Ümit kaybı tükenmişliği getiriyor

Yayın Tarihi: 30 Ocak 2023 Pazartesi 07:30:00

Güncelleme Tarihi: 30 Ocak 2023 Pazartesi 07:30:00

Tükenmişlik sendromunun son yıllarda çok fazla konuşulduğunu ve artık çocuklarda bile görüldüğünü vurgulayan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan; duygusal, zihinsel ve fiziksel boyutta gerçekleşen sendromun nedenini bulmak için 'kök neden analizi' yapmak gerektiğini ifade ediyor.

Tükenmişlik sendromunun son yıllarda çok fazla konuşulduğunu ve artık çocuklarda bile görüldüğünü vurgulayan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan; duygusal, zihinsel ve fiziksel boyutta gerçekleşen sendromun nedenini bulmak için 'kök neden analizi' yapmak gerektiğini ifade ediyor. Mizahın tükenmişlik sendromuna karşı çok iyi bir strateji olduğuna dikkat çeken Tarhan, "Dışa dönük olmak da sendromu azaltıyor. Davranışları, duyguları ve düşünceleri tutarlı kişilerde tükenmişlik daha geç oluyor. Kişi ümidini kaybettiğinde tükenmişlik başlıyor. Günümüzde tükenmişliğin artma sebeplerden birisi de insanların devamlı göz önünde olmalarıdır" dedi. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, tehlike olarak görünen streste ilk olarak alarm durumunun gerçekleştiğini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: "Alarmda beyin savaş ve kaç tepkisi verir. Beyin savaş tepkisi veriyorsa enerjiyi artıran bütün kan şekerini vücuttaki yağ depolarını kana pompalar. Kan şekeri yükselir. Veya sadece kaç der düşer bayılır. Vücut fiziksel olarak böyle tepki veriyor. Bu da literatürde 'Sempatik Aktivasyon' diye geçiyor. Beyin, otonom sinir sisteminin sempatikleri kısmını devreye sokar. Yedek enerji depolarını birkaç saatliğine pompalar. Ancak bu uzun sürerse kaynaklar tükendiği için bir müddet sonra tepki vermemeye başlar. Duyarsızlık başlar. Ama parasempatik sinir sistemini devreye soktuğunda 'Rahatla, tehlike geçti, kontrol edilebilir bu durumdasın. Bunun üstesinden gelinir' şeklinde kişide ümit duygusu yüksekse direnme artar."