Ahmet Yenilmez


Yayın Tarihi:

02 Mart 2023 Perşembe 07:00:00

ABİSİNE GÜVENEN GAZA GELİYOR

Yaşadığımız deprem, bütün enerjimizi içeri yöneltmemize sebep oldu. Millet ve devlet olarak büyük bir afet yaşadık. Milletimiz dünyaya ders verir derecede kendi yaralarını sarmakta. Bu topraklarda gözü olanlara, gerekirse top yekûn mücadele edeceğini gösterdi. Bu sırada bir çok ülkeden bize yardıma gelen arama kurtarma ekipleri oldu. Çoğunun iyi niyetli olup, gayet insani duygularla buraya geldiğini söyleyebiliriz. Lakin, aralarında fırsattan istifade edip, deprem bölgemizdeki tarihi eserlere göz dikenler de olmadı değil. Dünya gördü ki, Türk Milleti bundan 100 yıl önceki ayağa kalkma gücünü kaybetmemiş.

Tabii, ne görürse görsün aklını başına getiremeyen, kendi güçsüzlüğünün farkında olmayan ve arkasındaki kuvvetlerin sürekli arkasında duracağını zanneden bazı şımarık ülkeler de yok değil. Lozan'da 3 mil olan karasuyu sınırını 12 mile çıkaracağız diye, kendini yırtan Yunanistan bunu ilk defa denemiyor. En son Kıbrıs meselesinde bunu dile getirdiğinde, ağzının payını almıştı. Arkasına baktığımızda, Yunanistan'ın dört bir yanına Nato bahanesi altında üsler kuran ve yığınak yapan Amerika Birleşik Devletleri'ni görüyoruz. Dün İngiltere'nin, bugün Amerika'nın gazına gelen Yunanistan ise, olası bir densizliğinde, başına ne geleceğinin farkında bile değil.

Büyük abi rollerinden usanmayan Amerika, en son abiliğini, Rusya'ya karşı gaza gelen Ukrayna için kullandı. "Seni Nato'ya alacağız, korkma arkanda biz varız!" Vaatleriyle, Rusya'nın üzerine saldı. Zaten, uzmanlık alanı rol yapmak olan oyuncu Başkan Zelenski, abisine güvenerek Rusya ile savaşı göze alabildi. En son açıklaması ise şu şekilde; "Amerika bize yardım etmek zorundadır. Eğer etmezse, bu Amerika'nın dünya çapında itibarının yerle bir olmasına sebep olur.". Görüldüğü üzere korkular sarmış dört bir yanı. E tabi, savaştan ötürü kemerlerini sıkmak zorunda kalan Avrupa devletleri, artık eskisi kadar yüksek perdeden destek veremiyor Ukrayna'ya. Elinde avucunda bir Amerika kaldı. Yavaş yavaş Amerika'nın da aslında Ukrayna'yı yem etmek için kullandığı gerçeğini görmeye başladılar. Bu durumda, Amerika bir taşla iki kuş vurmuş oldu desek, yeridir. Rusya yıprandı, fakat yıkılmadı, Ukrayna ise yerle bir oldu. İnsanların Ukrayna'da zorla askere alındığı videoları dolaşıyor internette. Büyük silah tüccarları da elindeki birikmiş stoku, bir güzel o coğrafyada tüketti.

Velhasıl, Yunanistan'ın, büyük abi rolündeki Amerika'ya güvenen Ukrayna'yı iyi analiz edip, ona göre hareket etmesi, kendisi açısından daha hayırlı olacaktır.

Ortalıkta, Mart ayında Ege ve Akdeniz'de suların ısınacağına dair söylentiler dolanıyor. Eğer öyle bir şey olursa, Yunanistan'ın elinde, bahane ederek sorun çıkartacağı adaları da kalmayacak gibi görünüyor. Avrupa'nın Ukrayna meselesinden sonra, başka bir devlete daha savaş yardımı yapabilecek dermanı kaldığını düşünmüyorum. Avrupasız bir Amerika'nın da bu coğrafyada ne kadar etkisi olacağını, yine Ukrayna Rusya mücadelesinde az çok gördük.

Umarım, Yunanistan hakkında Mart ayına dair söylentiler, söylentiden ibarettir. Çünkü, olası bir çatışma ihtimali, işi dünya açısından bambaşka bir boyuta ulaştırır...