• BIST
    1488.21
  • Dolar
    7,2706
  • Euro
    8,9058
  • Altın
    415,5420
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

AhmetTevfikOzanÖldü!

En nihayet, ufuğun bittiği yerde bir gün

Gölgelerin toprağa düştüğü gibi, sessiz

Yıkılıp kalacağım.. çok erken batacak gün...

Kanla kaplı aynalar, o gün; sırsız, güneşsiz

Yukarıdaki mısralar bir hekimin, hekim yüreğine sahip bir şairin mısraları!

Doktor demiyorum, bir hekimin, bilerek, daha doğrusu ne demek olduğunu idrak ederek diyorum ki, hekim yüreğine sahip bir şairin mısraları!

Dağlar Ardı Şiirleri...

Kâinat Şiiristan...

Şeyma Ceylan Yüreği...

Şiirden Taşan Sözler... Adlı dört şiir kitabı bırakmış bir hekim şair...

Hani, merhum Necip Fazıl Kısakürek’in bir sözü vardır ya, “İçinin güzelliği dışına vurmuş adam” içinin yakışıklılığı simasına vurmuş adam gibi bir adam, Ahmet Tevfik Ozan!

Medreseyi Yusufiyeli..!

Eksik oldu, Medreseyi Yusufiyeli Ülkücü..!

Tam olsun, 12 Eylül 1980 tertipli Yusufiyeli değil!

1970 tertipli Medreseyi Yusufiyeli Ülkücü!

Apoletleri eksik kalmasın!

Ülkücüler son zamanlarda yan yana gelmekten korkarken, o, yan yana resim vermek için koştukları bir ağabey!

Hekim dedim ya, eksik kaldı, akademisyen bir hekim hoca!

Benim meslek hayatımda sahnelediğim tüm tiyatro oyunlarını takip edip izlemiş, ne yapmışsam takip etmiş, eksiklerimi görmeyip, işimi, beni taltif etmiş ağabeyim, gönüldaşım, Ülküdaşım!

Daha yakın zamanda hocalık yaptığı üniversiteden emekli olmuş, satılamayacağını bile bile ısrarla şiir kitabı basmaktan da birikmiş borçları varmış!

Varmış diyorum, zira ben de dahil tüm dostları onun borcu olacağını hiç düşünemedik!

Biz ancak, “Biz ona ne borçluyuz acaba?” diye düşündük hep!

Sonradan duydum, daha doğrusu onu tanıyanlar da sonradan duydu!

Adını vermeyeceğim, daha doğrusu kaynağımdan eminim emin olmasına da belgeleriyle de açık açık yazacağım bir üniversiteye dışarıdan görev yapma isteği, üniversite tarafından REDDEDİLMİŞ!

Haliyle de emekli olduğu üniversitenin lojmanından taşınma vakti gelmiş..!

Eşyalarını toplayıp yeni eve bir kısmını yollamış, kalanları da toplamak için ailesini yeni evlerine bırakıp, belki de kimselerle paylaşamayıp, taş duvarlarla paylaştığı hatıralarıyla yıllarını geçirdiği lojmanda tek başına kalmış..!

Ailesi merak edip telefonundan aramışlar, telefon cevap vermemiş..!

Eve gelip kapıyı defalarca çalmışlar kapı açılmamış..!

Polise başvurup, polis kapıyı açınca …!

Yüksek tansiyondan aort damarı yırtılmış..!

Kafasında yarık, darp var dediler, ben dahil onu tanıyanların aklına hiç, ama hiç kötü bir hadise gelmedi!

Bu ülkede, O’ndan nefret eden, O’nu öldürecek kadar sevmeyen kimseler olamaz ki!

Ne olduysa, sırdaşı olan duvarlarla karşılaştığında, daha doğrusu ailesine, bizlere diyemeyeceği şeyleri söylediği, dertleştiği duvarlarla karşılaştığında oldu!

Ben biliyorum ne olduğunu..!

O daha söze başlamadan, her zaman yaptığı gibi söz başlamadan, ilk kez duvarlar hep bir ağızdan, “Üzülme! Rızık Allah’tandır” dedi!

Oysa, her defasında söze, o böyle başlardı!

Duvarlar söze başladı ilk kez, “Üzülme! Rızık Allah’tandır” diye ve O’nun o yüreğine kan taşıyan damar, dayanamadı patladı!

İşkencelere, yokluklara dayanan o yüreğin, o damarı buna elbette dayanamaz patlardı!

Evet!

#AhmetTevfikOzanÖldü!  

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları