Dikkat! Boğaz reflüsü olabilirsiniz

Yayın Tarihi: 07 Ekim 2019 Pazartesi 08:00:00

Güncelleme Tarihi: 07 Ekim 2019 Pazartesi 08:00:00

Mide reflüsünden farklı olarak ekşime, ağızda acı sıvı tadı, göğüste yanma şikayetleri olmaksızın boğaz reflüsü gelişebiliyor.  

Sağlıksız beslenme, fazla kilo, hareketsizlik, stres derken günümüzde reflü hastalığı hızla yaygınlaşıyor. Hava sıcaklıklarındaki artışa bağlı gazlı ve asitli içeceklerin, çiğ sebze ve meyvelerin tüketimi arttığında, midede asit üretimi tetiklenerek reflü atakları sıklaşabiliyor. Bazı kişilerde, boğaz reflüsü dediğimiz mide içeriğinin boğaza, genize ve ses tellerine kaçışı gerçekleşebiliyor. Boğaz reflüsünün tedavisinde beslenme ve yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesi ilk ve en önemli aşamayı oluşturur. Ancak bunlara rağmen düzelme olmuyorsa hekimin önerisi doğrultusunda ilaç kullanmak gerekir. Uzmanlar, reflüyü önlemek için günlük yaşantımızda alabileceğimiz basit ama etkili önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu:  

YEŞİL ÇAY DA TEHLİKELİ OLABİLİR 

Yemeklerinizi acılı, bol soğanlı ve bol salçalı yapmayın. Kızartma, kavurma, sakatat, mayonez ve soslar, kaymak ve krema gibi aşırı yağlı yiyecekler de reflü şikayetini artırdığından uzak durun. Hamur işi, şerbetli ve yağlı tatlılarla çok tuzlu peynirler ve şarküteri ürünlerinden kaçının. Yiyecek ve içecekleri çok sıcak ya da çok soğuk tüketmeyin. Kuru baklagiller, gaz ve şişkinlik problemi oluşturabileceğinden kişniş, kekik, nane ve kimyonla tüketerek yemeğin gazını önleyebilir ve hazım sorunundan kurtulabilirsiniz. Kola, soda, gazoz gibi gazlı içecekler; portakal suyu, vişne suyu gibi asitli içecekler ve yağlı sütler, reflünüzü artırabileceğinden bu içecekleri tüketmeyin; çok fazla çay, çikolata, kahve ve alkol tüketiminden kaçının. Yeşil çay ses tellerinde kuruluğa ve ayrıca reflüye yol açabildiğinden aşırıya kaçmayın.

BELİRTİLERİ NELER?

“Larengofarengeal Reflü” olarak da adlandırılan boğaz reflüsü, mide asidinin boğaza, ses tellerine ve genize kaçışı anlamına geliyor. Klasik mide reflüsünden farklı olarak ekşime, ağızda acı sıvı tadı, göğüste yanma şikayetleri olmaksızın boğaz reflüsü gelişebiliyor. Bu hastalarda daha çok öksürük, boğazda takılma hissi, seste çatallanma, genizde koyu yapışkan akıntı hissi gibi semptomlar baskın oluyor.  

DAR KIYAFETLER GİYMEYİN

Besinler kadar yeme alışkanlıkları da reflüye davetiye çıkardığından, midenizi çok doldurmayacak şekilde sık sık ve az az yemek yiyin. Karın çevresinde baskıyı artıracak kıyafetlerden kaçınmaya dikkat edin; çok dar giysiler giymeyin. Yürüyüş başta olmak üzere düzenli spor yapın ancak tok karnına spor yapmaktan kaçının.

DOKTORUNUZA DANIŞIN

Yemek yedikten sonra uyumaya geçmeden önce en az 3 saat bekleyin; başınızı bel seviyesinden yüksekte tutacak yastık kullanın. Kronik olarak kullanılan birçok ilacın kendisi de –alerji ilaçları, antidepresanlar, aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlar- reflü yapabildiğinden, doktor kontrolü dışında ilaç kullanmaktan kaçının. Ayrıca mutlaka kullanmanız gereken bazı ilaçlar varsa de yine doktorunuzun önerisiyle mide koruyucu ilaçlarla dengeleyin.

DAHA FAZLA SEBZE TÜKETİN

Her gün düzenli olarak sebze tüketin. Sebzeler doğal olarak alkali özellikleriyle mide asiditesini dengeler. Örneğin brokoli, kuşkonmaz, patates ve salatalık bu besinlerden birkaçı. Yemeklerinize hazmı kolaylaştıran ve gaz giderici özelliğe sahip kekik, kimyon, zencefil ve zerdeçal ekleyebilirsiniz. Lifli gıdalar da son derece faydalıdır. Yulaf ve yulaf ezmesi gibi lifli gıdalar hem sindirimi kolaylaştırır hem de reflü şikayetlerini azaltır. Balık, deniz ürünleri, tavuk, hindi ve yağsız et de mide asiditesini azaltıyor. Özellikle ızgara, fırınlanmış veya buharda pişirilmiş olması gıda zenginliğinin korunmasını sağlıyor. Zeytinyağı, susam yağı, hindistan cevizi yağı gibi doymamış yağ oranı yüksek yağları, sindirim sistemini rahatlattığından aşırıya kaçmamak kaydıyla mutlaka tüketin. Asidik olmayan meyveleri tercih edin. Muz, elma, kavun, şeftali, ayva ve armut gibi asidik olmayan meyveler daha az mide asidi salınmasını sağlar. Mide ve bağırsak dostu probiyotik yoğurt ve kefirin yanı sıra bol su içmeye özen gösterin.