YAZARLAR

Yeni Türkiye’nin yeni kabinesine

Evet, geldik önemli bir dönemin arifesine, bu yeni dönemle ilgili pek çok alanda çalışmalar başlamak üzere! 

Hatta bazı alanlar var ki, içinde bulunulan yıl bitmeden o alan için yeni dönem başlamaktadır! 

Mesela kültür sanat sezonu! 

Mesela eğitim öğretim sezonu! 

Spor sezonu ise çoktan açıldı müsabakalar çoktan başladı! Burada göz önünde bulundurulması gereken bir husus var ki, o da, yeni sistemde Yeni Türkiye’nin ilk icraat yılı olması! 

Yeni sistemin oluşturulması için ülke olarak adeta iğne ile kuyu kazıldı ve çok büyük  bedeller de ödendi! Yılların değil asırların yuvarlaya yuvarlaya bir dağ şekline getirmiş olduğu problemlerin altında inleyen insanımızın mutluluğu şiar edinildi! 

Tıkanan sistemin değiştirilip, daha ihtiyaçlara cevap verecek hale getirilme gayreti muhalefet tarafından adeta bir rejim değişikliği olarak gösterildi! Bunun karşısında da ister istemez nasıl bir sistemin geleceğinin anlatılmasından ziyade, popülist muhalefet söylemi, iktidar ve MHP’yi de günü birlik beklentilere cevap verecek siyaset söylemine itti! 

En basitinden bakınız yeni sistemin kâğıt üzerinde adı, ‘’Cumhurbaşkanlığı sistemi’’, telaffuz ve uygulamaya baktığınızda ise, ‘’Başkanlık sistemi’’! muhalefet öyle bir popülist söylem geliştirdi ki yeni sistemin motor güçlerinden biri olan MHP yeni sisteme, ‘’Başkanlık sistemi’’ bile diyemedi! Netice kâğıt üzerinde adı başka, telaffuz ve uygulamada ise adı başka bir hal ortaya çıktı! 

İnsanımız arasında hala, yok tarafsız cumhurbaşkanı, yok başkan tartışmaları devam etmekte! 

Bir de buna yeniden dizayn edilmeye çalışılan dünya ve özelikle de ekonomi üzerinden verilen savaş eklenince, insanımız gündelik hayatının dışında hiçbir şey düşünememeye başladı! 

Bendeniz yaz boyunca memleketim Ordu’dayım! Geldiğim günden bu satırları yazdığım ana kadar geçen süre içerisinde gündemin ana konusu, fındık fiyatı! 

Bir kesim, ‘’Hükümet fındık fiyatını açıklamadı’’ bir kesim ise, ‘’TMO (Toprak mahsulleri ofisi) fındık alacak mı? Alacaksa da kaç paradan alacak’’ demekte! 

Oysa ortada bir fındık borsası bulunmakta ve fındığın fiyatını serbest piyasa belirlemeli,  devlet Fiskobirlik isimli kurumu özelleştirdiyse devletin TMO’su neden fındık alımı yapsın? 

Fındığın o kadar çok sorunları var ki, birileri de çıkıp çağdaş normların gerektirdiği bir çözüm yolu sunmamakta, sunsa da özelikle pusuda bekleyen muhalefetin günü birlik popülist siyasi söylemlerine hapsedilmiş insanımız bu söylenenleri duymamakta! 

Bakmayan görmeyen insan profilimiz! 

Ülke insanımız ailesinde, köyünde, şehrinde, bölgesinde, ülkesinde, dünyada ne olup bittiğine bakmadığı için, dünyanın nereye gittiğini, benim hemşerilerim de kendisinden kat kat kalitesiz fındık üretip dünya fındık piyasasını eline alan İtalyan çiftçinin ne yaptığını görememekte, göremeyince de asıl sorunlarının farkına bile varamamakta! 

Buyurun, okullar açılmak üzere, acaba evlatlarımızı nasıl bir eğitim öğretim yılı beklemekte? 

Evlatlarımız için Gençlik ve Spor Bakanlığı acaba neler planlamakta ve ne yapmakta? 

Kültür Bakanlığımız, bu yeni sistemin ilk adımını, mevcut yapılarla bu zamana kadar işleyişi kangrene çevirerek, ülkemizi dünyanın en az tiyatro seyreden, sanat tüketen ülkesi haline getirmiş (nüfusa oranla) zihniyet ve kadrolarla mı atacak? Şu üç soru bile, sizlere ne kadar çok uçuk geldi değil mi? 

Oysa asıl bunlar konuşulsun ve bunlara çözüm bulunsun diye yeni sistem gelmedi mi, hatta bakanlarımız meclis dışından bu sebepten dolayı atanmadılar mı? 

Adeta iğne kazılarak getirilen yeni sistemin daha ilk anlarında, muhalefetin popülist söylemine kaymayıp radikal reformlar öncesinde her şeyin farklı ve iyi olacağına dair işaretler verecek ufak şeyler yapılamaz mı? 

Şunun altını özelikle çizerek belirtmek isterim ki, eğer 2019 yılının bugünlerinde de insanımız aynı şeyleri konuşuyor olursa bu mevcut iktidar, ülkemiz, ümmet ve dahi insanlık için çok büyük bir kayıp olur!