• BIST
    1320.98
  • Dolar
    8,0071
  • Euro
    9,5313
  • Altın
    464,1710
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

105 yıl önce İzmir'in Alacakuşları!

Evlere kapandığımız şu günlerde bendeniz, epey kitap okumanın yanında, epeyce de Belgesel seyretme fırsatı buldum.

Geçenlerde, TRT Belgesel kanalında kuşları, kuşların evlerini, yuvalarını nasıl yaptıklarını anlatan bir belgesele rastladım.

Belgeselin kahramanları, Alacakuş ve İnek Kuşu...

Dişi Alacakuş, gagasında balçık taşıyarak yaklaşık bir ay gibi bir zamanda yuvasını yapıp bitiriyor ve yumurtalarını yuvaya bırakıyor. Alacakuşun bu uğraşını uzaktan takip eden İnek Kuşu, Alacakuş yiyecek bulmak için yuvasını terk ettiğinde, “Fırsat bu fırsat” deyip hemen yuvaya girip kendi yumurtasını bırakıyor ve Alaca kuş gelmeden yuvadan uçup gidiyor.

Gagasında yem ile dönen Alacakuş, yuvada olağan dışı bir şeyler olduğunu fark ediyor ve İnek Kuşunun yuvaya bıraktığı yumurtayı, gagasıyla dışarı atıyor!

İşte, seyrettiğim bu belgesel bana, bugün sizlere 105 yıl önce bugün (14 Mayıs 1915), yuvalarına ilişen İnek Kuşlarını yuvalarından kovan İzmirli Alacakuşları anlatma ilhamı verdi!

İzmir’in işgali Yunanistan için büyük bir önem taşıyordu, çünkü bu Megola İdea, yani büyük Yunanistan idealinin gerçekleşmesi demekti!

Batı Anadolu’yu kapsayan Bizans İmparatorluğu yeniden kurulabilecekti, bu nedenle Yunanlıların yaptıkları işgal hareketleri bölgede düzeni sağlamak yerine, Türk nüfusunu yok etmek için, katliam yapılması şeklinde gerçekleşmiştir.

İzmirli Alacakuşlar kan dökerek direnme hareketine başladı, karşı konulmaması emrini alan Türk subay ve erleri kışlalarında insafsızca şehit edildiler!

Daha sonra Hükümet Konağı ve diğer resmi daireleri basarak buralardaki memur subay ve erleri türlü eziyetlerle gemilere götürüp, günlerce aç bıraktılar.

Bunlardan bir kısmı da dipçik vuruşları ile zorla, “Yaşasın Venizelos” diye bağırmağa zorlandılar, boyun eğmeyenler derhal oracıkta şehit edildiler!

Bu durumu daha önceden tahmin eden İzmirli Alacakuşlar, bu nedenle yuvalarının, yani İzmir’in işgaline diğer işgallerden daha fazla tepki göstermişlerdir.

İlk adı, Müdafaa-i Vatan Heyeti’dir.

İzmirli Alacakuşlar, “İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” ile birleşmiştir.

Tüm yurda işgali duyuran bildiriler dağıtmışlardır.

Ayrıca, Yunanlıların yuvalarını, İzmir’i işgalinden (15mayıs 1919) bir gün önce adı böyle değiştirilmiştir.

Cemiyetin kurulması ise bir yıl evvele dayanır. Kurucuları arasında Galip Hoca adıyla Celal Bayar da vardır.

İlk önce, Balıkesir Reddi İlhak altında kurulan bu derneğin adı, Reddi İlhak Hareket-i Milliye'ye çevrildi. İzmir'de de kurulan bu derneğin amacı, İzmir ve yöresinin Türk olduğunu, Yunanistan'a verilmemesi gerektiğini, yayın yolu ve direnme hareketiyle anlatmaktı.

Mondros Ateşkes Anlaşması, boğazların işgali, İzmir’in işgaliyle birlikte görülen facialar üzerine, bütün vatan sathında olduğu gibi, Balıkesirli Alacakuşlar da kendi kaderine sahip çıkmıştı.

Önce Redd-i İlhak adıyla cemiyetler kuruldu. Sonra daha geniş Alacakuş yığınlarının desteğini almak üzere kongreler tertip edildi. Birincisi Dar'ün Nafia Medresesi'nde, 28 Haziran 1919'da toplanan kongrelerin beşincisi, 10 Mart 1920'de toplanmıştır.

Redd-i ilhak Cemiyeti ve özellikle Balıkesir kongreleri, ilerleyen İnek Kuşları’nı, düşmanı durdurarak ve ayaklanmaları bastırarak, düzenli ordunun kurulması için bir yıllık zaman kazandırmışlardır. Bir taraftan düşmanla savaşırken halkın güvenliğini sağladıkları gibi, Erzurum ve Sivas kongreleri ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasına uygun ortam sağlamışlardır. Hey'et-i Merkeziye'nin karar defterinden ve kongre kararlarından anlaşıldığına göre Kuvâ-yi Millîye, bir devlet gibi hareket etmiştir. Halka vergi koymuş, asker toplamış, seferberlik ilân etmiş, güvenliği sağlamış, diplomatik temaslarda bulunmuştur.

İşte, İzmir’in Alacakuşları, 14 Mayıs 1915’de kurulan Redd-i İlhak Cemiyeti’nin kıvılcımıyla yanan vatan aşkının ateşiyle, nihayet 9 Eylül 1922’de İnek Kuşları’nı, Yunan’ı İzmir’den denize döktüler!

İzmir’in Alacakuşları, mekanınız cennet olsun inşallah!