Türkiye'nin ayçiçeği yağı ihracatı ilk çeyrekte yüzde 17,2 arttı
Yayın Tarihi: 26 Nisan 2026 Pazar 16:11:00
Güncelleme Tarihi: 26 Nisan 2026 Pazar 16:11:00
Türkiye'den yılın ilk çeyreğinde 316 milyon 847 bin dolarlık ayçiçeği yağı ihracatı gerçekleştirildi.
AA
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgiye göre, 2026 yılının Ocak-Mart döneminde Türkiye'den 93 ülke ve serbest bölgeye 195 bin 995 ton ayçiçeği yağı ihraç edildi.
Sektör, bu ihracat karşılığında 316 milyon 847 bin dolar gelir elde etti. Geçen yılın aynı döneminde 183 bin 125 ton karşılığında yapılan 270 milyon 396 bin dolarlık ihracat, bu yılın ilk çeyreğinde değerde yüzde 17,2, miktarda ise yüzde 7 artış gösterdi.
Türkiye'nin ayçiçeği yağı ihracatında yüzde 61,7'lik paya sahip olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden ise 195 milyon 648 bin dolarlık dış satım yapıldı.
Bu dönemde Türkiye'den en çok ayçiçeği yağı ihracatı, 126 milyon 94 bin dolarla Cibuti'ye gerçekleştirilirken, bu ülkeyi 33 milyon 798 bin dolarlık ihracatla Sudan, 20 milyon 416 bin dolarlık ihracatla Suriye izledi.
DÜNYA PAZARININ YÜZDE 18,3'ÜNÜ KARŞILIYOR
Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, dünya rafine ayçiçeği yağı ticaretinde ulaşılan yüzde 18,3'lük pazar payının, Türkiye'nin gıda ticaretindeki uluslararası gücünü çok net bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi.
Yılın kalan bölümündeki sektörel performans ile ilgili değerlendirmede bulunan Kadooğlu, şunları kaydetti:
"Ham madde arzında yaşanan küresel kısıtlamalar ve bölgemizi kuşatan savaş koşulları, kalan bölümdeki performans için belirleyici olacaktır. Özellikle Rusya'nın ihracat vergilerini 2026 yılı sonuna kadar uzatmış olması, tedarik zinciri üzerinde bir baskı oluştursa da biz bu zorluğu stok yönetim gücümüz, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin yerinde müdahaleleri ve yüksek teknolojili tesislerimizin esnekliğiyle aşmayı biliyoruz. Dahilde İşleme Rejimi sayesinde edindiğimiz tohumu katma değer katarak işliyor, dünya pazarlarına 'Türk yağı' imzasıyla sunuyoruz. Ukrayna ve Rusya gibi ham madde devlerini rafine ürün ihracatında geride bırakabilmemizi, sadece lojistik bir avantaj değil; yılların getirdiği teknolojik birikimin bir sonucu olarak görüyorum. İnanıyorum ki bu dinamizm bizi önümüzdeki 10 yıl içinde yüzde 25 pazar payı hedefimize de ulaştıracaktır."


















