten yapacaksınız galiba! İşte bu, büyük takıma yakışmaz. Büyük takım ne haksızlık yapılırsa yapılsın, çıkar takır takır futbolunu oynar, yenilirse de başını öne eğmeden döner gider. Büyük takıma yakışan budur. Ayrıca 19 yaşındaki o çocukları da böylesine saçma bir sahnenin figüranları yapmak da kimsenin haddine değil. Ve ayrıca Şanlıurfa'daki Fenerbahçe taraftarlarına da bu küstahlığı yapamazsınız. İzlediğim bir videoda, Şanlıurfa'da üzerinde Fenerbahçe forması olan 13-14 yaşlarında bir evladımıza Fenerbahçe'nin şehre gelmeyeceği söyleniyor, evladımızın yüz ifadesi, inanın koca bir hayal kırıklığı oluyor! Bu insanlara bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok!

Sayın Ali Koç Fenerbahçe ve Galatasaray bu ligin lokomotifleri. Ve Fenerbahçe Spor Kulübü kaç yıldır şampiyon olamıyor. Kaç jenerasyon kaçırdınız tahmin edebiliyorsunuzdur. Okullarda çocuklar, İcardi İcardi diye çıldırıyor ve bir çok jenerasyon Galatasaraylı oluyor. Bu çok ciddi bir mesele, kulübünüz adına. Ayrıca gazeteci kardeşim Burhan Can Terzi'nin Haber Global'de izlediğim programında verdiği istatistik, Fenerbahçeliler için gerçekten çarpıcı. Verdiği istatistik: "2006'da Appiah direğe atmasa şampiyonsun, 2008'de Volkan topu elinden kaçırmasa Nonda golü atmasa şampiyonsun, 2010'da evinde Trabzon'u yensen şampiyonsun, 2012'de Alex'i oynatıp evinde Galatasaray'ı yensen şampiyonsun, 2015'te küme düşmüş Erciyes'i yensen şampiyonsun, 2021'de Sivas'ı evinde yensen şampiyonsun. ...

Hayırlı Pazarlar.